7. Hukuk Dairesi 2013/12927 E. , 2013/20194 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara,hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre göre davalının aşağıdaki bendin kaps…
**7. Hukuk Dairesi 2013/12927 E. , 2013/20194 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara,hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili,müvekkilinin 2003 yılında davalı işveren yanında çalışmaya başladığını, Sulama birliği seçimlerinde yeni başkanın eski ekibi tasfiye etmek için yıldırma politikaları uyguladığını, üniversite mezunu muhasebe sorumlusu olan müvekkilini temizlik ve çay işlerine verdiğini, sık sık azarlanıp mesnetsiz olarak savunmasının alındığını, raporlu olduğu bir dönemde hukuka aykırı olarak 09/09/2009 tarihinde iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; görev değişikliğinin davacının tutumları nedeni ile ayrıca kabulü ile yapıldığını, hakkında 20 adet tutanak tutulduğunu, seçimlerden sonra Sulama Birliği personelinin hiç değişmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık talebe konu ücret alacağının davalı tarafça ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.