6. Ceza Dairesi 2006/16339 E. , 2011/648 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık yararına olduğu kabul edilerek ve sanıkların önceki hükümlülükleri nedeniyle, hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükü…
**6. Ceza Dairesi 2006/16339 E. , 2011/648 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık yararına olduğu kabul edilerek ve sanıkların önceki hükümlülükleri nedeniyle, hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK.nın 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3 ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-317 E. ve 2006/319 sayılı kararına göre, daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu savunman atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk, alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin doğal sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş;5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/2-son maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1, 119/1-c maddelerindeki konut dokunulmazlığını bozmak, suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi ve 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktarlar esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılamayacağının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, sanıklar hakkında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.