T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1326 - 2026/516 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1326 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/516 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/41 E - 2023/249 K DAVA : Munzam Zarar, Müspet Zarar, Denkleştirme Tazminatı, Manevî…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1326 - 2026/516 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1326 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/516 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/41 E - 2023/249 K DAVA : Munzam Zarar, Müspet Zarar, Denkleştirme Tazminatı, Manevî Tazminat, Alacak, Teminat Mektubu İadesi DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 17/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı birleşen 8.ATM dava dosyasında davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Asıl davada davacı ... A.Ş. vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 02/03/2015 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ve protokol imzalandığını, sözleşmenin 8.maddesi gereğince davalının teminat verme zorunluluğunun bulunduğunu, aynı madde ve protokolün 15.maddesi uyarınca bayinin ürün alımından kaynaklanan borçlarının ve cezai şart borçlarının teminatı olarak 250.000,00 USD tutarındaki banka teminat mektubunu ve ayrıca bayinin sözleşme, protokol ve eki niteliğindeki tüm sözleşmelerdeki bütün teminat taahhütlerinin tamamlanması amacıyla vermiş olduğu 350.000,00 TL'lik banka teminat mektubunun, bayinin vermesi gereken bayilik teminatlarına dahil olduğunu, sözleşmenin 22.maddesi, protokolün 9. ve 24.maddesi gereğince sözleşme ve eklerinin ihlali durumunda davalı bayinin cezai şart ve kar mahrumiyeti ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalı bayinin sözleşmeyi haksız yere süresinden önce feshettiğini belirterek 250.000,00 USD cezai şart ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL kar mahrumiyetinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Ankara 8.ATM dosyasında davacı ... Petrol Ürünleri Pazarlama Dış Ticaret Ltd. Şti.vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti dava dışı ...'ye ait olan taşınmazın dava dışı ... tarafından ...'ya, ... tarafından davalı şirkete, davalı şirket tarafından da müvekkili şirkete kiralandığını, 02/03/2015 tarihli bayilik sözleşmesi ile kiralanan taşınmaz üzerinde müvekkili şirketin inşa ettiği akaryakıt istasyonunda akaryakıt satışı ile ilgili sözleşme imzalandığını, davalı şirket tarafından müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiği iddiası ile sözleşmede yazılı olan 950.000,00 TL cezai şart bedelinin müvekkili şirkete ait olan ve davalı şirket nezdinde bulunan teminat mektubundan haksız olarak tahsil edildiğini, bu miktarın iadesi için müvekkili tarafından Ankara 7. ATM'de dava açıldığını, davalı şirketin kötü niyetli olarak bu kez de yine teminat mektubundan kalan 200.000,00 TL'yi tazmin ettiğini belirterek müvekkili şirketin teminat mektubundan haksız olarak tazmin edilen 200.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Ankara 7.ATM dosyasında davacı ... Petrol Ürünleri Pazarlama Dış Ticaret Ltd. Şti.vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mülkiyeti ...'ye ait olan ve ... tarafından 25/02/2013 tarihli kira sözleşmesine istinaden ...'ya kiralanan yine 25/02/2013 tarihinde bu kez ... tarafından davalı ...'ye kiralanan gayrimenkulün müvekkiline kiralanması konusunda 26/03/2013 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, kira sözleşmesinin devamında taraflar arasında 02/03/2015 tarihli Protokol imzalandığını, akabinde yine 02/03/2015 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını ve akaryakıt istasyonunda ... markası ile akaryakıt istasyonu işletmek üzere anlaşmaya varıldığını, kira ve bayilik sözleşmesine istinaden davalı şirkete 1.150.000,00 TL ve 350.000,00 TL miktarlı iki adet teminat mektubu verildiğini, 6.000.000,00 TL'yi aşan bir yatırımla akaryakıt binası inşa edildiğini, işletme ruhsatı için İBB'ye başvurulduğunu ancak İBB'nin arsa sahibi olan ...'den muvafakat alınması gerektiğini bildirdiğini, müvekkilinin muvafakat için süre talep ettiğini, bu arada geçici işletme ruhsatı ile faaliyet gösterildiğini, müvekkilinin davalı şirketten asıl kiracı olması sebebiyle muvafakat alınması için talepte bulunduğunu ancak davalının ...'den muvafakat almadığını, bunun üzerine zabıtanın aldığı kararla akaryakıt istasyonunun mühürlenerek faaliyetten men edildiğini, müvekkilinin iflas etmemek adına çok zor şartlar altında satışa devam ettiğini, çok düşük satış oranlarına rağmen bayilik sözleşmesinin devamı için gayret gösterdiğini, mal teslimi durdurulana kadar ki