T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1134 KARAR NO : 2025/1342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/735 KARAR NO : 2024/548 KARAR TARİHİ: 22/05/2024 DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti DAVA TARİHİ: 28/07/2023 KARAR TARİHİ: 26/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1134 KARAR NO : 2025/1342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/735 KARAR NO : 2024/548 KARAR TARİHİ: 22/05/2024 DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti DAVA TARİHİ: 28/07/2023 KARAR TARİHİ: 26/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatif hissesini dava dışı ...'dan devraldığını, kooperatife herhangi bir borcu olmadığı halde yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini öğrendiğini, bu nedenlerle ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatife borcu bulunduğunu, borcunu ödemesi için kendisine 2 haklı ihtar çekildiğini, 2 haklı ihtara rağmen borcunu ödememesi nedeniyle yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda ''....Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının borcundan dolayı ihracına konu edilen birinci ihtarnamenin TK 21.maddesine göre usulsüz olarak tebliğ edildiği (tebliğ mazbatasında haber verilen komşu isminin yazılmaması nedeniyle), ikinci ihtarnamenin ise davacıya tebliğ edilmeyip mercine iade edildiği, dolayısıyla ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının, iki haklı ihtar koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle yasal dayanağının bulunmadığı, usulüne uygun iki haklı ihtara dayanmayan ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline) '' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, kanuna uygun olarak davacının üyelikten çıkarıldığı, hiçbir aidatın ödenmediği, 15 yıldır davacının kooperatife uğramadığı , davacının kooperatife ödeme yapmadığı konusunda Küçükçekmece 4 Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada ikrarda bulunduğu belirtilerek mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. İhtarnameler:02.03.2011 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamede; kooperatifin yazılı ve sifai uyarılarına rağmen yönetim kurulunun 16.11.2010 tarih ve 505 sayılı kararlarına kooperatif ana sözleşmesinin 14. Maddesine göre, kooperatife olan 70.922 TL borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesi aksi halde ortaklıktan çıkarılacağı ihtar edilmiştir. 06.04.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede; Noter ihtarına rağmen aidat ödenmediğinden kooperatif ana sözleşmesinin madde 14/2 uyarınca yönetim kurulunca ikinci ihtar yapılır hükmü gereğince , iş bu 2 nci ihtarnamenin eline geçmesine müteakip 30 gün içerisinde yükümlülüklerin yerine getirilmesi aksi halde ortaklıktan çıkarılacağı belirtilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, 11.05.2011 tarihli yönetim kurulu kararı ile , davacının kooperatif ana sözleşmesinin 14. Maddesi hükümleri gereğince kendisine noter marifeti ile yapılan ihtarnamelere rağmen taahhütlerini yerine getirmediği gerekçesiyle ortaklıktan çıkarılmasına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Tebligatlar:02.03.2011 tarih ve 8482 yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliği amacıyla düzenlenen tebligatın , tebliğ zarfının incelemesinde, tebligatın iade edildiği tespit edilmiştir.06.04.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliği amacıyla düzenlenen tebligatın , tebliğ zarfının incelemesinde ise tebligatın çıkış merciine iade edildiği anlaşılmaktadır. Küçükçekmece 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/370 E sayılı dava dosyası:Davacı ... 'ın dava dışı... 'ya yönelik açtığı davada, davalı (...nın )500,000,000 TL (Beşyüzmilyon ) TL ödeme yaparsa başka hiçbir ödeme yapmadan davacıyı konut sahibi yapacağını söylediğini ve taahüt ettiğini ancak konutu ...'ya devrettiğini, bir süre sonra ise S.S. Bizimkiler Yapı Kooperatifi B tipindeki 1 adet konuta ilişkin üyelik hissesinin Bakırköy 7. Noterliğinin 12 Temmuz 1995 tarih ve ... yevmiye numaralı temlik belgesi ile davacıya devredildiği, davacının çabaları sonucunda davalının Bakırköy 7. Noterliğinin 12 Aralık 1995 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki taahhütname ile kooperatifin B tipi 1 adet üyeliği devrettiği ve buna karşılık daire maliyet bedeli olan 500.000 TL nin davacıdan alındığının noter huzurunda beyan edildiği, davacıya devredilen kooperatif üyeliğinin 1 adet konut teslimine ilişkin alacağın teminata bağlanması olduğu , davacının salt kooperatif üyeliğini satın almadığını, kendisine taahhüt edilen konuttan yararlanamadığından ecrimisil alacağı doğduğu belirtilerek, geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin tespit edilip 10/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, müvekkilin dava konusu olay nedeni ile kısmi felç geçirmesi ve eşiyle ayrı yaşamak zorunda kalması neticesinde yaşamış olduğu manevi çöküntü sebebiyle 50,000 Tl. Manevi tazminatın 12 aralık 1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi talep edilmiş ve mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verildiği , iş bu karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulduğu Uyap sisteminde yapılan inceleme sonucunda tespit edilmiştir. İstinafa konu edilen iş bu davada mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun, "ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz" başlıklı 16. maddesinde; "Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir. Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder." düzenlemesi yer almaktadır. Yine kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesine de yukarıda yer verilmiştir. Bilindiği üzere ortaklıktan çıkarmaya kural olarak genel kurul yetkilidir. Genel kurulun çıkarma kararı verebilmesi için yönetim kurulunun çıkarma teklifini genel kurul gündemine koyması ve genel kurulunda çıkarma kararı vermesi gerekmektedir. Bir ortağın ortaklıktan çıkarılması ancak ana sözleşmede açıkça gösterilen nedenlere dayanması halinde mümkündür. İşbu nedenle çıkarılma nedenlerinin açık ve net bir şekilde ana sözleşmede tek tek gösterilmesi gerekmektedir. Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebeplerin ana sözleşmede açıkça gösterileceği, ortaklarının ana sözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamayacağı ve ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulun ancak karar verebileceği, ana sözleşmenin çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere bu hususta yönetim kurulunda yetkili kılabileceği belirtilmiştir. Parasal yükümlülüklerinin 30 gün geciktirmesi üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığıyla yapılacak ihtarı takip eden 10 gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere 2. İhtarın yapılacağı ve 2. İhtarı takip eden bir ay içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır (bkz. Kooperatifler Kanunu, Coşkun Mahmut . Sayfa: 244Somut davada; öncelikle belirtilmesi gerekir ki, davacı hakkında verilen ihraç kararı usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı yönündeki mahkeme tespiti yerindedir. Zira iptal davası süresinin başlaması için kararın ortağa usulüne uygun olarak tebliği zorunludur.Ancak, aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatif de uzun süre kooperatife uğranılmaması, aidat borcunun bulunup /bulunmadığının takip edilmemesi durumunun üyeliğin sonra erdiğinin zımmen kabul edildiği hususu üzerinde durulması gerekmektedir.Bilindiği üzere, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatif de ortağın uzun süre kooperatife uğramaması (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 08.03.2005 tarih ve 2004/5800;2256 sayılı kararında davacının 5 yıl boyunca davalı kooperatif başvurusunun olmadığı, herhangi bir talepte bulunmadığı, davalı kooperatif ile hiçbir ilişkiye girmediğinin anlaşılmasına göre, 5 yıl bekledikten sonra davanın açılmasının TMK m. 2 maddesi kapsamında iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir) aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi dolayısıyla ortaklığın sona erdiğinin, zımmen kabul edildiği , diğer anlatımla üyelik haklarından zımmen vazgeçildiği, bu durumun eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı kabul edilerek işlem yapılmalıdır. (Yargıtay 23 HD 20.10.2011 T 882/1184, bkz. Kooperatifler Hukuku, Mahmut COŞKUN, S:181)Yine emsal mahiyette yer alan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/1477 E. 2021/1606 K. sayılı ilamda ''... Kooperatifler hukukunda “açık kapı” ilkesi mevcuttur. Bu kapsamda kooperatife üyelik için başvuru dilekçesi giriş iradesini yansıtan bir belge olmamasına karşılık fiilen aidat ödeyen yatırdığı aidatlar kooperatifçe kabul edilen genel kurullara çağırılan üye sıfatı ile hakkında bir takım işlemler yapılan örneğin konut kooperatifince yapılan kuraya katılan, adına bağımsız bölüm tahsis edilen, üye sıfatıyla yazışmalar yapılan bir kişinin kooperatif üyeliğinin mevcut olduğunun zımmen kabul edilmiş sayılabileceği gibi tam aksine, aidat ödeme yükümlülüğüne rağmen hiç aidat ödemeyen, genel kurullara çağrılmayan, ortaklık ilişkisini ortaya koyacak şekilde hiçbir işlem yapmayan, uzunca bir süre eylemli olarak kooperatifle hiçbir ilişki kurmayan üyenin de kooperatif üyeliğinin zımmen sona ereceği kabul edilmektedir.'' belirtilmektedir. Somut davada, davacının davalı kooperatif üyesi olduğu, üyeliğinin başlangıcında aidat ödemelerini yerine getirdiği, ancak daha sonra kendisine ulaşılamadığı ve aidat ödeme yükümlülüğünün yerine getirmesi amacıyla davalı kooperatif tarafından 02.03.2011 ve 06.04.2011 tarihlerinde ihtarname çıkarılmış ise de işbu ihtarnamenin davacıya tebliğ edilemediği ve davacının 11.05.2011 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılmasına ve 28.03.2012 tarihli genel kurulda davacı hakkındaki ihracın onaylanmasına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı üzere, davacının aidat ödeme yükümlülüğü bulunduğu, ancak uzun süre kooperatife uğramadığı, aidat borcu bulunup/ bulunmadığını takip etmediği ve iş bu nedenle üyeliğinin sonra erdiğini zımmen kabul ettiği yani eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça 28.07.2023 tarihli dava dilekçesi ile 28.03.2012 tarihli genel kurulun ortaklıktan çıkarılma kararı verilen üyelerin itirazlarının reddine ilişkin 8. Maddenin iptali istemli uyuşmazlığa konu edilen iş bu davayı açmasının TMK m. 2 de öngörülen iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği açıktır. İş bu nedenle ; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne dair karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalı kooperatif vekili tarafından sunulan istinaf başvurusunun kabulüne dair karar verilmiştir. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.İş bu nedenle; davalı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun ise kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/735 E. 2024/548 K. Sayılı 22/05/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2- Davanın REDDİNE, 3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,c-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,d-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderleri yönünden,a-Davalı tarafça yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,b-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafça yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,c-Davalı tarafından sarfedilen 1.947,00-TL (İstinaf karar ve başvurma harcı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Davacı tarafından sarfedilen 30,00 TL (posta masrafı) davacı üzerine bırakılmasına,d-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya karar kesinleştğinde ilk derece mahkemesince iadesine,e-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/11/2025