İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/07/2025 tarih ve 2023/1047 E - 2025/622 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı ...'a ait eşyaların bulunduğu, ...Mah. ... Sk.…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2334 KARAR NO: 2025/2493 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/07/2025 NUMARASI: 2023/1047 E. - 2025/622 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (TTK 1472 maddesine dayalı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/07/2025 tarih ve 2023/1047 E - 2025/622 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı ...'a ait eşyaların bulunduğu, ...Mah. ... Sk. No:.../... .../KAYSERİ adresindeki taşınmaza, ... tarihinde, taşınmazın bulunduğu caddeden geçen kanalizasyon hattının tıkanması neticesinde; tıkanıklığın açılması için belediye ekiplerince yapılan müdahale sırasında pis su giderinden pis suların geri teperek taşınmaza pis suların sirayet etmesi sonucunda sigortalı taşınmazda ve taşınmazın içerisinde bulunan eşyalarda maddi hasar meydana geldiğini, hasar dosyası kapsamında 36.126,92 TL ödeme yapıldığını, ödemeden sonra 05/07/2022 tarih-... sayılı yazı ile davalı idareye başvuru yapıldığını, idarenin reddettiğini, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyası ile takibe başladığını, davalı tarafın itirazda bulunduğunu, takibin durduğunu beyanla davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Yargı yolu itirazlarının bulunduğunu, görevli yolun idari yargı olduğunu, aksi halde görev itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını, idarenin sorumlu olmadığını, belirtilen tarihlerde olay konusu yerde idarenin çalışması olmadığını, arıza kaydı yapılmadığını, yapının projeye aykırı olarak depo niteliğinde kullanıldığı,çekvalf sistemi olmadığını beyanla davanın usulden reddini, aksi kanaatte esastan reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Atıksu Toplama Ve Uzaklaştırma Sistemleri Hakkında Yönetmeliğinin 13/4b4d maddesi gereği "Cazibeli deşarjın yapılacağı yerlerde deşarj kanalının taban kotu serbest düşmeye imkan sağlayacak şekilde, alıcı noktadaki en yüksek su seviyesinden daha yukarıda olacak şekilde tasarlanır. Bunun mümkün olmaması durumunda çekvalf kullanılır" hükmü gözetildiğinde çekvalf kullanılması tesisatlarda mecburi olmayıp kot seviyesine göre kullanılması gerektiği,hasarın meydana geldiği deponun rögar seviyesinin belediyeye ait deşarj kanal seviyesinden bir hayli yüksek olduğu bu halde çekvalf kullanılmasının zorunlu olmadığı gözetildiğinde davacının zararın meydana gelmesinde yada artmasında herhangi bir müterafik kusuru bulunmadığı,yine yapı ruhsatı, yapı kullanım izni ve mimari projesi bulunmayan binanın zemin katının dava dışı ... tarafından depo olarak kullanılmasında, davacının zararın meydana gelmesinde yada artmasında herhangi bir müterafik kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığından davalının sorumlu olduğu zarardan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Davanın kabulü ile, davalının Kayseri Genele İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Yargı yoluna ilişkin itirazlarının Yerel Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, davacı tarafın iddiaları doğrultusunda idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılması gereken tam yargı davasının konusu olup 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi gereğince idari yargıda ileri sürülmesi gerektiğini, huzurdaki davanın da itirazın iptali davası olduğu dikkate alındığında yargı yoluna itirazlarının doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu yöndeki itirazlarının reddi ile yargılama yapılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İcra ve İflas Kanununda belirtilen süre içerisinde davanın açılmamış olduğunu ileri sürmüş olmalarına ve hak düşürücü süreye ilişkin beyanlarına rağmen Yerel Mahkeme tarafından bu usuli itirazlarının da değerlendirilmediğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında, dosya kapsamından, 20/11/2021 veya 22/11/2021 tarihinde sigortalı işyerine su basması nedeniyle hasar meydana geldiği, hasarın nedeninin, ana cadde üzerindeki rögarın tıkanmasından dolayı bağlantı borusundan geri tepen pis sular olduğu, sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmamasının, davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, illiyet bağının kesilmediğinin belirtildiğini, söz konusu değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Atıksu Toplama Ve Uzaklaştırma Sistemleri Hakkında Yönetmeliği 13/4b4d maddesine göre çekvalf kullanılması tesisatlarda mecburi olmayıp kot seviyesine göre kullanılması gerektiği, hasarın meydana geldiği deponun rögar seviyesinin deşarj kanal seviyesinden yüksek olduğu bu halde çekvalf kullanılmasının zorunlu olmadığı gözetildiğinde davacının zararın meydana gelmesinde ya da artmasında