11. Hukuk Dairesi 2010/9398 E. , 2010/12912 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.05.2009 tarih ve 2007/333 - 2009/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı .... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyas
**11. Hukuk Dairesi 2010/9398 E. , 2010/12912 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.05.2009 tarih ve 2007/333 - 2009/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı .... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin toplam % 46 oranında nama yazılı hisse sahibi ortakları olduğunu, davalı şirketin 04.08.2001 tarihli olağan genel kurul kararı ile esas sarmayesini (200.000.000.000.-) TL'dan (500.000.000.000.-) TL'na arttırdığını, davalı şirketin yönetim kurulunun usulsüz yollarla diğer ortaklara rüçhan haklarını kullandırıp müvekkillerini azınlık durumuna düşürmeye çalıştığını, müvekkillerinin açtığı dava ile bu yönde alınan yönetim kurulu kararlarının iptal edildiğini, davalı şirketin bahse konu artırımın hem 1/4 hem de 3/4'lük kısımları ödenmeden 18.10.2003 tarihli genel kurul toplantısında esas sermayesinin (1.200.000.000.000.-) TL'na artırılmasına karar verildiğini ileri sürerek, TTK'nun 391 ve 392/1. maddeleri uyarınca 18.10.2003 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Nevşehir Ticaret Sicil Memurluğu vekili, dava dilekçesinde belirtilen mahkeme kararı ile sermaye artırımına ilişkin 04.08.2001 tarihli genel kurul kararının değil rüçhan hakkının kullanımına ilişkin 2002/6 ve 7 sayılı yönetim kurulu kararlarının iptal edildiğini, bu sermaye artırımının tamamının ödendiğini savunmuş; davalı şirket vekili, benzer savunmaların yanında, her iki sermaye artırımının da dava dışı Vakıflar Bankası A.Ş.'nin müvekkilinden olan (500.000) USD kredi borcunun tahsili amacıyla icra takibine girişilip müvekkilinin faaliyeti için zorunlu bulunan okul binasını sattırma tehlikesini önlemek amacıyla yapıldığını, davacıların halen dahi sermaye borçlarını ödemedikleri gibi bu dava ile müvekkilinin ekonomik yapısının bir kez daha sarsılmasına yol açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin 04,08.2001 tarihli sermaye artırımına davacıların iştirak ettikleri halde sermaye bedellerini süresinde ödemedikleri, bunun üzerine sermaye paylarının diğer ortaklara satılmasına dair 2002/6 ve 7 sayılı yönetim kurulu kararlarının alındığı, daha sonra mahkemece bu kararların iptal edildiği, bu durumda anılan payların diğer ortaklarca ödenmiş olsa da ödemelerin aslında yeni pay alma hakkı olmayan ortaklarca yapıldığından usulüne uygun kabul edilemeyeceği ve TTK'nun 391. maddesi uyarınca esas sermayenin tamamı ödenmediğinden sermaye artırımına dair 18.10.2003 tarihli genel kurul kararının da yok hükmünde olduğu, davalı şirketçe davacıların esas sermayenin artırım kararının batıl olduğunun tespitini istemelerinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğu savunulmuşsa da davalı şirketin de TTK'nun 406-408. maddelerine uygun hareket etmeden sermaye artırımını başka ortakların gerçekleştirdiğini ileri sürerek yeniden sermaye artırımına gitmesinin iyiniyet kurallarına uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.10.2003 tarihli sermaye artırımına ilişkin davalı şirket genel kurul kararının TTK'nun 391, 392/2. maddeleri uyarınca mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir. Kararı, davalı .... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı .... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.