12. Hukuk Dairesi 2013/16629 E. , 2013/23263 K. "İçtihat Metni" ESAS NO : 2013/16629 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından b
**12. Hukuk Dairesi 2013/16629 E. , 2013/23263 K.** **"İçtihat Metni"** ESAS NO : 2013/16629 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu şirket hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlu şirket tarafından şirketi temsile yetkili kişinin çeklerde ıslak imzasının bulunmadığı ileri sürülerek şikayette bulunulduğu ve takibin iptalinin talep edildiği görülmektedir. Mahkemece takip konusu çeklerde keşideci konumundaki borçlu şirketi temsile yetkili kişinin ıslak imzasının bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınmış, 05.09.2013 tarihli bilirkişi raporunda; "... iki adet çek üzerindeki münkir imzaların M.H.K ıslak imzalarından olmadığı, imzaların kaşe imzalar olduğu ..." belirtilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporu esas alınarak takibin iptaline karar verilmiştir. 6762 Sayılı TTK.nun 692/6. maddesine göre takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için; "... çeki çeken kimsenin (keşidecinin) imzasını " ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan sözedilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak öngörülmemiştir. 818 Sayılı BK. nun 14. maddesine göre ise, imza, üzerine borç alan kimsenin el yazısı olmak lazımdır. El yazısı ile atılacak imzanın şekli konusunda yasada hüküm bulunmamaktadır. Kişi, kendisine özgü belli karakterleri içeren sembolleri belirterek imza atabileceği gibi, ad ve soyadını bizzat el yazısı ile yazmak suretiyle de imza atabilir. Ancak borçlu, ad ve soyadını yazarken imza atmayı amaç edinmelidir. Somut olayda; borçlu şirketi temsile yetkili kişinin imzalarının kaşe imzalar olduğu anlaşılmaktadır. Borçlu şirket temsilcisinin elinden çıkmış ıslak imza bulunmaması nedeniyle yukarıda açıklanan imza unsurunu içermeyen takip konusu çekler, kambiyo senedi vasfını taşımamaktadır. Bu durumda mahkemece İİK.nun 170/a-2. maddesi gereğince istemin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, itirazın kabulü yönünde hüküm tesisi doğru değil ise de; karar alacaklı tarafından temyiz edildiğinden aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak İİK.nun 170/a. maddesinde öngörülmediği halde alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; anılan yanlışın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 12.09.2012 tarih ve 2011/2090 E. - 2012/1200 K. sayılı kararının hüküm kısmının (2) nolu bendinde yer alan "Asıl alacağın %20'si olan 7.200 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklindeki sözcüklerin silinerek karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.