11. Hukuk Dairesi 2010/11203 E. , 2012/5290 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2010 tarih ve 2009/348-2010/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2010/11203 E. , 2012/5290 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2010 tarih ve 2009/348-2010/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket bünyesindeki 550.000 hissenin 544.000 hissesine sahip Cimya Turizm San. Ve Tic. AŞ nin davacının amcası olan ... tarafından temsil edildiğini, ...'nin 09/12/2008 tarihinde beyin kanaması geçirmesi sonrasında kendisine vasi tayini atanması için talepte bulunduklarını, 10/02/2009 tarihli şirket genel kurul toplantısında hazır olmadığı halde ... adına sahte imza atılarak işlemler yapıldığını, kararlar alındığını ileri sürerek; davalı şirketin mal varlığı üzerine tedbir koyulmasını, mal varlığının idaresi için davalı şirkete kayyım tayin edilmesini, batıl olan genel kurul kararı ile şirketi temsil ve ilzama atanan şahısların yetkilerinin durdurulmasını, 10/02/2009 tarihli genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların iptal edilmesini, genel kurulda alınan kararların butlanla geçersiz olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket ve ... vekili, davacının şirkete ortak olmadığını, ...'nin vasisi olmadığını, davacının ...'nin yeğeni olma dışında firmayla bağlantısının bulunmadığını, bu sebeple taraf sıfatının olmadığını, genel kurul toplantısında yapılan tüm işlemlerin usulüne uygun yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., genel kurul toplantısına Bakanlık komiseri olarak katıldığını, 22720 sayılı Komiser Yönetmeliğinin 5. maddesinin i bendi gereğince genel kurulda toplantıya ve ortaklara herhangi bir itiraz bulunmadığından kimlik kontrolü yapmadığını, yıl içinde yapılan görevlendirmelerle bir çok genel kurul toplantısına katıldığını, şirketi ve ortaklarını tanımasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar duruşmalara katılmamış, davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı, akli melekelerinde veya temyiz kudretinde yetersizlik bulunduğu iddia edilen ... adına mirasçı sıfatıyla hareket etmesinin davacıya bu davayı açma hakkını vermediği, TTK nın 381. maddesinde düzenlenen şirket genel kurul kararının iptali davasını açabilecekler arasında yer almayan davacının dava açma sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davacının açtığı davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.