12. Hukuk Dairesi 2022/10645 E. , 2023/3188 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Yeniden Hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki borca itiraza ilişkin uyuşmazlıktan dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, istemin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Kararın alacaklı ve muteriz borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesin…
**12. Hukuk Dairesi 2022/10645 E. , 2023/3188 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Yeniden Hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki borca itiraza ilişkin uyuşmazlıktan dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, istemin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Kararın alacaklı ve muteriz borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklının başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi ile takip geçici durdurulduğundan alacaklı lehine tazminata hükmedilmesine, borçluların katılma yoluyla istinaf talebinin esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: I. İTİRAZ Borçlular icra mahkemesine başvuru dilekçesinde; takibe konu edilen 02.03.2021 düzenleme tarihli 05.04.2021 vade tarihli 100.000 USD bedelli senedin teminat senedi olduğunu, teminat senedi olduğunu, senedin teminat senedi olduğunun tarafların açık rızası, imzası ve el yazısıyla düzenlenen 02.03.2021 tarihli protokolde açıkça yazdığını, takibe konu edilen iş bu teminat senedi bir kambiyo senedi olmadığını, teminat senedine dayanarak kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna başvurulamayacağını, ancak genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılacağını, teminat senedinde görüleceği üzere senet üzerinde ...'ın şahsi imzasının bulunmadığını, senet metninde yer alan imzanın yalnızca ... adına atılmış olduğundan ... adına başlatılan takibin iptali gerektiğini, takibe konu edilen senedin teminat senedi olması ve kambiyo senetleri ile icra takibine konu edilemeyecek olması sebebi ile her iki borçlu yönünden de takibin ayrı ayrı iptaline,...'a husumet yöneltilemeyecek olması sebebi ile adına başlatılan takibin iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; senedin teminat senedi olmadığını, takibe konu senedin ödeme amacıyla verilmiş bir senet olduğunu, borçluların taraf sıfatına dair iddialarının hukuki dayanağı olmadığının açık olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; borçlulardan ... yönünden takibe konu bonoda kefil olarak adının yazılı olduğu ve davacı şirketin kaşesinin dışında açığa atılan imzanın bulunduğu bu hali ile avalist olarak taraf ehliyeti bulunduğunun açık olduğunu,ancak sunulan protokol kapsamında senedin teminat senedi olduğunun açık olduğunu belirterek Mehmet Fatih Saylan hakkında takibin iptali isteminin reddine, senedin teminat senedi olduğu açık olduğu gerekçesi ile borca itirazın kabulü ile takibin davacı borçlular yönünden durdurulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 06.09.2021 Tarihli Ek Kararı ile, borçluların istinaf talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle İİK'nın 365.maddesi gereğince istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlular tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlular istinaf başvurusunda; dava dilekçe ekinde sunmuş oldukları protokol gereğince, takibe konu edilen senedin teminat senedi olduğu açıkça tespit edilmişken ve kambiyo takibine ilişkin başlatılan icra takibinin iptali gerekmekte iken yanlış ve hatalı şekilde açıklanan takibin durdurulması yönündeki kararın kamu düzeni gereği istinaf incelemesi ile bozularak takibin iptaline karar verilmesini, davalı taraf lehine takdir edilen vekalet ücretinin kaldırılmasını talep ettiği, istinaf süresinin gerekçeli kararın tebliği ile başlayacağı dikkate alınarak istinaf taleplerinin incelenmesini, kabul görmemesi halinde katılma yolu ile istinaf kanun yoluna başvurduklarını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir. Borçluların ek karara yönelik istinaf başvurusunda; yerel mahkemece 08.07.2021 tarihinde açıklanan kısa kararda, kararın gerekçesi tefhim edilmediğinden, gerekçeli kararın taraflarına tebliğ edilmiş olduğu 24.08.2021 tarihi itibari ile süresi içerisinde istinaf başvuru dilekçelerini mahkemeye 03.09.2021 tarihinde sunduklarını, buna rağmen yapılan başvurunun reddinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, asla kabul etmemekle birlikte taraflarınca yapılan istinaf başvurusunun reddi halinde dahi, 03.09.2021 tarihli dilekçelerinde de açıkça belirtildiği üzere katılma yolu ile istinafa başvurduklarının kabulü gerektiğini, Yerel mahkemece red kararı verilen dilekçelerinde de açıkça belirtildiği üzere taraflarınca yapılan başvurunun usul ve yasaya aykırı olarak tefhim tarihi esas alınarak reddedilmiş olması halinde dahi HMK md.348 uyarınca taraflarınca yapılan başvurunun katılma yolu ile istinafa başvuru olarak kabulü gerekmekteyken ve bu yöndeki taleplerinin açıkça dilekçeleri içinde yazılı olmasına rağmen mahkemece verilen kararda bunu ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmamış olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtilen nedenlerden ötürü İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir. Alacaklı istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, takibe konu senedin davacılar tarafından ödeme amacıyla verilmiş olup teminat senedi vasfı bulunmadığını, davacıların, İstanbul 25. İcra Müdürlüğü 2021/10841 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 05.04.2021 vade tarihli 100.000,00USD bedelli senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiklerini, huzurdaki davanın ve davacı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğunun ortada olup İK.170/a uyarınca “takibin iptaline” karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibe konu senedin, teminat olarak değil de, borcun ödeme aracı olarak düzenlenmiş olduğundan, kambiyo senedi niteliğini taşıdığını, bu doğrultuda davacı borçluya yöneltilen kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde hukuka ve usule aykırı yön bulunmadığını, davacıların taraf sıfatına yönelik iddialarının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davacıların borca itirazlarını ispata yeter hiçbir belgeyi mahkemeye sunamadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile;borçluların istinaf başvurusunun süresinde olmadığı açık ise de borçluların davalı alacaklının istinaf talebine dair katılma yoluyla istinaf hakkı olduğu ve istinaf dilekçesinde istinaf talebinin süresinde olmadığının kabulü halinde katılma yoluyla istinaf talebinin kabulü gerekeceğinin belirtildiğini buna göre mahkemece verilen ek kararın kaldırılması gerektiğini, alacaklı yönünden ise mahkemece her ne kadar taraflar arasında imzası inkar edilmeyen protokol kapsamında senedin teminat senedi olarak düzenlendiği kabul edilmiş ise de protokolde yer alan hükümler kapsamında senedin makine alımı için daha önce borçluya gönderilen ancak satışın gerçekleşmemiş olması sebebiyle iadesi talep edilen bedele ilişkin olduğu senedin ödenmesi ile borcun sona ereceği açık olduğundan senedin ödeme aracı olarak verildiğinin kabulü gerekeceğini belirterek alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacıların davasının reddi ile takip geçici durdurulduğundan alacaklı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, borçluların katılma yoluyla istinaf talebinin ise esastan reddine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlular temyiz dilekçesinde; itiraz ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md. 168, 169, 169/a, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçluların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.