11. Hukuk Dairesi 2022/4553 E. , 2024/1121 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI :2019/2003 Esas, 2022/155 Karar DAVACILAR :1-... 2- Çaba İnş. San. Tic. Ltd. Şti. 3- Hanem Mak. Müh. Ltd. Şti. DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/303 E., 2019/728 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne kara…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4553 E. , 2024/1121 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI :2019/2003 Esas, 2022/155 Karar DAVACILAR :1-... 2- Çaba İnş. San. Tic. Ltd. Şti. 3- Hanem Mak. Müh. Ltd. Şti. DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/303 E., 2019/728 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde; davalı tarafından başlatılan icra takibinde takibe konu bonodaki keşideci imzalarının taraflarınca atılmadığını, davalı tarafa bir borçlarının da olmadığını belirterek; davalı alacaklıya borçlarının olmadığının tespiti için icra takibinin dava sonucu kesinleşinceye kadar durdurulması yönünde tedbir verilmesini, icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın haksız takibi nedeniyle asıl alacağın %20 oranında tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendisine verilen bonolardaki imzaların tamamının şirket yetkilisi ...'ya ait olduğunu, kendisinin ... köyünde çiftlik sahibi olduğunu ve büyükbaş, küçükbaş hayvan işletmeciliği yaptığını, davacılar ... ve şirketlerin yetkilisi ...'nın seni şirkete ortak edeceğiz diyerek müvekkilinden canlı hayvan aldığını, hayvan bedelleri için ...'nın kendi imzasına havi şirket senetlerini imzaladığını ve kendisine verildiğini, senetler vadesinde ödenmeyince icra takibi açıldığını ve kesinleştiğini, ayrıca ..., ... ve şirketlerin kendisine başka borçları da olduğunu, bu alacaklar için de takip başlatıldığını ancak davacıların bu dosyalara itiraz etmediğini, davacıların kendisini mağdur etmek ve borcu ödememek adına bu davayı açtığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takibe dayanak 04.08.2014 tanzim ve 26.10.2014 vade tarihli 115.000,00 TL bedelli bonoda bulunan imzaların kendilerine ait olmadığı yönünde menfi tespit talebinde bulunulduğu, davacıların tatbike meder imza örneklerinin getirtildiği, Mahkemece imza örneklerinin alındığı, bilirkişi tarafından yapılan imza incelemesinde bonodaki imzaların davacıların elinden çıkmadığı yönünde kanaat bildirildiği, takip konusu bonodaki imzaların davacılara ait olmadığı gerekçesi ile menfi tespit talebinin yerinde olduğu, davalı takip alacaklısının bonoda lehtar olduğu ve takip konusu bonoyu alırken borçluların imzasının kendilerine ait olup olmadığını bilmesi gerektiği, bu nedenle takipte davalının-takip alacaklısının haksız ve kötü niyetle takip başlattığı anlaşılmakla, davalı-takip alacaklısı aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrası %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... ve şirket yetkilisi ... ile müvekkili arasında canlı hayvan alım satım sözleşmesi yapıldığını, davacıların müvekkilinden canlı hayvan alırken müvekkiline kendisini şirket ortağı yapacaklarını söylediklerini ve bununla birlikte hayvan bedelleri için ...'nın kendi imzasına havi şirket senetlerini imzaladığını ve müvekkiline verdiğini, ayrıca ... ve ...'nın şahsen ve şirket olarak müvekkiline başka borçları da olduğunu, ancak bildirilen bu icra dosyalarının Mahkemece tam olarak incelenmediğini, bu dosyalar tam olarak incelense idi davacıların birbirlerinin yerine imza attığının görüleceğini, bahse konu bononun müvekkilinin gözü önünde düzenlenip imzalandığını, Mahkemece aynı bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığını, raporun fotokopi belge üzerinden düzenlenmesi nedeniyle rapora itiraz ettiklerini, Mahkemece aynı bilirkişiden ek rapor alındığını ve şaşırtıcı olmayacağı gibi bilirkişi tarafından bonodaki imzanın şirket yetkilisi ...'ya ait olmadığına dair ek raporun dosyaya sunulduğunu ve Mahkeme tarafından da bu rapora göre karar verildiğini, Mahkemece dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi taleplerinin dikkate alınmayarak eksik inceleme ile karar verildiğini, Mahkemece yetkinliği tartışılır grafoloji uzmanı tarafından verilen ek rapora göre davanın kabulüne ve kötü niyet tazminatına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı yan, takibe ve davaya konu senedin hayvan alım satımı için düzenlendiğini ve bizzat kendi yanında davacı şirketlerin yetkilisi ... tarafından imzalandığını iddia etse de, gerek İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, gerekse dairemizce Adli Tıp Kurumundan alınan raporda senette atılı bulunan imzaların davacı şirketlerin yetkilisi ...'ya ait olmadığı bildirildiğinden ve yine davalı tarafça senetteki imzaların davacı ...'ya ait olduğu iddia edilmediği gibi İlk Derece Mahkemesince alınan raporda da açıkça imzaların ...'ya ait olmadığı belirtildiğinden, takip borçlusu davacıların imzaları bulunmayan bonodan dolayı sorumlu tutulması da mümkün olmadığından davacıların davasının kabulüne karar vermek gerektiği, davalı tarafça, davacıların davalıya şahsen ve şirket olarak başka borçları olduğu, davacıların bu ilişkiler kapsamında verdikleri kambiyo senetlerine itiraz etmedikleri ileri sürülmüş ise de, işbu davanın takibe konu 04.08.2014 tanzim, 26 Ekim 2014 vade tarihli 115.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin olduğu, taraflar arasındaki diğer alacak borç ilişkisinin bu davanın konusu olmaması nedeniyle davalı yanın diğer takip dosyalarının incelenmesi gerektiği yönündeki itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; bildirilen icra dosyalarının Mahkemece tam olarak incelenmediğini, bu dosyalar tam olarak incelense idi davacıların birbirlerinin yerine imza attığının görüleceğini, bahse konu bononun müvekkilinin gözü önünde düzenlenip imzalandığını, raporun fotokopi belge üzerinden düzenlenmesi nedeniyle raporun hukuka aykırı olduğunu, sunduğu protokolün incelenmediğini, davanın kabulüne ve kötü niyet tazminatına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Davacılar, takibe konu bonodaki keşideci imzalarının davacılara ait olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. Mahkemece rapor alınmış ve imzaların davacılara ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece alınan rapor Bölge Adliye Mahkemesince yeterli görülmemiş ve Adli Tıp Kurumu'ndan yeniden rapor alınmış ise de bu rapor hüküm vermeye yeterli mahiyette değildir. Davacılara ait mukayese imzalar İlk Derece Mahkemesi tarafından toplanılmış ve kasaya alınmış ancak Adli Tıp Kurumu'nca fotokopi belge üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor verilmiştir. Fotokopi belgeler üzerinde yapılan imza incelemesinde sağlıklı bir sonuca ulaşılması mümkün bulunmadığından dosyada fotokopileri bulunan, bonoların tanzim tarihinden önceki dönemlere ait mukayese imzalarını taşıyan belgelerin asılları getirtilmek suretiyle kasada bulunan asıl belgelerle birlikte mukayeseye sunularak, imzanın aidiyeti yönünden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.