güne kadar tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, söz konusu taşınmazın ... tarafından satılacağı haberini aldıktan sonra ihale yoluyla taşınmazı müvekkili tarafından satın alındığını, taşınmazın ihale yoluyla satıldıktan sonra asıl kiracı ...'nun davalıya yazı yazarak kira sözleşmesinin feshedildiğini ve kiracılık ilişkisinin sona erdiğini bildirdiğini, asıl kira sözleşmesinin feshedilmesi üzerine müvekkilinin 30/11/2017 tarihli ihtarname ile asıl sözleşmenin feshedilmesi üzerine davalıda bulunan teminat mektuplarının iadesini talep ettiğini, davalının 07/12/2017 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesi ile bayilik sözleşmesinin ayrı olduğunu bu yüzden de teminat mektuplarının iade edilmeyeceği yönünde cevap verdiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından 20/12/2017 tarihli ihtarname ile sözleşmelerin aynı olduğu, teminat mektuplarının iadesinin asıl sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle talep edildiğinin açıklandığını, ihtarnamenin hiçbir yerinde sözleşmenin feshedildiğinin yazılmadığını, ihtarnamelerin gönderildiği sıralarda da mal alımının devam ettiğini, en son malın 14/12/2017 tarihinde davalı tarafından teslim edildiğini, 03/01/2018 tarihinde LPG doğalgaz alım bedeli açıklamalı ödeme ile mal gönderilmesinin talep edildiğini, davalı şirketin Ocak 2018 tarihli ihtarıyla müvekkilinin sözleşmeleri süresinden önce haksız yere feshettiğini belirterek 03/01/2018 tarihli ödemeyi iade ettiğini bildirip ve cezai şart bedelinin 3 gün içinde ödenmesini talep ettiğini, ancak davalı şirket kendi ihtar süresine dahi uymayarak 04/01/2018 tarihinde bankaya yazı yazarak müvekkil şirkete ait teminat mektubundan 250.000,00 USD karşılığı olarak 950.000,00 TL'yi haksız ve hukuka aykırı olarak tazmin edildiğini, davalı şirketin bununla da yetinmediğini müvekkil şirketin tüm taleplerine ve hesaplarına göndermiş olduğu satın alma bedellerine rağmen mal teslimini durdurduğunu ve bayilik sözleşmesini feshettiğini EPDK'ya yazı ile bildirdiğini, sözleşmenin devam ettirilmesi konusundaki tüm iyi niyetlerine rağmen davalının cezai şart almak için kötü niyetli davrandığını, bu yüzden müvekkilinin 26/01/2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, müvekkil şirketin sözleşmeyi haksız yere feshetmediğini, birbirine sıkı sıkıya bağlı, biri birinin sebebi olan ve biri olmasa diğeri de asla olmayacak ve hüküm doğurmayacak sözleşmelerden biri olan kira sözleşmesinin asıl kiralayan tarafından feshedilmiş olması sebebiyle diğer sözleşmelerin hükümsüz kalmasından dolayı teminat mektuplarını talep ettiğini, feshin açık ve kesin olması gerekip bir tarafın yorumlaması ile fesih olmayacağını, müvekkili şirketin hiçbir yazılı fesih beyanı olmadığını, tam tersine sözleşmenin devamı arzusunda olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından bir fesih yapıldığı kabul edilse dahi bu feshin haksız değil haklı fesih olduğunu, ... ile davalı şirket arasında yapılmış olan 25/02/2013 tarihli sözleşmenin 5/1 maddesi gereği "kira sözleşme konusu olan taşınmaz ...'nun doğrudan veya dolaylı hissedar olduğu alt kuruluş ve bağlı ortaklıkları tarafından akaryakıt istasyonu yapılmak ve işletilmek üzere kullanılacaktır." ibaresi gerekçe gösterilerek müvekkili şirket ... kuruluşu olmadığından arsa sahibi olan ...'den muvafakat alınmasının istendiğini, müvekkili şirketin muvafakat için süre talep ettiğini ve bu arada kendisine verilen 3 aylık geçici işletme ruhsatı üzerine akaryakıt istasyonu için GSM belgesi de alarak faaliyete başladığını, müvekkil şirketin davalı şirketten asıl kiracı olması sebebiyle muvafakat alınması için talepte bulunduğunu ancak davalı şirket tarafından bu muvafakatın alınmadığını, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşmelerin birbirine bağlı olduğunu, kira sözleşmesi yapılmasaydı bayilik sözleşmesinin de yapılmayacağını, ... ile ... arasında yapılan asıl kira sözleşmesinin ... tarafından feshedildiğini, asıl kira sözleşmesinin feshedilmesinin alt kira sözleşmesinin de feshi sonucunu doğurduğunu, çünkü müvekkili ile ... arasında sözleşmesel bağlantı olmadığını, davalının alt kira yasağına rağmen kötüniyetli olarak taşınmazı müvekkiline kiraladığını, müvekkilinin alt kira yasağı sebebiyle işletme ruhsatı alamadığını belirterek munzam zararlar için 10.000,00 TL, müspet zararlar için 10.000,00 TL, denkleştirme tazminatı olarak 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi zararın, şirketin itibar sarsılması sebebiyle 350.000,00 TL manevi zararın, müvekkili şirketin teminat mektubundan irad kaydedilen 250.