T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2666 KARAR NO : 2025/2718 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2020/... Esas, 2023/... Karar DAVACILAR :1-... - ... 2-... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... ... VEKİL…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2666 KARAR NO : 2025/2718 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2020/... Esas, 2023/... Karar DAVACILAR :1-... - ... 2-... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 08/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2025 Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.10.2023 tarih 2020/... Esas 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin çocuğu ...'nın 25/07/2018 tarihinde, ön yolcu koltuğunda bulunduğu, sürücü...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın kaza yapması sonucunda vefat ettiğini, kazanın oluşumunda müteveffanın kusuru olmadığını, kaza nedeniyle Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... E. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, kazaya karışan aracın davalı şirkette sigortalı olduğunu, kaza sonrası müvekkillerinin kızlarının desteğinden yoksun kaldığını, davalı ... şirketinin 129.051,00-TL kısmi ödeme yaptığını, ancak bu tutar ile müvekkillerinin hak edişi arasında fahiş fark olduğunu, farkın ödenmesi için başvurulduğu ve dönüş olmadığını, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... lehine 500,00 TL, ... lehine 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 2.000,00 TL olarak talep etmiş oldukları miktarı ıslah dilekçesi ile 200.814,70 TL'ye çıkararak ıslah etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 18.10.2023 TARİHLİ KARARI: 50.435,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...'na ödenmesine, 110.216,57-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...'na ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetinin 31.10.2019 tarih ve K-2019/İHK-... sayılı kesin hükümlü kararına ilişkin itirazlarını yerel mahkemeye bildirmelerine rağmen değerlendirilmediğini, uyuşmazlık hakem heyeti tarafından işlemiş yasal faizi ile birlikte belirlenen toplam 129.051,00 TL'nin ödemesinin yapılmış olmasına rağmen mahkemece bu tutarın ödemesinin dikkate alınmadığını, kazaya konu olay bakımından çevrede kazayı görüntüleyen kamera veyahut görgü tanığı bulunmadığından kabul edilen kusur oranının kabul anlamına gelmemekle birlikte en fazla %50 belirlenmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu kabul etse dahi tazminat hesabı yapıldığı taktirde en az %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kesin hüküm ve yeterli ödeme itirazlarıyla çelişmemek kaydıyla hesaplama yöntemi açısından da hükme esas alınmış aktüer raporunun denetime açık olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin kesin hükmün varlığına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili, davacılar tarafından aynı taleple Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılmış olduğunu, başvurunun kısmen kabulü kararı neticesinde davalılara ödeme yapılmış olup kararın kesinleşmesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, buna ilişkin her aşamada yapılan itirazların mahkemesince değerlendirilmemiş olmasının hatalı olduğunu savunmuştur. Dosya kapsamı incelendiğinde, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2019.E.20839 sayılı başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonucunda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulü ile anne ... için 65.110,18 TL, baba ... için 57.394,60 TL olmak üzere toplam 122.504,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının 31/10/2018 tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... kuruluşundan tahsiline karar verilmiş, davalı ... şirketi tarafından yapılan itiraz neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin 31.10.2019 tarih ve K-2019/İHK-... sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş olduğu, bu nedenle davalı ... tarafından 18/09/2019 tarihinde başvuruculara toplam 129.051,00 TL ödeme yapılmış olduğu, 19/09/2019 tarihinde başvurucuların ödeme nedeniyle protokol gereği feragat dilekçesi sundukları, Sigorta Tahkim Komisyonu'nca 31/10/2019 Tarihli kararla başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olduğu, hükmün taraflara tebliğ edildiği ancak taraflarca temyiz edilmemesi sonucunda kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ya da yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denilmekte olup dava şartları mahkemeye ilişkin dava şartları, taraflara ilişkin dava şartları ve dava konusuna ilişkin dava şartları olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı davanın, daha önceden esas hakkında kesinleşmiş bir hükmün olmamasının (kesin hüküm) HMK m.114/1-(İ) maddesinde dava şartı olarak kabul edilmiş olup bilindiği üzere dava şartları yargılamanın her aşamasında hakim tarafından resen dikkate alınması gereken bir durumdur. Kesin hüküm 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 303.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “(1)Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir....” Dosya arasında bulunan Sigorta Tahkim Komisyonunun 31/10/2019 tarih, 2019/20839 Esas- 2019/... Karar sayılı uyuşmazlık hakem kararı incelendiğinde, başvuranların ... ve ..., sigorta kuruluşunun ... olduğu, meydana gelen kazada davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın kazaya karıştığı, başvuru sahiplerinin beyanlarında 25/07/2018 tarihinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan kızları ...'nın vefatı nedeniyle maddi tazminat talebinde bulundukları, alınan aktüer bilirkişi raporunda anne ... için 65.110,18 TL, baba ... için 57.394,60 TL olmak üzere toplam 122.504,68 TL destekten yoksun kalma tazminatını hesaplamasının yapıldığı, 19/09/2019 tarihinde başvurucuların ödeme nedeniyle protokol gereği feragat dilekçesi sundukları, Sigorta Tahkim Komisyonu'nca 31/10/2019 Tarihli kararla başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup hükmün taraflara tebliğ edildiği, temyiz edilmeyen hükmün kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Tahkim Komisyonunun verdiği kararlar, mahkeme kararları gibi ilam niteliğinde olup; ilama konu alacak yeniden bir davaya konu edilemez. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/...K sayılı kararları; 11. Hukuk Dairesi 2013/... karar sayılı ilamı) 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesinde aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup dava şartı yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken bir husustur. Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 31.10.2019 tarih ve K-2019/İHK-... sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmekle taraflar yönünden davaya konu uyuşmazlık konusunda esas yönünden karar verildiği, davalı tarafça yapılan ödeme nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonu'nca 31/10/2019 Tarihli kararla başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup esasa yönelik verilen kararın kesinlemiş olduğu anlaşılmakla, HMK 114/1-i ve 115 maddeleri gereğince kesin hüküm gereğince maddi tazminat yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak davanın toplam 160.651,76 TL'lik miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş olması hatalı görülmekle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilince esasa ilişkin sair istinaf sebeplerinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davanın kesin hükmün varlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.10.2023 tarih 2020/... Esas 2023/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 3-a-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar harcından, peşin harç 54,40 TL ile 3.415,00 TL ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 3.469,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.854,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, b-)İlk derece mahkemesince 18.10.2023 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, 4-*Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, *Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri açısından; 7-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 8-Davalı tarafından yapılan 223,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 08/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.