11. Hukuk Dairesi 2024/2436 E. , 2025/864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2008/119 E., 2020/522 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırl
**11. Hukuk Dairesi 2024/2436 E. , 2025/864 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2008/119 E., 2020/522 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı bankanın şubesinde YTL ve USD hesaplarının bulunduğunu, müvekkilinin hesabında bulunan paraların usulsüz şekilde çekildiğinin belirlendiğini, sahte imzalarla iki ayrı kredi kullandığını, hesap hareketlerinin kontrolü ve bir kısım dekontların incelenmesinde, imzaların müvekkiline ait olmadığının ve paraların müvekkilince çekilmediğinin belirlendiğini, bu paraların çekilmesinde müvekkilinin yazılı veya sözlü talimatının bulunmadığını, müvekkilinin Dolar hesabından 13.05.2014 ile 18.03.2015 tarihleri arasında 530.675,00 USD, Türk Lirası hesabından ise çeşitli tarihlerde 107.000,00 YTL çekildiğini, ayrıca müvekkili adına 28.02.2005 tarihinde sıfır araç kredisi olarak 180.000,00 TL ile bilinmeyen bir tarihte 10.000,00 TL tüketici kredisi kullanıldığını, bankanın imza incelemesi, kimlik kontrolü gibi incelemeleri yapmaksızın hesaptaki paraları davacının rızası dışında üçüncü kişilere ödediğini, zararın tanzimi için ihtarname keşide edildiğini, bankanın gerekli kontrolleri yapmayarak usulsüzlüklerin yapılmasına olanak sağladığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 100.000,00 YTL'nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın eksi şube müdürü Füsun Salmayenli ile bir süre evli kaldığı .ve Tic.A.Ş.'nin sahibi ve davacının yakın ilişki içinde bulunduğunu, itiraz edilen işlemlerin şahısların bilgisi ve işbirliği dahilinde yapıldığı, iddiaların gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'in, nun yönlendirmesi ile nun eşinin Müdürlüğünü yaptığı davalı Yapı ve Kredi Bankası/nezdinde 13.05.2004 tarihinde Türk Lirası ve USD Mevduat hesapları açıldığı, davacının davalı banka nezdindeki TL ve USD hesaplarından 13.05.2004 ila 18.03.2005 tarihleri arasında toplamda 530.675,00 USD ve 107.000,00 TL çekildiği, davalı banka nezdinde hesapların açılmasında, taşıt kredisi, ihtiyaç kredisi ve kredi kartı kullanımında ve banka esi şube müdürü eşi etkin rol aldıkları, davacı ile'nun birlikte çalıştıkları, davacı hesabından para çekilişlerinin tarafından davacı adına imzalanan dekontlar ile yapıldığının gerek savcılık soruşturmasında gerekse ceza dosyasında yapılan yargılama ile sabit olduğu, davacının nun sahibi olduğu çalışanı olarak göründüğü, kredi kullanımında gelir beyanına ilişkin yazının da işbu şirket tarafından bankaya bildirildiği, banka eski şube müdürü 'nun sahte imzalı olan para çekiliş dekontlarını ve kredi işlemlerine ilişkin sözleşme ve diğer belgeleri bankayı temsilen imzaladığı, hesabın açılış ve kapanışı arasında geçen bir yıllık süre içinde davacının hesaptaki tutarın yüksekliği de dikkate alındığında yapılan işlemlerden haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu kapsamda davacının söz konusu işlemlerden sonradan haberi olduğu savunmasına itibar edilemeyeceği, davalı banka nezdinde davacı adı altında imzalanan tüm belgelerin tarafından sahte atılı imzalarla gerçekleştirildiği, işbu belgelerin davalı banka adına ile bir süre evli kalan vc aynı zamanda şube müdürü olan tarafından imzalandığı hususları gözönüne alındığında davacı ile nun işbirliği içinde hareket ettikleri, işlemlerin davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hesabından yapılan tüm para çekme işlemleri ile kullanılan kredilerden davacının haberdar olduğu ve bu işlemlerin davacının rızası ile gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bu nedenle yapılan işlemlerde davalı bankanın kusur ve sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin İlk Derece Mahkemesi tespit ve gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı banka nezdindeki hesabından bilgisi ve onayı dışında sahte imzalarla dava dışı kişilerce çekilen tutarların istirdatı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.