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline, davalı şirkette bulunan ... Bankası'na ait 065-VT-030473 numaralı ve 065-VT-031610 numaralı 2 adet teminat mektubunun müvekkili şirkete bila bedel iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 04/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile müspet zarar ile ilgili talebi 328.896,58 TL'ye, denkleştirme tazminatı talebini ise 152.188,65 TL'ye yükseltmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Asıl davada davalı ... Petrol Ürünleri Pazarlama Dış Ticaret Ltd. Şti.vekili cevap dilekçesinde özetle; mülkiyeti dava dışı ...'ye ait olan taşınmazın ... tarafından 25/02/2013 tarihli kira sözleşmesine istinaden dava dışı ...'ya kiralandığını, dava dışı ... tarafından taşınmazın 25/02/2013 tarihli kira sözleşmesi ile davacı şirkete, davacı şirket tarafından da 26/02/2013 tarihli kira sözleşmesi ile müvekkili şirkete kiralandığını, kira sözleşmesinin devamında taraflar arasında 02/03/2015 tarihli Protokol ve Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, müvekkil şirket tarafından davacı şirket ile yapmış olduğu kira ve bayilik sözleşmelerine istinaden 1.150.000,00 TL miktarlı ve 350.000,00 TL miktarlı kesin banka teminat mektuplarının davacı şirkete verildiğini, yine 6.000.000,00 TL'yi aşan bir yatırım yapılarak akaryakıt binası inşa edildiğini, işletme ruhsatı için İstanbul BB'ye başvuru yapıldığını, Büyükşehir Belediyesi Ruhsat Dairesi tarafından ... ile davacı şirket arasında yapılmış olan 25/02/2013 tarihli sözleşmenin 5/1 maddesi gereği "kira sözleşme konusu olan taşınmaz ...'nun doğrudan veya dolaylı hissedar olduğu alt kuruluş ve bağlı ortaklıkları tarafından akaryakıt istasyonu yapılmak ve işletilmek üzere kullanılacaktır." ibaresi gerekçe gösterilerek müvekkili şirket ... kuruluşu olmadığından arsa sahibi olan ...'den muvafakat alınmasının istendiğini, müvekkili şirketin muvafakat için süre talep ettiğini ve bu arada kendisine verilen 3 aylık geçici işletme ruhsatı üzerine akaryakıt istasyonu için GSM belgesi de alarak faaliyete başladığını, müvekkil şirketin davacı şirketten asıl kiracı olması sebebiyle muvafakat alınması için talepte bulunduğunu ancak davacı şirket tarafından bu muvafakatın alınmadığını, bunun üzerine zabıta tarafından 26/10/2015 tarihli kararla akaryakıt istasyonunun mühürlenerek faaliyetine son verildiğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu çok büyük yatırımlar sebebiyle iflas etmemek adına resmen mühürlenmiş olan akaryakıt istasyonunda zor şartlar altında ve çok düşük satış oranlarına rağmen bayilik sözleşmesinin devamı için gayret gösterildiğini, davacı şirket tarafından mal tesliminin durdurulduğu güne kadar ki tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, kiralanan taşınmazın bu kez malik ... tarafından satılacağı haberini alan müvekkil şirketin ihaleye katılarak taşınmazı satın aldığını, gayrimenkulün ihaleyle satılması sebebiyle asıl kiracı ...'nun davacı şirkete yazmış olduğu 10/11/2017 tarihli yazı ile kira sözleşmesinin feshedildiğini, asıl kira sözleşmesinin feshedilmesi üzerine müvekkil şirket tarafından 30/11/2017 tarihli noter ihtarı ile asıl sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle davacı şirkette bulunan teminat mektuplarının iade edilmesinin talep edildiğini, davacı şirketin 07/12/2017 tarihli cevabı ihtarnamesinde kira sözleşmesi ile bayilik sözleşmesinin ayrı olduğu bu yüzden de teminat mektuplarının iade edilmeyeceğini belirttiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından 20/12/2017 tarihli ihtarname ile sözleşmelerin aynı olduğu, teminat mektupları talebinin asıl sözleşmenin feshi sebebiyle olduğu hususlarının belirtildiğini, işbu ihtarnamenin hiçbir yerinde sözleşmenin feshedildiğinin yazılmadığını, ihtarnamenin gönderildiği sıralarda da mal alımının devam ettiğini, alım için para havalesi yapıldığını, en son malın 14/12/2017 tarihinde davacı şirket tarafından teslim edildiğini, 03/01/2018 tarihli LPG doğal gaz alım bedeli açıklamalı ödeme ile de bu tarihte bile mal gönderilmesinin talep edildiğini, davacı şirketin Ocak 2018 tarihli ihtarıyla müvekkili şirketin sözleşmeleri haksız feshettiği belirtilerek 03/01/2018 tarihli ödemenin iade edildiğini belirterek cezai şart bedelinin 3 iş günü içinde ödenmesini istediğini, ancak davacı şirketin kendi ihtar süresine dahi uymayarak 04/01/2018 tarihinde bankaya yazı yazarak müvekkil şirkete ait teminat mektubundan 250.000,00 USD karşılığı olarak 950.000,00 TL haksız ve hukuka aykırı olarak tazmin edildiğini, davacı şirketin bununla da yetinmeyerek müvekkil şirketin tüm taleplerine ve hesaplarına göndermiş olduğu satın alma bedellerine rağmen mal teslimini durdurduğunu ve bayilik sözleşmesini feshettiğini EPDK'ya yazı ile bildirdiğini, sözleşmenin devam