11. Hukuk Dairesi 2022/2471 E. , 2023/6082 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi .... Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ka…
**11. Hukuk Dairesi 2022/2471 E. , 2023/6082 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi .... Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... numaralı "inciana 1995",.... numaralı "Güven Mantı" markaların ve ... numaralı "mantı tabağı" görselinin sahibi olduğunu, davalıların müvekkilinin ürünlerini gerçek dışı ifadelerle kötülediğini, müvekkilinin bayilerine, kendilerine bırakılan emanet dolaplarda başka ürün muhafaza ve satışını yasaklandığını, davalıların müvekkilinin tescilli markaları ve tescilli mantı tabak resminin basılı olduğu derin dondurucular içine kendi ürününü (dökme mantı) koyarak satış - pazarlama yaptığını, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 9 uncu ve 61 inci maddelerinde yasaklanan tarzda ilişkilendirilme ve karıştırılma yaratacak şekilde müvekkilinin tescilli markalarını kullandığını, bu şekilde tescilli marka ve logolara tecavüz ettiklerini ve haksız rekabette bulunduklarını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davacılara ve şirkete ait şirket ürünlerine vaki davalıların tecavüzün önlenmesine ve men'ine, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, 10.000,00 TL itibar kaybı tazminatının ve 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 17.10.2018 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 11.715,68 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... ve ...'ın ailesinin yıllardır Ankara'da kadayıf ve mantı üretim ve satış işini yapmaktayken 2016 Eylül ayında İstanbul'da ... adına "Polat Mantı" olarak mantı üretimi ve satış işlemine başlandığını, ürünlerin satış organizasyonu için ...'ın görevlendirildiğini, ...' a yardımcı olması amacıyla ...'in 01.11.2016 tarihinde işe alındığını, müvekkilinin davacının ürünlerini kötülemediğini, tescilli logo ve tescilli markalarını dolaplarında kullanmadığını, haksız rekabet içerisinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, ... no.lu yemek sunum şekli endüstriyel tasarımının ve 2011/88342 numaralı "Güven Mantı" markasının 35. sınıfta Güven Mantı ve Unlu Ev Mamulleri Ltd. Şti. adına tescilli olduğu, bu şirketin davacı şirket ile birleştiği, 2014/89305 numaralı "Güven Mantı+Şekil" markasının 35. sınfta ve 2014/89346 numaralı "inciana 1995+şekil" markasının 29,30,35,40,43. sınıflarda davacı şirket adına tescilli olduğu, davacı taraf tanıklarının dinlenildiği, davalı taraf süresinde tanık bildirmediğinden tanığını dinletmekten vazgeçmiş sayıldığı, davacı tarafça dosyaya sunulan ve izinsiz olarak kaydedildiği anlaşılan ses kayıtlarına delil olarak itibar edilmediği, davacı ...'nın davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, haksız rekabet nedeniyle zarara uğradığından davacı şirketle birlikte aktif taraf ehliyetinin bulunduğu, davacı vekilinin ön inceleme duruşmasında, marka ve tasarım haklarına tecavüz iddialarının davalıların markalarını kötülemelerine dayandığını beyan etmeleri nedeniyle, yalnızca haksız rekabet nedeniyle tazminat talepleri için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 09.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin, davacının marka kullanım hakkına tecavüz ettiğinin kabulü halinde davacının dava tarihi itibariyle davalı şirketten 11.715,68 TL tazminat alacağının olduğu, bu alacağın yasal faizi ile birlikte tahsili gerektiği, 10.000,00 TL itibar tazminat talebinin yerinde olmadığı, 500.000,00 TL manevi tazminatın takdire bırakıldığının bildirildiği, davacı tarftaki şirket birleşmesi nedeniyle her iki şirketin verilerine göre tazminat hesabı yapıldığı, davacılara ait tescilli markaların ve tasarımın davalıların ürünleri üzerinde kullanıldığına dair hiç bir delil elde edilemediği, davacı vekilinin de bu yönde bir iddiasının olmadığı, davalıların ürününün "Polat Mantı" markası ile satıldığı, ancak bazı satış noktalarında davacılara ait buz dolaplarında muhafaza edilerek satıldıkları tanıklar tarafından ifade edilmişse de, bu durumun satışı yapan iş yeri sahibinin sorumluluğunda olduğu, davalıların ürünlerinin bu işyeri sahiplerinin buz dolaplarında satılmasını talep ettiklerine veya bu şekilde satış yapılması için iş yeri sahiplerini zorladıklarına dair bir delil bulunmadığı, davalıların ürünlerini satışı yapacak olan iş yerlerine teslim etmek dışında başka bir konuda yetkilerinin bulunmadığı, bu nedenle davalıların davacılara ait marka ve ambalaj tasarımlarına tecavüz ettiklerine dair iddianın ispatlanamadığı, haksız rekabetin tespiti talebiyle yapılan incelemeye gelince, haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, davalılardan ...'in daha önce davacı şirkette çalışması nedeniyle müşteri bilgilerine vakıf olduğu, bu müşterileri ziyaret ederek davacıların ürünlerinde soya, sakatat ve kafa eti bulunduğu, kalitesiz olduğu, aynı olan ürünleri farklı fiyatlarla sattıkları, kendi ürünlerinin daha kaliteli ve ucuz olduğunu söyleyerek davacıların ürünlerini kötülemek suretiyle haksız rekabette bulunduğu, üretim yapan iş yerinin sahibi olan diğer davalıların da bu eylemlerden haberdar oldukları, bu eylemlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde tanımlanan haksız rekabet niteliğinde olduğu, davacıların aynı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zararının tazminini talep edebileceği, yine (e) bendi uyarınca manevi tazminat talep edebilecekleri, her ne kadar itibar tazminatı da talep edilmişse de, davalıların davacının ürünlerini taklit ederek veya markalarını kullanarak daha kalitesiz ürün üretip sattıklarının kanıtlanmadığı, davalıların eylemlerinin niteliği, yoğunluğu, davacıların ticari iş hacmi, faaliyetlerinin uzun yıllardan bu yana devam etmekte olmasına göre 20.