(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/20648 E. , 2013/20096 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, tehdit HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için …
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/20648 E. , 2013/20096 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, tehdit HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır. Sanığın husumetli olduğu Katılan ...'i, olay gecesinde telefonla arayarak "senin ölümün benim elimden olacak" şeklinde sözler söylediği, katılanlara ait ikametinin önünden motorsikleti ile geçtiği sırada elinde bulunan bira şişesini ikametin balkonuna fırlattığı, attığı bira şişesinin kırılması neticesinde balkonun kirlendiği, bu şekilde sanığın mala zarar verme ve tehdit suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; olay gününün gecesinde düzenlenen görgü tespit tutanağında; katılanların ikametlerinin balkonunda yapılan incelemede; kırılmış bira şişesinin olduğunun belirlendiği, olayın meydana geldiği günün gecesi saat 01:29 da, sanığın katılanların mahallesinde yakalanması ile yapılan muayenesi neticesinde düzenlenen doktor raporunda; 341 promil alkollü olduğunun tespit edildiği; ayrıca sanığın, katılan ... ile oğlu olan ...'i, 27.06.2009 tarihinde tehdit etmesi şeklinde gerçekleştirdiği iddia olunan eyleminden dolayı Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığı ve sonucunda hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleştiği, buna ilişkin ilamın dosya içerisinde olduğunun görüldüğü, bu şekilde sanığın, katılanlara karşı husumetinin bulunduğunun sabit olduğu, tanıkların ve katılanların aşamalarda vermiş oldukları ve aynı doğrultudaki ifadelerinde; sanığın, bira şişesini fırlatma eylemini gerçekleştirirken görmediklerini; ancak 0256 211 50 20 numaralı olan ev telefonunu sanığın arayarak katılan ...'e hitaben "ölümün benim elimden olacak" şeklinde sözler ile tehdit ettiğini, bir müddet sonra ikinci kez arayarak "bira şişesini attığımda korktunuz mu" şeklide söylediği sözlerini duyduklarını samimi olarak beyan etmeleri ve sanığın da, katılanları telefon ile aramadığını savunması karşısında; gerçeğin hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından, katılanların kullanımında bulunan 0256 211 50 20 numaralı ev telefonunu, 17.04.2010 ve 18.04.2010 tarihlerinde arayan ve aranan numaraların tespiti ile sanığın, olay gecesinde katılanları telefon ile arayıp aramadığının kesin bir şekilde saptanmasından sonra toplanan delilere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.