ettirilmesi konusundaki tüm iyi niyetlerine rağmen davacının cezai şart almak için kötü niyetli davrandığını, bu yüzden de 26/01/2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, müvekkil şirketin sözleşmeyi haksız yere feshetmediğini, birbirine sıkı sıkıya bağlı, biri birinin sebebi olan ve biri olmasa diğeri de asla olmayacak ve hüküm doğurmayacak sözleşmelerden biri olan kira sözleşmesinin asıl kiralayan tarafından feshedilmiş olması sebebiyle diğer sözleşmelerin hükümsüz kalmasından dolayı teminat mektuplarının talep edildiğini, feshin açık ve kesin olması gerektiğini, bir tarafın yorumlaması ile feshin olmayacağını, müvekkilinin hiçbir yazılı fesih beyanı olmadığını, tam tersine sözleşmenin devamı arzusunda olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı tarafından bir fesih yapıldığı kabul edilse dahi bu haksız değil haklı fesih olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen Ankara 8.ATM dosyasında davalı ... A.Ş.vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. Birleşen Ankara 7.ATM dosyasında davalı ... A.Ş.vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, ilk olarak dava dışı ... ile dava dışı ... arasında 25/02/2013 tarihinde petrol istasyonunun kurulduğu taşınmaza ilişkin 17 yıllık kiralama sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşme içeriğine göre taşınmazın ..., veya tüm sorumluluk ...'ya ait olmak üzere ...'nun doğrudan veya dolaylı hissedar olduğu alt kuruluş ve bağlı ortaklıkları tarafından akaryakıt istasyonu yapılmak ve işletilmek üzere kullanılacağı şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, söz konusu taşınmazın sadece ... veya bağlı ortaklık veya dolaylı hissedarı olduğu bağlı kuruluş tarafından ancak akaryakıt istasyonu olarak işletilebileceği, sözleşmeye göre taşınmazın kiracı durumundaki ... tarafından sözleşmede açıkça zikredilenler dışında üçüncü kişilere alt kiracı vasfı ile kiralanmasına, kiralayan tarafından yasak getirildiği, birinci sözleşmeye bağlı olan ve 26/03/2013 tarihli takip eden ikinci sözleşmenin ise, ... ile bağlı ortak konumunda olan ... arasında imzalandığı, bu sözleşmenin ikinci maddesine göre taşınmazın kiracı ... ya da bayi aracılığıyla akaryakıt istasyonu yapılmak ve işletilmek üzere kiralandığı, bu ikinci sözleşmenin üçüncü maddesi; ..., ... ve ... arasında akdedilen 25/03/2013 tarihli sözleşme uyarınca ... tarafından yüklenilen borç ve sorumlulukların kendisi tarafından aynı borç ve sorumlulukları ile yüklenildiğini taahhüt ve kabul ettiği, ilk sözleşmedeki alt kiracı tesis etmede asıl kiralayan tarafından getirilen şartların ... veya bağlı ortakları ya da hissedarı olduğu kuruluşlar dışında kiraya verilemeyeceği şartının devam ettirildiği, ikinci sözleşmede birinci sözleşmede kiracıya verilen hakların kullanıldığı ve şartların ihlal edilmediği bir sözleşme niteliğinde olduğu, devam eden üçüncü alt kiracılık sözleşmesinin ise 26/02/2013 tarihinde asıl davada davacı birleşen davalarda davalı ... ... A.Ş. ile asıl davada davalı birlişen davalarda davacı olan ... Petrol ... Limited Şirketi arasında yapılan sözleşme olduğu, kira sözleşmesinin amaç ve kapsam başlıklı ikinci maddesi; ....... taşınmazın akaryakıt istasyonu olarak kullanılabilmesi için her türlü izin ve ruhsatların kiracı tarafından alınması ve akaryakıt istasyonu inşaatının da kiracı tarafından ... standartlarında tamamlanması şartı ile işletmeye hazır hale getirilmesi ve yine kiracı tarafından akdedilecek akaryakıt bayilik sözleşmesi ile akaryakıt istasyonunun bizzat kiracı tarafından ... bayisi olarak 15 yıl süre ile işletilmesi amacıyla ... Petrol Ürünleri Dış Ticaret Limited Şirketine kiralanmasıdır şeklinde olup, ayrıca özel hüküm başlığı altında üçüncü maddede ise, ... Petrol Ürünleri ... Limited Şirketi ve şirket yetkilisi ..., ... - ... arasında düzenlenen 25/02/2013 tarihli, ...-... arasında düzenlenen 26/02/2013 tarihli sözleşme uyarınca ... ve ... tarafından yüklenilen borç ve sorumluluklarının Borçlar Kanununun 128.maddesi uyarınca üçüncü kişinin edimini üstlenme anlamında aynı borç ve sorumlulukların yüklenildiğini kabul eder şeklinde hüküm bulunduğu, söz konusu madde dikkate alındığında açık bir şekilde kiralama sözleşmelerinin birbiri ile bağlantılı olduğu, bu durumda asıl kiraya veren ... ile yapılan ilk sözleşmedeki kiralama şartlarından alt kiracı oluşturmaktaki kıstasların geçerliliğini koruduğu, ... Petrol Ürünleri Dış Ticaret Limited Şirketinin hisseleri üzerinde ... ... A.Ş.'nin veya ...'nun ve yine bağlı ortaklıklarının bir mülkiyetinin bulunmadığı, bu durumda önceki sözleşmelere bağlı üçüncü kira sözleşmesi olarak nitelendirilebilecek ... Petrol ... Limited Şirketi ile ... ... A.