12. