İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalılardan ... ...'ın annesi olduğunu, annesi olan ... ...'ın şirkette olan %20 hissesinin %1'er hissesini diğe…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1273 KARAR NO : 2025/1591 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/05/2024 NUMARASI : 2024/49 Esas - 2024/586 Karar DAVA: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalılardan ... ...'ın annesi olduğunu, annesi olan ... ...'ın şirkette olan %20 hissesinin %1'er hissesini diğer davalılar ... ... ..., ... ... ... ve ...'a devrettiğini, ... ...'ın devir işlemi yaptığı sırada fiili ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca devrin muvazaalı yapıldığını, yapılan devire göre ileride şirketin yönetim yapısının değişeceğini, bu nedenlerle davalı ... ... tarafından toplamda yapılan %3 hisse devrinin geçersiz olduğunun tespitine ve şirket pay defterine ... ...'a ait olduğu şekilde işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye hUkuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenlerle görev itirazının değerlendirilmesini, davanın esası yönünden de hissesini devreden ... ...'ın halen sağ olduğunu, kendi tasarrufunda olan hisse devrinin geçersizliğinin davacı tarafından ileri sürülemeyeceğini, bu nedenlerle davanın aktif husumet nedeniyle ve ayrıca davalı ... ...'ın akli melakelerinin yerinde olduğu ve vasi tayinine gerek olmadığına ilişkin İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi heyeti tarafından düzenlenen 02/02/2024 tarihli rapor ile sabit olması nedeniyle davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Her ne kadar davalı taraf mahkememizin görevsiz olduğuna ilişkin itiraz da bulunmuş ise de; taraflar arasındaki ihtilafın anonim şirkete ait hisse devrinin geçersizliğinin tespitine ilişkin olduğu, bu nedenlerle TTK 4.md gereğince davanın mutlak ticari dava olduğu değerlendirilerek göreve ilişkin itiraza mahkememizce itibar edilmemiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; hissesini devreden ... ...'ın davacının annesi olduğu, ... ...'ın halen sağ olduğu ve ilgili hakkında düzenlenen heyet raporuna göre vasi tayinini gerektirir engel bir durumunun bulunmadığı, halen sağ olan ... ...'ın diğer davalı kızlarına devrettiği hissenin geçersiz olduğuna ilişkin iddianın ancak hak sahibi tarafından ileri sürülebileceği, davacının sağ olan annesinin hisse devrine ilişkin tasarrufunun ehliyetsizlik veya muvazaa nedeniyle geçersizliğini ileri sürmesi bakımından aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı ve bu nedenlerle açılan davanın reddine , ..." karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde muvazaa iddiası yer aldığından, davacının huzurdaki davayı açma hak ve yetkisi bulunduğunu, mahkemenin red gerekçesine göre huzurdaki davayı sadece muvazaalı işlemi yapan davalı ... ...'ın açması gerektiğini, davacının muvazaalı işlemin tarafı olmayıp hukuki yararı olan üçüncü şahıs olması sebebiyle muvazaanın iddiasını ileri sürme hakkına sahip olduğunu, mutlak bir muvazaanın varlığı halinde bunu üçüncü kişilerin de ileri sürme hakkı bulunduğundan davanın esasının görülmesi gerekmekte iken mahkemece aksi görüşle hüküm kurulması tamamen usul ve yasaya aykırı olduğunu, nitekim anne ... ...'da aslında gerçek bir iradi işlem olmadığını, muvazaalı devir yapıldığını vasi davasında açıkça beyan ettiğini, bu yönüyle de muvazaalı bir hisse devrinin yapıldığını, Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/1167 E. sayılı dosyanın sonucu huzurdaki dava bakımından önemli olduğunu, mahkemece bu dosya bekletici mesele yapılmadan davanın reddine karar vermesi de dosyaya vakıf olmadığını, huzurdaki mahkemece de alınmış bir sağlık raporu bulunmadığından eksik inceleme yapıldığını, tüm bu açıklamalar kapsamında dosyasın esasına girilmeden tamamen yanlış gerekçeyle davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılamaların hızlı olması en büyük temennimiz olmakla birlikte, bu hızlılıkta usul hukukuna dair temel eksiklikten kaynaklanan karar verilmesi müvekkil adına hak kaybına sebep olduğunu, bu yönüyle de kararın kaldırılması gerektiğini, davalı taraf vekalet ücreti bakımından icra takibi başlattığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava konusu olan pay devri, iki tarafı ilgilendiren bir işlem olup sebepten bağımsız olduğunu, ne şirketi ne de şirketin diğer ortaklarını ilgilendirmeyen bir işlem olduğunu ancak davacı huzurdaki davayı açarken davalı ... ...'ın haricinde diğer davalılar ... ... ..., ... ... ..., ..., ... Karton Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne karşı da huzurdaki davayı açtığını, ancak davalılardan ... ... ..., ... ... ..., ..., ... Karton Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin pasif dava ehliyeti yani davalı sıfatı olmadığını, bu nedenle de ilk derece mahkemesi karar verirken bu hususu da dikkate alması ve davalı ... ... için aktif husumet nedeniyle reddine karar verirken, diğer davalılar yönünden de hüküm kurarak her bir davalı yönünden pasif dava ehliyeti olmaması nedeni ile davanın reddine karar verip, her bir davalı için tarafımıza ayrı ayrı karşı vekalet ücreti hükmetmesi gerektiğini ancak mahkemece bu hususun gözardı edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, anonim şirket hisse devirlerinin muvazaalı yapıldığı, hisseleri devredenin ehliyetsiz olduğu iddiası ile hisse devir sözleşmesinin iptali davasıdır.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı yönündeki ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı, davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.Davacının annesi davalı ... ... ... Karton San. Ve Tic. A.Ş.'de hisselerinde % 3 hissesine karşılık gelen 9.360 pay hissesinin, 3.120 pay hissesini ... ... ...'ya, 3.120 pay ... ... ...'a, kalan 3.120 pay hissesini ...'a devretmiştir.Davacı taraf, hisse devrinin muvazaalı olduğu ve annesi olan davalı ... ...'ın devir tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunmadığı iddiasıyla hisse deviri işlemlerinin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece dava aktif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Husumet taraf sıfatı olup, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Davacının dava konusu sübjektif hakla ilişkisi kurulamıyorsa aktif dava husumetinin (sıfatının) bulunmadığı kabul edilir. ... ... ile ... ... ..., ... ... ... ve ... arasındaki hisse devir sözleşmesinin iptali talebi açısından bu sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi konumundaki davacının tarafı olmadığı sözleşmenin iptali ve hükümsüzlüğünü istemekte aktif husumeti bulunmadığından mahkemece aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalılar vekillerinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvuru nedeninin incelenmesinde, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2.maddesi uyarınca; "Müteselsil sorumluluk da dâhil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davanın red sebebi tüm davalılar yönünden aynı olmakla, davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5--Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025