Ş. arasındaki sözleşmenin dayandığı açık bir şekilde ifade edilen ilk sözleşme şartlarına aykırı olduğu, bu nedenlerle davanın tarafları arasında önceki sözleşmelerle bağlantılı olarak yapılan son alt kiracılık sözleşmesinin yok hükmünde olduğu, akaryakıt istasyonunun İBB tarafından ruhsatlandırılması sırasında sözleşmedeki bu aykırılık yüzünden belediye tarafından işletme ruhsatının verilmediği ve istasyonun mühürlenerek kapatıldığı, taraflar arasında mevcut kira sözleşmesi yapılmasaydı bayilik sözleşmesinin yapılmasının da mümkün olmayacağı, davalarda her iki yan tacir olup, TTK'nin 18/2. maddesi uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen alt kiracılık sözleşmesinin, özellikle sözleşmede önceki sözleşmelere de atıfta bulunduğu dikkate alındığında, düzenlendiği andan itibaren geçerli olmadığı, yine buna bağlı olarak taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinin de başlangıçtan itibaren özellikle petrol istasyonunun yapıldığı taşınmaz üçüncü bir kişiye ait olmakla sakat olduğu, tacir olan taraflarca da hukuki ve fiili bu durumun bilindiği, sonuç olarak geçersiz bir alt kira sözleşmesine dayalı olarak yapılan ve yapıldığı andan itibaren ilk sözleşme ile olan bağlantısı nedeniyle yine geçerli olmayan sözleşmeler kapsamında oluştuğu iddia edilen zararlara tarafların katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle birleşen Ankara 7.ATM dosyasında davacı ... Petrol Ürünleri Pazarlama Dış Ticaret Limited Şirketi talep ettiği müspet zarar, denkleştirme tazminatı, munzam zarar ile manevi zarar isteminin reddine, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak verileni, veren tarafın isteme hakkı bulunduğu dikkate alınarak birleşen Ankara 7. ATM ve 8.ATM dosyalarında davacı ... Petrol Ürünleri Pazarlama Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından geçersiz sözleşmeler nedeniyle, davalı ... ... A.Ş.'ye verilen ve nakde çevrilen teminat mektupları bedellerinin tahsili isteminin haklı olduğundan bu miktarların tahsiline, asıl davada davacı ... ... A.Ş.'nin geçersiz sözleşmelere dayalı olarak 50.000,00 TL kar mahrumiyeti alacağı talep etme hakkı bulunmadığından bu talebin reddine, 250.000,00 USD cezai şart talebi yönünden ise, ilgili tutarın davalı tarafından verilen 1.150.000,00 TL'lik kesin teminat mektubunun 950.000,00 TL'lik kısmının 04/01/2018 tarihinde nakde çevrilmesi suretiyle tahsil edildiği, tahsil edilen miktarın 16/01/2018 tarihinde açılan asıl davada yeniden istenildiği, söz konusu tutarın istenilip istenilemeyeceği hususunda esasa ilişkin tartışmaya girilmeksizin, mevcut davanın bu istek kalemi ile ilgili hukuki yarar (dava şartı) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davacı, birleşen Ankara 8.ATM dosyasında davalı ... ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; verilen kararlardan yalnızca birleşen Ankara 7.ATM dosyasında verilen davanın reddine dair kararın hukuka uygun olduğunu, asıl davanın reddine ve birleşen 8 ATM davasının kabulüne ilişkin kararların ise hukuka aykırı olması nedeniyle bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, asıl dava yönünden, fiili gerçeklik ve somut durum ile taraflar arasında yıllarca devam eden ticari ilişki dikkate alınmadan karar verildiğini, eksik incelemeye dayalı uzman olmayan kişiler tarafından düzenlenen hatalı raporun hükme esas alındığını, bilirkişi raporlarındaki hukuki nitelendirmeye varan görüşlere itiraz edildiğini, itirazların dikkate alınmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni rapor alınmadığını, asıl davadaki uyuşmazlığın bayilik ve protokol kapsamında erken ve haksız feshe dayalı cezai şart ve kar mahrumiyeti istemine ilişkin olduğunu, bayilik sözleşmesi ve protokol uyarınca yıllarca faaliyetlerin kesintisiz devam ettiğini, yıllarca bu ilişkiden kar elde eden bayinin sözleşmenin yok hükmünde olduğunu iddia etmesinin açıkça kötüniyetli olduğunu, kira sözleşmesine muvafakat verilmemesinin somut olaya etkisinin bulunmadığını, bayinin muvafakat verilmeyen süre boyunca taşınmazı satın alıncaya kadar faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdüğünü, ortada yokluk veya fiili imkansızlık bulunmadığını, kaldı ki kira sözleşmesi yok hükmünde olsaydı dahi bu husustan davalı bayinin haberinin olduğunu, davalının müvekkilinin malik olmadığını ve alt kiracılık ilişkisinin kurulduğunu bildiğini, herhangi bir itirazda bulunmadığını, kira sözleşmesini öne sürerek yıllarca ifa edilen bayilik sözleşmesinin geçersiz olduğunun iddia edilemeyeceğini, müvekkilinin alacak talep etmesi üzerine kira sözleşmesinin geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin dağıtım şirketi olup mevzuat gereğince doğrudan akaryakıt satışı yapmasının yasak