herhangi bir müterafik kusuru bulunmadığının belirtildiğini, söz konusu değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında yapı ruhsatı, yapı kullanım izni ve mimari projesi bulunmayan binanın zemin katının dava dışı ... tarafından depo olarak kullanılmasında, davacının zararın meydana gelmesinde ya da artmasında herhangi bir müterafik kusuru bulunmadığının belirtildiğini, söz konusu tespitin hukuka aykırı olduğunu, davacı sigorta şirketi yapı ruhsatı olmayan binada bulunan ve depo olarak tescil edilmeyen dava konusu yeri sigortalamakla basiretli tacir gibi davranmadığından kusurlu olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından dayanak yapılan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede olay tarihinin ... olmasına rağmen Aralık 2021 fiyatları üzerinden değerlendirme yapıldığını, ayrıca dava konusu hasarın özetine dair belirtilen ürünlerin genel toplamının 33.306,90-TL olmasına rağmen genel toplamın 44.127,00-TL olarak belirtilmesinin bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkiye neden olduğunu, davacı sigorta şirketinin hangi tutarı esas alarak dava dışı sigortalıya 36.126,92-TL ödeme yaptığının belirtilmediğini, bu husus bilirkişi raporlarıyla da açıklığa kavuşturulmadığını, ayrıca zarar gören bir kısım eşyanın 8.000,00-TL karşılığında sigortalıya bırakıldığını, bu eşyaların satılarak gelir elde edilip edilmediğinin de tespit edilmediğini, Yerel Mahkemenin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurduğunu, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararının delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde İdareleri " ..." olarak adlandırılmış olup bu hususu da istinaf ettiklerini, Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne ve Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına İdareleri tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin kararı istinaf ettiklerini beyan ederek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1047 Esas, 2025/622 Karar sayılı 04/07/2025 tarihli ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Somut olayla benzer bir olay nedeniyle; Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2019/4037 Esas, 2020/1713 Karar sayılı ilamı ile rögardaki tıkanıklığın açılması için yapılan çalışma sırasında sigortalıya verilen zarardan çalışmayı yapan kurum sorumlu ve kusurlu bulunmuş olup, sigorta şirketinin rücu hakkının bulunduğunun belirtildiğini, yerleşik içtihatlara bakıldığında da, davalının yargı yoluna yapmış olduğu itirazların yersiz olduğunun sabit olduğunu beyan ederek davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, iş yeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı , davalı kurum tarafından ... tarihinde sigortalısının iş yerinin bulunduğu cadde üzerinde tıkanan kanalizasyon hattının açılması amacıyla yapılan müdahale sonucu kanalizasyondaki pis suların geri teperek sigortalısına ait taşınmazda biriktiğini bunun sonucu sigortalı iş yerindeki eşyaların zarar gördüğünü sigortalısına 08.06.2022 tarihinde 36.126,92 Tl ödeme yaptığını belirterek eldeki davayı açmıştır. Davalı ise ...tarihinde dava konusu bölgede çalışmasının olmadığını bu tarihte bir arıza kaydının bulunmadığını, davalıya ait iş yerinin ruhsatının bulunmadığını, hasar miktarının gerçeği yansıtmadığını davalının zarara uğrayan eşyalarının sovtaj bedelinin 8000 TL olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun TTK’nın 1472. maddesinin 1. fıkrasına göre; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücû ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarihli ve 37 E. 9 K. ve 17.01.1972 tarihli ve 1970/2 E.,1972/ 1 K. sayılı kararlarında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmakta iken, 31.03.1954 tarihli ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ise sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtildikten sonra 50. Maddesinde Zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu düzenlenmiştir. Davacı sigorta şirketinin sigortalısının 31.12.2021 tarihli ihbar dilekçesi incelendiğinde; ... tarihinde beyaz eşya depomuzda ana cadde üzerinde bulunan logarın tıkanmasıyla depomuz tamamen kanalizasyon atıyla dolmuştur." şeklinde ihbarda bulunduğu görülmüştür. Davacı sigorta şirketince sunulan eksper dosyası incelendiğinde; ... tarihinde ihbar yapıldığı ... tarihnde inceleme yapıldığının belirtildiği görülmüştür. Davalı taraf kendilerine kanalizasyon hattının tıkanıklığıyla ilgili ... tarihinde müracaat edildiğini müracaat üzerine 14:47 itibariyle ... numaralı iş emriyle ekiplerin saat 15:05 itibariyle işe başladıklarını 15:36 itibariylede tıkanıklığın giderildiğini ... tarihinde bir çalışmanın bulunmadığını yine aynı tarihte ... çağrı merkezimize bir arıza kaydının düşmediğini belirtmişlerdir. Mahkemece aldırılan 23.09.2024 tarihli kök ve 10.04.2025 tarihli ek raporda:Dava