11. Hukuk Dairesi 2023/3635 E. , 2024/1351 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/378 Esas, 2023/395 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tenfiz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar ver…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3635 E. , 2024/1351 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/378 Esas, 2023/395 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tenfiz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı aleyhine Mayen Asliye Mahkemesine başvurup alacak davası açtığını, ödeme emrinin ve Mahkeme kararının davalıya tebliğ edildiğini, kararın 26.05.2014 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek Almanya Mayen Asliye Hukuk Mahkemesinin (11-0215042-0-0 N) 28642/101811 Ukto.-1 INSO sayılı ilamlarının tenfizini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra emri başlıklı belgedeki adresin müvekkiline ait olmadığını, MÖHUK’ta ancak Mahkeme kararlarının tenfizinin öngörüldüğünü, davacının bir anlamda haciz kararının tenfizini talep ettiğini, belgenin Mahkeme ilamı niteliği taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2020 tarih ve 2017/475 E.- 2020/224 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/1967 E., 2021/47 K. sayılı kararıyla; yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 30.11.2022 tarih, 2021/3313 E. ve 2022/8532 K. sayılı kararıyla "Dava, Almanya Mayen Asliye Hukuk Mahkemesi kararının tenfizi istemine ilişkindir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, Alman Mahkemesince, Alman Hukuk Yargılama Kanunu'nun (ZPO) 700. maddesi çerçevesinde verilmiş olan kararın ilam niteliğinde olduğunun kabulünün yerinde olacağı yönünde görüş bildirilmiş, İlk Derece Mahkemesince de tenfiz istemine konu ilamın hukuk davasına ilişkin bir yabancı mahkeme ilamı olduğu, usulüne uygun şekilde kesinleştiği, Türk kamu düzenini ihlal edici bir hükmün bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise, ihtar usulüne göre verilmiş bir kararın adli karar olarak kabul edilmesinin kamu düzenine aykırılık taşıdığı, kararın teknik anlamda tenfizi kabil (yargılama sonucu verilmiş) bir ilam olarak nitelenemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dava reddedilmiştir. Dairemizin 17.11.2021 tarih ve 2020/6061 Esas-2021/6271 Karar sayılı emsal niteliğindeki ilamında da belirtildiği gibi yabancı ülke hukukuna göre verilmiş bir kararın sadece usul farklılığı nedeniyle kamu düzenine aykırılık oluşturduğu kabul edilemez. Yine emsal kararda atıf yapılan Dairemizin 17.01.2000 tarih ve 1999/9231 Esas-2000/23 Karar sayılı ilamı da değerlendirildiğinde, bu tür kararların alacağın tahsilini hızlandıran, ilam mahiyetinde ve Türkiye’de tenfizi mümkün kararlardan olduğu, Türk Hukuku’nda karşılığının olmamasının kamu düzenine aykırılık teşkil etmeyeceği de gözetildiğinde davaya konu Almanya Mayen Asliye Hukuk Mahkemesi kararının tenfizine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir."…. gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut deliller, yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya mündericatı değerlendirildiğinde; davaya konu kararın ilam niteliğinde tenfize uygun kararlardan olduğundun İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu belgenin Mahkeme kararı olmadığını, icra emri niteliğinde olduğunu, tanıma ve tenfize konu olamayacağını, kesinleşmediğini, usule aykırı tebligat nedeniyle savunma haklarına uygun davranılmadığını, bir ilam olarak nitelendirilemeyeceği hususunun kamu düzenine ilişkin olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunun aksi yönde karar verilmesine rağmen bu hususun gerekçede açıklanmadığını, görev itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yabancı Mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dava, Almanya Mayen Asliye Hukuk Mahkemesi kararının tenfizi istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları "Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir." 2. bendi "Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp yeniden esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek direnme, gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir. Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm Mahkemesi sıfatıyla verdiği yeniden esas hakkındaki karar sonrasında 6100 sayılı Kanun'un 360 ıncı maddesinin atfıyla İlk Derece Mahkemelerinde uygulanan yargılama usulüne göre yargılama yapıp öncelikle Yargıtay bozma kararına karşı 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince uyma veya direnme konusunda bir karar verir; bu kararı yine hüküm Mahkemesi sıfatıyla vermektedir. Bozmaya uyduğu takdirde artık yargılamaya hüküm Mahkemesi sıfatıyla devam etmekte olduğundan bozma kararına uygun olarak yeniden esas hakkında karar vermelidir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esastan kurulan ret hükmü Dairemizce bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulup, nihai olarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince hüküm Mahkemesi sıfatıyla bozmaya uyulduğundan, öncelikle bozma kararı yerine getirilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken hatalı usul ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 inci alt bendi kapsamında istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ve 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi uyarınca bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.