olduğunu, bu durumun ... ve ... tarafından bilindiğini, dağıtım şirketlerinin sadece bayiler aracılığı ile satış yapabildiğini, ... ve ...'nin müvekkili ile kira sözleşmesi akdedilirken istasyonun müvekkili tarafından doğrudan kullanılamayacağını ve bir akaryakıt dağıtım şirketine kiralanacağını bilmekte olduğunu, kira akdi geçersiz olsa dahi malik ve asıl kiracı bunu ileri sürmüyor iken davalının ileri sürmesinin kabul edilemeyeceğini, kira sözleşmelerinin davalara etkisinin olmadığını, bir an için kira sözleşmesi ve bayilik sözleşmesi arasında ilişki olduğu düşünülse bile alt kira ilişkisinin geçerli olduğunu, kira sözleşmesindeki devir yasağına ilişkin hususun alt kira sözleşmesinin varlığına etki etmeyeceğini, alt kira ilişkisinin geçersiz olması halinde ... 'nin taşınmazı tahliye ettireceğini, alt kira sözleşmesinin geçerli olduğunu, bu duruma ... ve ...'nin icazet verdiğini, müvekkilinin bayilik sözleşmesini feshetmediğini, davalının ...'den taşınmazı satın aldıktan sonra sözleşmelerin yok hükmünde olduğunu ve sözleşmeyi devam ettirme arzusunda olmadığını açıkça ifade ettiğini, davalının fesih iradesinin ortada olduğunu, kira sözleşmesinin 2013 yılında imzalanmakla taşınmazın 2017 yılında ... tarafından davalıya satışından sonra davalının başka dağıtım firmaları ile anlaşma yapmayı amaçlaması nedeniyle sözleşmenin yok hükmünde olduğunu ileri sürdüğünü, davalının feshinin haksız olduğunu, davalı bayi tarafından verilen teminat mektupları tahsil edilmiş ise de teminat mektuplarının cezai şart alacaklarını karşılamaya yetmediğinden bakiye alacağın henüz tahsil edilemediğini, müvekkilinin kar mahrumiyeti alacağı da bulunmakla toplam alacağın teminat mektubu bedellerinden fazla olduğunu, kalan cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının hesaplanması gerektiğini, dava şartından red kararının yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda feshin haksız olduğu kabulü ile yapılan hesaplamada müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, birleşen 8 ATM dosyası yönünden, sözleşmenin haksız ve süresinden önce bayi tarafından feshedilmesi nedeniyle müvekkiline cezai şart borcunun bulunduğunu, tahsil edilen miktarların alacağı karşılamadığını, delillerin tümünün değerlendirilmediğini, mahkeme gerekçesinin yeterli ve detaylı olmadığını ileri sürerek asıl dava ve birleşen 8 ATM dosyasındaki kararın kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl davada uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin bayi tarafından haksız feshedildiği iddasına dayalı cezai şart ve kar mahrumiyeti, birleşen 8 ATM dosyasında uyuşmazlık dağıtım şirketi tarafından tazmin edilen teminat mektubu bedelinin iadesi, birleşen 7 ATM dosyasında uyuşmazlık, feshin haklı olduğu iddiasına dayalı munzam zarar, müspet zarar, denkleştirme tazminatı, manevi tazminat ile dağıtım şirketi tarafından tazmin edilen teminat mektubu bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Dava dışı ... ile dava dışı ... arasında 25/02/2013 tarihli taşınmaz kira sözleşmesi imzalandığı, imzalanan kira sözleşmesi ile ...'ye ait taşınmazın ... tarafından akaryakıt istasyonu yapılmak ve işletilmek üzere kiralandığı, sözleşmenin Kiracının Yükümlülükleri başlıklı 5/1. maddesinde, kira sözleşmesi dahilindeki düzenleme yapılacak taşınmazın ... veya tüm sorumluluk ...'ya ait olmak üzere ...'nun doğrudan veya dolaylı hissedar olduğu alt kuruluş veya bağlı ortaklıkları tarafından akaryakıt istasyonu yapılmak ve işletilmek üzere kullanılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 5/6. maddesinde düzenleme yapılacak taşınmaza ilişkin her türlü iznin (ruhsat, KTVK Kurulundan Karar, kamu kuruluşlarından görüş vs.) kiracı ... tarafından alınacağı, bu iznin alınamamasından dolayı kiracının ...'den herhangi bir hak talep edemeyeceği ve taşınmazın mevcut durumunu (imar, kadastro, kısıtlılık şerhi vb) bildiğini peşinen kabul ettiği, bu izinlerin alınamaması veya geç alınmasının kiracının kira bedelinin ödemesini engellemeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Dava dışı ... ile davacı ... A.