T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/91 KARAR NO : 2026/368 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi (Hasımsız) Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı şirket temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, ger…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/91 KARAR NO : 2026/368 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi (Hasımsız) Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı şirket temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı şirket temsilcisi talep dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümleri gereğince ticari defterlerin tutulması, saklanması ve gerektiğinde ibrazı zorunlu bulunduğunu, şirketinin de bu yasal yükümlülükler çerçevesinde defter ve belgelerini düzenli bir şekilde tuttuğunu, ancak şirketi hakkında devam eden çok sayıda dava ve yasal süreçler bulunduğunu, bu davalar kapsamında şirketine ait ticari defterler ve belgelerin mahkemeler ve bilirkişi heyetlerine defalarca kez teslim edilmek durumunda kalındığını, bu yoğun gidiş-gelişler ve evrak sirkülasyonu sırasında, şirketinin 2018, 2019, 2020 ve 2021 takvim yıllarına ait Envanter Defterlerini çok sıkı bir şekilde aramalarına rağmen bulamadıklarını iddia ederek; ... Limited Şirketi'ne ait 2018, 2019, 2020 ve 2021 takvim yıllarına ilişkin envanter defterlerinin zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "..Talep eden taraf Talep eden şirketin şirketin 2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ait envanter defterlerinin zayi olduğunu beyan ile eldeki davanın açıldığını ileri sürmektedir. Talep dilekçesinde talebe konu defterlerin ne zaman kaybedildiği hususuna yer verilmediği, muğlak zaman diliminden bahsedildiği, talebin süresinde istenip istenmediğinin denetlenmesinin mümkün olmadığı, çok sayıda davası olması sebebiyle mahkemelere ve bilirkişi heyetlerine ticari defterlerin gidiş gelişleri esnasında kaybolduğu iddiasını ispatlar delil sunulmadığı, defterlerin incelendiğinin bahsedildiği çok sayıdaki mahkeme dosyalarının numaralarının bildirilmediği, iddiaların gerçekliğinin incelenemediği, soyut beyan şeklinde olduğu, talep eden şirket hakkında vergi incelemesi bulunduğu anlaşıldığından talep eden tarafından iradesi dışında ticari defterlerinin kaybolduğu hususu ispat edilemediğinden, vergi soruşturmasından kaçınmak maksadıyla talepte bulunulduğu..." gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı şirket temsilcisi istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı şirket temsilcisi istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın ve usul ve yasaya aykırı olduğunu, TTK'nın 82. maddesinde zayi belgesinin ziyayı öğrenildiği tarihten itibaren otuz günlük yasal sürede istenmesinin öngörüldüğünü, şirketin defterlerinin kaybının su baskını gibi anlık bir afet ile değil, yoğun gidiş gelişler ve evrak sirkülasyonu sırasında bir durum olarak beyan edildiğini, defterlerin bulunması için yapılan sıkı aramalar neticesinde öğrenildiğini, çok sıkı aramalara rağmen bulunamadığı beyanının ziyanın öğrenilme tarihinin talep tarihine yakın olduğunu gösterdiğini, olayın niteliğine uygun olmayan bir yoruma gidilerek süreden ret kararı verilmesinin yerinde olmadığını, mahkemenin iddianın soyut olduğunu belirttiğini ancak kaybolma anının kesin bir delille ispat edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şirketin ticari hayatının zorunlu bir sonucu çok sayıda dava ve yasal süreçler bulunduğunu ve bu süreçlerde defterlerin mahkemeler ve bilirkişi heyetlerine defalarca teslim edildiği gerçeğinin kayıp iddiasının makul ve tutarlı olduğunu gösterdiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı şirket temsilcisi tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı şirket yetkilisi şirketin ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı faaliyet konusuna ilişkin ticari iş yaptığını, şirketle ilgili devam eden çok sayıda dava ve yasal süreçler bulunduğunu, bu davalar kapsamında şirkete ait ticari defter ve belgelerin mahkeme ve bilirkişi heyetince defalarca teslim edilmek durumunda kalındığını, yoğun gidiş-gelişler ve evrak sirkülasyonu sırasında şirketin 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait envanter defterlerinin çok sıkı şekilde aranmasına rağmen bulunamadığını, defterlerin dava süreçlerinde yoğunluk ve aktarımlar sırasında herhangi bir yerde takılı kaldığı, kaybolduğu veya fiziki olarak erişilemez hale geldiğinin düşünüldüğünü iddia ederek, belirtilen yıllara ait envanter defterlerinin zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Davacı şirket temsilcisi tarafından zayi olayına dair herhangi bir tutanak, bilgi veya belge ibraz edilmemiştir. Mahkemece yapılan araştırma neticesinde, İstanbul Vergi İadeleri Denetim Daire Başkanlığının 26.08.2025 tarihli cevabında; mükellefin 2020 tarihli hesap ve işlemlerinin sahte belge kullanma gerekçesi ile sınırlı olarak incelenmesinin istendiğini, inceleme dönemi olan 2020 yılında e-defter kullanıldığı, fiziki olarak yevmiye defteri ve defteri kebir kullanıcısı olmadığı için mükellef kurumdan fiziki olarak herhangi bir defter istenmediği ve teslim alınmadığı, yasal defter ve kayıtlar üzerindeki incelemenin mükellef kurumun e-defterleri üzerinde elektronik ortamda yürütüldüğü belirtilmiştir. İstanbul Sektörel-3 Denitim Daire Başkanlığı 21.07.2025 tarihli cevabı yazısı ile davacı şirketle ilgili olarak 2016 yılı hesap ve işlemlerinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 42.maddesi gelir vergisi genel tebliği, kurumlar vergisi kanunun 15/1-a maddesi kapsamında kurumlar vergisi iadesi yönünden müfettiş yardımcısı tarafından incelendiği, 08.11.2017 tarihli vergi inceleme raporu düzenlendiğinin tespit edildiği ifade edilmiştir. Davacı şirket yetkilisi 11.11.2025 tarihli duruşma zaptına geçen beyanında; taşınma sırasında envanter defterlerinin kaybolduğunu, diğer defterlerin tam olduğunu, mali müşavirin dava açmasını söylediğini, kendisinin bu davayı açtığını beyan etmiştir. Mahkemece, toplanan bilgi ve belgeler ile dosya kapsamına davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanunun 55. maddesi ile değişik TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar; hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir, defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Re'sen araştırma ilkesi TTK'nın 82/7.madesinde de belirtilmiştir. Kanunda ''isteyebilirler'' denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir.TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle, benzer olaylar kastedilmiştir. Yukarıda belirtildiği gibi, ticari defterlerin zayi olma şekli yasada tahdidi olarak da sayılmamıştır. Zayi belgesi verilmesi için ticari defter veya belgenin yasada sayılan hal veya buna eşdeğer bir halde zayi olması gerekmektedir. Ancak, somut olayda davacının beyanı, vergi idaresinin cevapları dikkate alındığında, davacı şirket yetkilisinin ticari defterin muhafazası için yeterli özeni göstermediği, gerekli önlemleri almadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık görülmemiş, bu nedenle davacı yetkilisinin istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı şirket yetkilisinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı şirket yetkilisinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.ç maddesi uyarınca karar kesindir.