16. Ceza Dairesi 2019/5611 E. , 2020/1360 K. "" Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2017 tarih ve 2017/49 - 2017/654 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propogandası yapmak Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca hükmedilen mahkumiyet 3713 sayılı Kanunun 7/2-1. ve 2. cümle,TCK'nın 43/1, 62, 53 maddeleri uyarınca hükmedi…
**16. Ceza Dairesi 2019/5611 E. , 2020/1360 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2017 tarih ve 2017/49 - 2017/654 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propogandası yapmak Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca hükmedilen mahkumiyet 3713 sayılı Kanunun 7/2-1. ve 2. cümle,TCK'nın 43/1, 62, 53 maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Cumhuriyet savcısı Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Suç tarihinin 04.11.2016, 26.02.2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş, propoganda suçu bakımından sanık hakkında uygulama yeri bulunmamasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin hatalı olarak TCK'nın 58/9. maddesine yönelik eleştirisi bozma sebebi yapılmamıştır. Siyasi partiler, Anayasamızın 68/2. maddesinde vurgulandığı üzere demokratik ./.. siyasi hayatın vazgeçilmez bir unsurudur. Siyasi partiye üye olma veya bir siyasi partinin çatısı altında faaliyette bulunma, düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme özgürlüğünün kapsamındadır. Modern demokrasilerde özgürlüklerle doğrudan ilişkili olan ve yüksek bir meşruiyete sahip bulunan siyasi partilere üye olma ve siyasi faaliyette bulunma özgürlüğünün, diğer başka özgürlükler gibi terör örgütlerince kötüye kullanılmak istenebileceği açıktır. Anayasamızın 68 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddeleri ile tanınan siyasi partilere üye olma ve siyasi faaliyette bulunma özgürlüğünün kötüye kullanımı, yine Anayasamızın 14/2 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 17. maddeleri uyarınca yasaklanmıştır. Bir faaliyetin siyasi faaliyet ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilmesi ve böylece Anayasamız ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki korumadan yararlanabilmesi için gerçekleştirilmekte olduğu bağlam ile birlikte cebir ve şiddetle ilişkisi, kullanılan yöntem ve takip edilen amacın hukuk ve demokrasi kurallarına uygun olup olmadığı ve bir terör örgütüyle amaç veya yöntem bakımından ya da yapısal açıdan bir bağlantısının bulunup bulunmadığına bakılmalı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 17 Temmuz 2001 tarihli “Sadak ve diğerleri” kararında yaptığı ayrım da dikkate alınmalıdır.