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacıya ait tasarım ve marka haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının reddine, davalıların, davacıya ait ürünleri müşterilerine kötülemek suretiyle haksız rekabette bulunduklarının tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, kararın ilanına, davacının 10.000,00 TL itibar tazminatı talebinin reddine, 11.715,68 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 480.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalıların ispatlı haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle, müvekkilin bayi ve alt bayilerinden 204 bayiinin siparişlerini iptal ettiğini, 44 bayiinin sipariş azaltmış olduğunun tespitli olduğunu, bilirkişi raporunda ve müvekkilin satış rakamları üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin zararının 11.715,00 TL olmadığını, 244 bayiiden elde edilen ve edilebilecek gelirin engellenmiş olduğunun, satışın azalmış olduğunun bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, Mahkemece ticari defterlerde işli, resmi kayıtlarla belgeli masraf ve harcamalar fiili zarar adı altında istenmediğinden bahisle ve yoksun kalınan kârın gerekçesiz göz ardı edildiğini, hakkına tecavüz edilenin zararının yalnızca fiili kaybın değeri ile sınırlı olmadığını, marka hakkına tecavüzün önlenmesi için yapılan masraflar, mal veya hizmet pazarında pazar kaybı, istihdam edilenlere bu süreçte ödenen fazla paralar, zararın giderilmesi, telafi edilmesi için yapılan masraflar promosyon, reklam, imaj yenileme, imajı hatırlatma, karışıklığı kaldırma masrafları vs. fiili zarar kapsamında olduğunu, itibar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, market kamerası ile kaydedilen ses ve görüntü kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek reddedilen kısımlar yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin haksız rekabette bulunduklarına ilişkin belge ve bilgi bulunamadığını, sadece davacı tanıklarının anlatımları dikkate alınarak aleyhe hüküm tesis edildiğini, dinlenen tanıklar ile müvekkillerin bir ilgisinin bulunmadığını, bu kişilere karşı herhangi bir ürün satışı yapılmadığını, haksız rekabette bulunduklarının tespitine yönelik kararının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde, davacı müşterilerinin aranarak ürünlerin kötülendiği belirtilmişse de söz konusu aramaların kim tarafından yapıldığını bilinmediğini beyan ettiği halde davacıların hangi gerekçe ile müvekkili aleyhine dava açtıklarının anlaşılamadığını, müvekkileri Gülizar Polat ve ...'ın müşterilerle doğrudan diyaloğunun bulunmadığını, pazarlama işini yapmadıklarını belirterek aleyhe olan kısımlar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriği ve sunulan delillere göre davalıların ürünlerinde davacı tarafa ait markaların ve tasarımın kullanıldığının ispatlanamadığı, davalıların ürünlerini "Polat Mantı" adı altında sattıkları, her ne kadar davacı tarafın bayilerinde bulunan buzdolaplarında davalıların ürünlerinin muhafaza edildiği ileri sürülmüş ise de, bu hususun davacı ile dava dışı bayileri arasındaki bayilik ilişkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafından söz konusu iş yerlerindeki dolaplarda kendi ürünlerinin satılması hususunda davacının bayilerini zorladıklarına dair bir delilin de dosyaya yansımadığı, buna göre davacı tarafın markaya tecavüz iddialarının ispatlanamadığı, somut olay bakımından itibar tazminatının şartlarının gerçekleşmediği, dosya içeriğinden ve dinlenen tanık beyanlarından davalı tarafın eylemlerinin 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haksız rekabet olduğu, davacının bu yöndeki iddialarının ispatlandığı, davalıların eylemi haksız rekabet niteliğinde bulunduğundan davacı tarafın mezkur Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca maddi, (e) bendi uyarınca manevi tazminat talep edebileceği, 09.03.2018 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi istinaf denetimine de elverişli olup davacının, davalı tarafın haksız rekabet eylemi nedeniyle yoksun kaldığı kazancının, ihlal süresi dikkate alınarak 11.715,68 TL olduğu, hükmedilen manevi tazminat da eylemin ağırlığı ve ihlal süresi dikkate alındığında yerinde olduğu gerekçesiyle usul ve yasaya uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelen taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada tanık olarak dinlenen bir kısım tanıkların beyanlarının sıhhatini şüpheli kılacak vakaların olduğunu, bazısında duyuma dayalı tanıklık yapıldığını, bazısının ceza mahkemesinde verilen ifade ile çeliştiğini, bilirkişi raporuna göre davalı portföyünde gerçekleşen azalma ile müvekkilinin alakasının olmadığını, müvekkilinin davalının dolaplarını kullanmadığını, davacı ürünlerinin tümünün aynı kalitede olmadığının ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile ortaya konulduğunu, davacı ...'nın taraf sıfatının olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz nedeniyle tecavüzün tespiti, men'i, maddi tazminat ile itibar kaybı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi, 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 59 uncu maddesi. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 57, 74 üncü maddeleri. 4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 üncü maddesi. 5.İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin davalı yönünden 22.02.2023 tarihinde kesinleşen 26.05.2022 tarihli ve 2018/455 E., 2022/542 K. sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.