T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/396 Esas KARAR NO: 2026/461 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2025/797 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİHİ: 23/12/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/396 Esas KARAR NO: 2026/461 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2025/797 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİHİ: 23/12/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; borçlu, hakkında takip yapılmış olduğunu ancak kendisine tebliğ edilen ödeme emriyle anlayacağını, dolayısıyla kendisine icra takibi yapıldığına ilişkin tebligat gelmeden önce menfi tespit davası açan borçlunun durumunu takipten önce olarak değerlendirmek gerektiğini, menfi tespit davası; sadece borçlunun açabileceği, borçlu yararına getirilmiş bir dava türü olduğunu, bundan borçlu yararlanacağına göre borçlunun hukuki durumu baz alınması gerektiğini, sonuç olarak tedbirin icra takibini durdurma yönündeki etkisi, davanın takip açılmadan önceki durumundaki gibi değerlendirileceğini, kanaatince bu durumda takip durdurulması gerektiğini, davalılar bakımından; talep edilen meblağın yüksekliği ve bilhassa dava Konusu yapılan Çekin İİK 68/1 Kapsamında Borç İkrar Belgesi -kasamında ... Ve ...' Nin Muvazaalı İşlemlerine Konu Bir Çek Olayı Olarak Suç Mahsulü Olduğu Ve İlletten Mücerret Olmayıp-ihdas Nedeninin Ek İkrar Belgesi İle Talil Edildiği Gerekçesiyle Ve bütün bunlar dikkate alındığında İİK 72/2 maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 04/11/2025 tarih ve 2025/797 Esas sayılı ara kararı ile; ''1-Tedbir talebinin icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ancak %20 teminat mukabilinde icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir kararı verilmesine, 2004 sayılı Yasanın 72/3.maddesi uyarınca dava değerinin %20'si (765.646,65-TL 'nin %20 = 153.129,33-TL) kadar teminat karşılığında, .....İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ile davacı aleyhine yürütülmekte olan takipte, davacı tarafça icra veznesine yatırılacak olan paranın, dava sonuçlanıncaya değin alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı ... vekili tarafından itiraz edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/12/2025 tarih ve 2025/797 Esas sayılı ara kararında;".....Somut durumda, davacı vekili icra takibinden sonra açtığı menfi tespit davasında İİK 72.maddeye göre değerlendirme yapılmasını talep etmiş olmakla, iddianın ileri sürülüş biçimi ve mahiyeti, tedbir kararının kaldırılması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğma ihtimalinin bulunduğu nazara alınarak ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davalılar tarafından ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı itiraz eden davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İtiraz eden davalı ... davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; derdestlik nedeniyle davanın hukuki yararı bulunmadığını, davacının davaya konu borç için halihazırda aynı çek ve aynı takip hakkında başka bir dava yoluna gitmiş olduğunu, İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2025/619 E. sayılı dosyasında “takibin iptali / borçlu olunmadığının tespiti” talepli bir davanın derdest olduğunu, her iki dosyada tarafların takip konusu çek ve borç ile hukuki sebebin bire bir aynı olduğunu, HMK m.114/1-ı hükmü uyarınca derdestliğin bir dava şartı olduğunu, aynı uyuşmazlık hakkında ikinci bir da Müvekkil şirketin, çekin meşru hamili olduğunu, HMK m.389 vd. uyarınca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesinin asli koşulu olan “uyuşmazlık hakkında talep sonucu lehine karar verilmesinin muhtemel olması” şartının da somut olayda oluşmadığını, davanın esasının güçlü olmadığı durumlarda verilen tedbir kararlarının hukuka aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, Davacının hatır çeki iddiasının şahsi defi niteliğinde olduğunu, çeki herhangi bir borç ilişkisine dayanmaksızın “hatır çeki” olarak verdiğini iddia ettiğini, ticaret ve kambiyo hukuku açısından bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, kambiyo senetlerinin soyut (mücerret) borç ikrarını içerdiğini ve bu durumun senedin geçerliliğini etkilemeyeceğini, nitekim kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir çekin gerçekten hatır için (karşılıksız olarak) verilmiş olmasının dahi onun kambiyo vasfını ortadan kaldırmayacağını, hatır çek ilişkisinin ancak bu hatır anlaşmasının tarafları arasında hüküm ifade eden kişisel bir ilişki olduğunu, davalının ise çekin meşru hamili olduğunu ve böyle bir hatır anlaşmasının tarafı olmadığını, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bir kararında keşidecinin hamile karşı bedelsizlik (hatır çeki) savunmasını ileri süremeyeceğini açıkça vurguladığını, Yüksek Mahkeme’nin yerleşik içtihatlarında, bedelsizlik (hatır) def’inin iyi niyetli üçüncü kişi konumundaki hamillere karşı ileri sürülemeyeceğinin kabul edildiğini, bu ilkenin kıymetli evrak hukukunun temelini oluşturan mücerretlik prensibinin bir sonucu olduğunu, dolayısıyla davacının “hatır çeki” iddiasının davalıya karşı ileri sürülemeyen şahsi bir def’iden ibaret olduğunu, davalının alacak hakkını ortadan kaldırmayacağını ve mahkeme nezdinde dinlenmesinin mümkün olmadığını, bu yönüyle de davanın esası dayanaksız olduğundan, ihtiyati tedbir kararının hukuki gerekçesinin bulunmadığını, İhtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını ve ihtiyati tedbir kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte teminatın da yetersiz olduğunu,Huzurdaki davanın kötü niyetle açılmış olduğunu, müvekkilin zarara uğratıldığını, davacının kendi tedbirsiz davranışları sonucu borçlandığı çek bedelini ödememek ve müvekkil alacaklının tahsil kabiliyetini engellemek amacıyla yargı yolunu kullandığını, nitekim davacının aynı konuda derdest başka davası bulunmasına rağmen ikinci bir dava açarak müvekkilin alacağının tahsilini geciktirmeyi hedeflediğini, davacının kanunun emredici hükümlerini (örneğin teminat şartını) dahi yerine getirmeksizin tedbir kararı aldırmaya çalışarak mahkemeyi yanılttığını ve haksız bir koruma elde ettiğini,İleri sürererek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemiyle İİK. 72 maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasında, icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi 04/11/2025 tarihli ara kararı ile; İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ancak %20 teminat mukabilinde icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir kararı verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı ... vekili tarafından itiraz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi 23/12/2025 tarihli ara kararı ile; İhtiyati tedbire itirazının reddine, karar verilmiş ve karara karşı itiraz eden davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK 72/3 maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği düzenlenmiştir.Anılan maddede düzenlenen ihtiyati tedbir menfi tespit davaları için düzenlenmiş özel bir tedbir türüdür.Somut olayda, dava dilekçesinde ileri sürülen iddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava dilekçesine eklenen delillerin HMK. 390 maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu, İİK. 72/3 maddesi uyarınca alınan teminatın mahkemenin taktirine göre yerinde olduğu, davalı vekilince ileri sürülen diğer istinaf sebeplerinin yargılamayı gerektirdiği ve açılan menfi tespit davasında iddia ve savunma doğrultusunda tartışılıp değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine de aykırı olmadığından itiraz eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... ...Şirketi'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.