Ş. arasında 26/02/2013 tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, sözleşmesi'nin 2. maddesi uyarınca taşınmazın kiracının kendisi ve/veya bayi aracılığıyla akaryakıt istasyonu yapılmak ve işletilmek üzere kiralandığı, aynı sözleşmenin 3. maddesinde ise ... ve ... arasında akdedilen 25/02/2013 tarihli sözleşme uyarınca ... tarafından yüklenen borç ve sorumlulukların yeni kiracı tarafından aynı borç ve sorumluluklarla yüklenildiğinin taahhüt edildiği görülmüştür. Davacı ile davalı arasında 26/02/2013 tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede taşınmazın akaryakıt istasyonu olarak kullanılabilmesi için her türlü izin ve ruhsatlarının kiracı tarafından alınması ve akaryakıt istasyonu inşaatının da kiracı tarafından ... standartlarında tamamlanması şartı ile işletmeye hazır hale getirilmesi ve yine bizzat kiracı ile akdedilecek akaryakıt bayilik sözleşmesi ile akaryakıt istasyonunun bizzat kiracı tarafından ... bayisi olarak 15 yıl süre ile işletilmesi amacı ile ... ... Şti.'ne kiralandığı, sözleşmenin 4.maddesinde, davalının işbu sözleşmenin imzalanmasından önce ...'ye 350.000,00 TL tutarlı süresiz ya da kira sözleşmesi süresince her yıl yenilenmek üzere bir yıl süreli ve kesin teminat mektubu vermeyi taahhüt ettiği, işbu teminat mektubunun kira sözleşmesi ve kiracı ile ... arasında akdedilecek bayilik ilişkisinin teminatı olarak da kullanılacağı, kiracının işbu sözleşme veya sözleşmede bahsedilen diğer sözleşmelerin herhangi bir hükmüne aykırı davranışı halinde ...'nin dilediği zaman ve miktarda teminatı nakde çevirme ve irat kaydetme hakkının olduğu hususlarının düzenlendiği, sözleşmenin 5.maddesinde, kiracının bu sözleşmeye veya sözleşmenin 3.maddesinde sayılan sözleşmelere aykırı davranması halinde ...'nin sözleşmeyi feshedebileceği hususu düzenlenmiş olup bu sözleşmenin ekleri arasında ...-... arasındaki 25/02/2013 tarihli kira sözleşmesi ve ...-... A.Ş. arasındaki 26/02/2013 tarihli kira sözleşmesinin de sayıldığı görülmüştür. Davacı ile davalı arasında imzalanan 02/03/2015 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, bayilik sözleşmesinin süresinin 5 yıl olduğu, sözleşmede bulunan Teminat başlığı altında bayi ...'ye her türlü sebeple doğmuş ve doğabilecek borçlarına karşılık olarak davacı ... tarafından uygun görülecek miktardaki teminatı ...'nin talebi üzerine vermekle yükümlü olduğu, bu teminat herhangi bir sebeple eksilir veya azalırsa açık kalan teminatı ...'nin bildirimi üzerine derhal tamamlayacağı, aksi halde davacının davalı bayi ile olan ticari ilişkisini süresiz olarak durdurabileceği veya tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceği, tarafların aralarındaki ihtilaflarda davacının defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil edeceği, sözleşmenin Ruhsatlar ve Mesuliyet başlığı altında davalının tüm masraflar kendisine ait olmak üzere akaryakıt istasyonunda ürünlerin depolanması, dağıtımı ve satışı için gerekli bütün izin ve ruhsatları mevzuat dahilinde bizzat alacağını, akaryakıt istasyonunun gerek mülkiyetinden gerekse işletilmesinden doğan her türlü sorumluluk ve vergi, resim, harç ve sair masraflardan sorumlu olduğunu, bayinin ruhsat ve lisanslara ilişkin mevzuata, resmi makamların emir ve talimatlarına riayet etmekle ve ruhsat ve lisanslarda meydana gelecek her türlü değişikliği derhal davacıya bildirmekle yükümlü olduğunu, Sözleşmenin Feshi başlığı altında ise resmi makamların emir, karar ve müdahaleleri, mahkeme kararları ve/veya mücbir sebeplerle, akaryakıt ikmal ve satışının bir aydan fazla süreyle kısmen veya tamamen yapılamaması veya bu kabil ticaretin devamına mani herhangi bir durumun ortaya çıkması halinde davacının sözleşmeyi feshedebileceği, bayinin Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili sair mevzuat hükümlerine aykırı harekette bulunması, akaryakıt istasyonu için gerekli olan lisans, ruhsat ve izinlerin iptali veya herhangi bir sebeple hükümsüz hale gelmesi, ...'ye olan borçlarını zamanında ödememesi, ...'nin uyarı ve talimatlarını dikkate almaması ve uygulamaması halleriyle bayiin sözleşmenin veya bu sözleşmeyle bağlantılı olarak yapılmış ve yapılacak sözleşmelerin herhangi bir hükmünü (ilgili hükümde fesih sebebi olduğu belirtilmiş olsun ya da olmasın) kısmen ya da tamamen ihlal etmesi ya da taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda ...'nin mehil vermeye ve hüküm istihsaline gerek kalmaksızın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceği, Sözleşmenin Feshinin Sonuçları bölümünde bayiin akaryakıt istasyonunu ...'nin mülkiyet, intifa, kira ve benzeri yararlanma hakkına istinaden ...'ye tesliminin gerektiği durumlarda; tüm yapı, tesis ve müştemilatı ile birlikte derhal sağlam ve çalışır vaziyette ...'ye teslim edeceği, sözleşmenin, sözleşmede yazılı süre boyunca devam edeceği inancıyla ... tarafından bayiye yapılmış ödemeler ve/veya akaryakıt istasyonunda yapılmış yatırımlar varsa bunların sözleşmenin feshi sebebiyle ifa edilemeyecek süresine karşılık gelen kıstelyevm usulüyle hesaplanacak tutarı bayi tarafından ve bunların iktisap tarihinden itibaren hesap edilecek ticari faiziyle birlikte ...'ye ödeneceği, sözleşmenini ... tarafından haklı sebeple veya bayi tarafından haksız sebeple feshi halinde bayinin sözleşmeyle ilintili olarak yapılmış ve