konusu olayın meydana geliş şeklinin; Davalı idarenin ana kanalizasyon hattına yüksek basınçlı vidanjörlerle müdahalesi sırasında dava dışı sigortalıya ait depoya suyun geri tepmesi sonucu depoda 10 cm yüksekliğinde pis suyun dolması şeklinde gerçekleşmiş olması halinde; sigortalı yapıya ait rögarın, ana kanalizasyon hattından daha yüksek seviyede olduğu, dolayısıyla yapıda inşaat tekniği yönünden bir aykırılığın olmadığı, ana yapının bahçesinde bulunan rögarda, geri tepmeyi önleyici çekvalf sisteminin bulunmadığı ancak... tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Atıksu Toplama Ve Uzaklaştırma Sistemleri Hakkında Yönetmeliğin 13/4b4d maddesi gereği dava dışı sigortalıya ait depoda çekvalf kullanılmasının kot seviyesine göre zorunluluk olmadığı, her ne kadar yönetmelik hükümlerinde çekvalf kullanma zorunluluğu bulunmamakta ise de bu düzenlemenin başlı başına binanın sahibinin geri tepmeyi önleyecek tedbirleri alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla meydana gelen olayda dava dışı sigortalı ile davalı idarenin müterafik kusurlu olduğuna, bu durumda Bilirkişilik Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince heyetimizce kusur oranına ilişkin bir değerlendirme yapılmasının mümkün olamayacağına, kusur oranına ilişkin belirlemenin Sayın Mahkemece yapılması ve bu kusur oranına göre hesaplama yapılması hususunda görevlendirilmemiz halinde zarar hesaplaması yapılabileceğine, Sigortalı binanın kendi pis su kolon tesisatındaki tıkanıktan kaynaklı olarak depoda pis su birikmesi meydana gelmiş olması durumunda ise davalı idarenin sorumluluğu bulunmayacağına," şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Davacı sigorta şirketi 6098 sayılı TBK 50. Maddesi uyarınca Zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu düzenlenmiş olup belediye tarafından ... tarihinde sigortalı taşınmaz önünde çalışma yapılmış olduğunun kabulü doğrultusunda davalının zararın meydana gelmesine neden olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece aldırılan 23.09.2024 tarihli kök ve 10.04.2025 tarihli ek raporlarda sigortalının zararın artmasına müterafik kusurunun bulunduğunun belirtildiği görülmüştür. Mahkemece bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Dairemizce yapılan değerlendirme sonucu davacı şirketin sigortalısının zararın meydana gelmesinde %25 oranında müteratfik kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı taraf sigortalısına 08.06.2022 tarihinde 36.126,92 TL ödemiş olup eldeki takip 11.08.2022 tarihinde başlatılmıştır. Davacı ödeme yaptığı tarih ile takip tarihi arasında faize hak kazanacaktır. Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin kabulü ile; "Davanın kısmen KABULÜ ile, Kayseri Genele İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasına başlatılan takibin takip tarihi itibariyle 27.095,19 TL asıl alacak 427,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.522,77 Tl üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine "şeklinde HMK 353/1-b-2 md uyarınca düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 2-HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğice KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/07/2025 tarih ve 2023/1047 E - 2025/622 K sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA, Düzeltilerek yeniden karar verilmesine, buna göre; 3-"1- "Davanın kısmen KABULÜ ile; 2- Kayseri Genele İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasına başlatılan takibin takip tarihi itibariyle 27.095,19 TL asıl alacak 427,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.522,77 Tl üzerinden devamına, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Alınması gereken 1.880,08 TL nispi karar ve ilam harcından, davacıdan alınan 449,99-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.430,09 TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 449,99-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 168,00-TL tebligat masrafı, 8,75-TL posta ve müzekkere masrafı, 9.000-TL bilirkişi ücreti, 4.000-TL keşif araç ücreti, 3.030,30-TL keşif harcı olmak üzere toplam 16.207,05-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesap edilen 11.972,19TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. maddesi uyarınca takdir olunan 27.522,77 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. maddesi uyarınca takdir olunan 9.735,47 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/red oranına göre hesap edilen 2.304,00 TL'sinin davalıdan, 815,25 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, " 4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde istinaf başvurusunda bulunan davalıya iadesine, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan 480,00 TL posta/tebligat gideri ile istinaf kanun yoluna başvuru harcı olan 1.683,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/12/2025