11. Hukuk Dairesi 2024/686 E. , 2024/8823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/126 Esas, 2023/1600 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/751 E., 2021/6 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetki
**11. Hukuk Dairesi 2024/686 E. , 2024/8823 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/126 Esas, 2023/1600 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/751 E., 2021/6 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çok tanınmış ... markalı ürünlerini uzun yıllardır dünya çapında ürettiği ve pazarladığını, müvekkilinin ... tescilli markalarının ve ... ürününe ait ticari takdim şeklini davalı dahil pek çok firma tarafından taklit edildiğini, müvekkilinin ... ürününü yeşil bir kapak ve mavi bir şişeden oluşan özgün iç ambalaj ile birlikte piyasaya sunduğunu, ambalajın 121691 sayılı tescili ile korunduğunu, tüketici nezdinde de sıkı sıkıya müvekkili ile bağdaştırıldığını, görüldüğünde doğrudan ... ile ilişkilendirildiğini, davalının etiketsiz olarak üretip satışa sunduğu mentollü merhem ambalajı ile müvekkilinin ... ibareli markalarını ve bu ürünlerin piyasaya sunuluş şekli, ambalaj tasarımı, şişe ve kapak şekli ile renk kombinasyonu ve dizayn özellikleri itibarıyla ... ürününe ait ticari takdim şeklini taklit ederek üretmekte/ürettirmekte ve satmakta olduğunu, bu şekilde davalının müvekkilinin faaliyetleri ve iş mahsulleri ile iltibas yaratarak haksız rekabette ve markaya tecavüzde bulunduğunu, müvekkilinin markalarına ve ürünlerinin itibarına zarar verdiğini, davalının mütecaviz fiillerini hali hazırda www.azizplastik.com.tr şirket resmi web sitesinde sürmekte olduğunu, bu web sitesinde dava konusu ürünün reklam ve satışını yaptığını, davalının sosyal medya hesaplarında da mütecaviz kullanım gerçekleştirdiğini, davalıya gönderilen ihtara rağmen haksız kullanıma devam edildiğini ileri sürerek, davalının eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine ve 100.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." ve "... vaporub" ambalaj ile birlikte sözcük markalarına dayandığını, davacının ambalaj markası olarak ürünün tüketiciye sunum şekli olan karton kutuyu değil bu karton kutunun içindeki ürünün saklandığı plastik kutu tasarımını dava konusu ettiğini ancak davacının bu kutuya ilişkin ne bir (üç boyutlu) kutu markası ne de bir tasarım tescil belgesinin bulunmadığını, müvekkilinin plastik kutu imalatçısı olup bir yan sanayi üreticisi olduğunu, http://www.azizplastik.com.tr internet sitesinde müvekkilinin ürün gamı, ürün çeşitleri ve ürünlerinde kendisine ait bir marka olup olmadığının net bir şekilde görüldüğünü, müvekkilinin "...” ve “... vaporub" markalarını kullanmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin taklit ettiği iddia olunan kutunun ayırt edici olmadığını, ürün kutularının 3 boyutlu marka olarak tescil edilebildiğini, davacının dava konusu kutuyu 3 boyutlu marka olarak tescil ettirmediğini, davacının kutu şeklinin ayırt edici özelliği olmayıp normal bir kutu olduğunu, sadece renklerin davacıya inhisarı hak tanımadığını, davacının karton kutunun içinde yer alan tüketici tarafından alırken görülmeyen ve sadece eczanelerde satılan bir ürün ile ilgili olarak tüketicinin, tüketiciye ürün dahi sunmayan müvekkili yerine davacıyı algılamasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde dava konusu markaya ilişkin sunulan örnek kararların tümünde ilgili kutuda davacının “...” ve “... VapoRub" markalarının kullanıldığını, oysa müvekkilinde böyle bir kullanımının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, itibar edilen 03.01.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere, davacı adına tescilli 121691 numaralı marka bakımından, davalıya ait plastik kavanozun marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, her ne kadar anılan markada dava konusu ürün ambalajı görseline yer verilmişse de bu görselin ayrıntılı olmadığı ve markada yer alan başkaca unsurların esas unsur olduğu, bu itibarla herhangi bir kelime/şekil markası ihtiva etmeyen davalıya ait plastik kavanozun davacının markasına tecavüz teşkil etmesinin söz konusu olmadığı, davalı tarafından üretilen ürünün, gerek ürün gövdesi gerek kapağın dışı gerekse içi yönünden davacıya ait ürünle benzer olduğu, davalıya ait ürün gövdesinde kullanılan rengin de davacıya ait ürün gövdesinde kullanılan renk ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, bu bakımdan tarafların ürünleri arasında iltibasın ve haksız rekabetin mevcut olduğu, davacı ürününün, iltibas teşkil eden plastik kavanoz haricinde aynca karton kutunun içerisinde ve eczanede ayrı bir stantta satışa arz edilmesinin haksız rekabet hâlinî ortadan kaldırmadığı, ancak davacının haksız rekabete dayalı olarak tazminat talep edebilmesi için davalının kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği, davacının tazminat talebinin manevi tazminattan ibaret olduğu, bu bakımdan 6102 sayılı Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi atfıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 58 inci maddesi hükmü gereği kişilik haklarının zarara uğradığını ispat etmesi gerektiği, bütün dosya kapsamından bu durumun sabit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkına tecavüz şartları oluşmadığından bu yöndeki talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının ürün ambalajı ile davacının ürün ambalajının ayırt edilemeyecek kadar benzer olması nedeniyle tarafların ürünleri arasında iltibasın ve haksız rekabetin mevcut olduğu, markaya tecavüzün söz konusu olmadığı, manevi tazminat şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile manevi tazminat taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin şimdilik incelenmesine gerek görülmeyen manevi tazminata, vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazları dışındaki sair itirazlarının; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Mahkemece, davalı tarafından üretilen ürünün, gerek ürün gövdesi gerek kapağın dışı, gerekse içi yönünden davacıya ait ürünle benzer olduğu, davalıya ait ürün gövdesinde kullanılan rengin de davacıya ait ürün gövdesinde kullanılan renk ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, bu bakımdan tarafların ürünleri arasında iltibasın ve haksız rekabetin gerçekleştiğinden bahisle haksız rekabetin tespitine karar verilmişse de, Dairemizin 04.02.2020 tarihli ve 2018/3939 E., 2020/880 K. sayılı kararında ve direnme kararı üzerine Hukuk Genel Kurulu'na intikal eden dava ile ilgili 21.06.2023 tarihli ve 2022/11-83 E., 2023/670 K. sayılı kararda yer verildiği üzere, davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerekmekte olup, farklı sektörlerde farklı faaliyetlerde bulunan taraflar arasında 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi anlamında bir haksız rekabetten söz edilemez. Öte yandan, ancak tescilli tasarım koruması ile ve sınırlı süre ile elde edilecek hukuki korumanın, haksız rekabet kuralları ile süre sınırsız olarak elde edilmesi de mümkün değildir. Bu sebeple davacının haksız rekabet iddiası yönünden de davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. 3.Bozma sebebine göre davacının manevi tazminata, vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine yönelik temyiz temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin manevi tazminata, vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri hâlinde ilgililere iadesine, 09.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.