yapılacak sair sözleşmelerden ve taahhütlerinden doğmuş ve doğacak her türlü borçları muaccel hale gelir ve bayi tarafından derhal ifa edileceği, bu durumda bayi ...'nin uğrayacağı kar mahrumiyetini ve sair zarar ve ziyanını tazmin edeceği hususlarının düzenlendiği görülmüştür. Davacı ile davalı arasında 02/03/2015 tarihli protokolün imzalandığı, protokolün konusunun "15 yıl süreli bayilik ilişkisinin kurulması ve imzalanacak olan bayilik sözleşmesine ilişkin mutabakat sağlanan hususların belirlenmesidir. Taraflar, bayilik sözleşmesinin imzalanmasını takiben işbu protokolün bayilik sözleşmesinin eki niteliğinde olacağını kabul ederler." şeklinde hüküm bulunduğu, Bayinin Yükümlülükleri başlığında bayinin taraflar arasında imzalanan 26/02/2013 tarihli Kira Sözleşmesi'nde belirlendiği şekilde ve belirlenen bedelleri her ayın 1. günü mesai bitimine kadar ödeyeceği, kira bedelinin yıllık ÜFE oranında arttırılacağı ayrıca Protokol, Sözleşme ve bunlara uygun olarak akdedilecek olan sair sözleşmelerin satış dışındaki hükümlerinin bayi (davalı) tarafından ihlal edilmesi halinde bayinin (davalı) davacı ...'ye 250.000,00 USD cezai şart ödeyeceği, bu cezai şartın ...'nin yazılı beyanı üzerine bayi (davalı) tarafından derhal davacıya ödeneceği, ...'nin işbu cezai şartı Protokol ve/veya buna bağlı olarak akdedilecek sair sözleşmeleri feshetmeden önce veya feshettikten sonra talep ve tahsile yetkili olduğu, bayinin ürün alımından kaynaklanan borçları, her türlü cezai şart borçları ve Kurumsal Kimlik ile otomasyon sistemi de dahil olmak üzere tüm ariyet malzemelerinin teminatı olarak; 250.000,00 USD veya 500.000,00 TL tutarında BTM'yi davacı ...'ye vereceği, bayinin Kira Sözleşmesi'nin teminatı olarak vermiş olduğu 350.000,00 TL tutarındaki BTM, bayinin vermesi gereken bayilik teminatlarına dahil olup eksik kalan tutarın tamamlanacağı, Diğer Hükümler kısmında Bayinin Protokol veya Sözleşmenin veya bunlara bağlı olarak akdedilmiş sair sözleşmelerin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal etmesi, ...'nin yazılı uyarılarına riayet etmemesi, ...'ye olan borçlarını zamanında ödememesi veya taahhütlerini yerine getirememesi, mevzuata uymaması, acze düşmesi, ... tarafından yapılacak herhangi bir icra takibine maruz kalması, Protokol ve Sözleşmeyi veya akaryakıt istasyonunu devretmesi veya ortaklık yapısında açık veya örtülü olarak değişiklik yapması ve benzeri hallerde işbu Protokol'ün ... tarafından feshedebileceğini ve fesih halinde Protokol'ün Feshin Sonuçları maddesinin hükümleri uygulanacağı, bahsi geçen bu maddede ise Protokol veya Sözleşme'nin ... tarafından haklı veya bayi (davalı) tarafından haksız suretle feshi halinde bayinin ...'nin uğrayacağı kar mahrumiyeti dahil sair zarar ve ziyanını tazmin edeceği, 250.000 USD cezai şartı ...'ye ödeyeceği, satın aldığı ürünlerden dolayı ...'ye olan her türlü borçlarının muaccel hale geleceğini beyan ederek anlaşma sağladıkları görülmüştür. Asıl davada davalı birleşen davalarda davacı ... Petrol Ürünleri Pazarlama Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından aralarındaki sözleşme ve protokol kapsamında, asıl davada davacı birleşen davalarda davalı Türkiye ... A.Ş.'ye, ... Bankası A.Ş. Van şubesinin 12/12/2014 tarih, 065-VT-030473 sayılı, 350.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubu ile ... Bankası A.Ş. Van şubesinin 12/06/2015 tarih, 065-VT-031610 sayılı, 1.150.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunu düzenleterek verdiği, 1.150.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun 950.000,00 TL'lik bölümünün 04/01/2018 tarihinde, 200.000,00 TL'lik bölümünün 12/06/2018 tarihinde nakde çevrilerek ödendiği, 350.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun ise 01/10/2019 tarihinde nakde çevrilerek ödendiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle birleşen Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında verilen kısmen kabul kararı istinaf edilmediğinden işbu kararın kesinleşmesi nedeniyle taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yok hükmünde olduğu ve devamındaki bayilik sözleşmesinin batıl olduğu yönündeki mahkeme kabulünün bağlayıcı hale gelmesine göre asıl davada davacı birleşen 8 ATM dosyasında davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada davacı birleşen 8. ATM' nin dosyasında davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın istinaf eden asıl davada davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.415,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,50 TL harcın istinaf eden birleşen 8. ATM dosyasında davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 17/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."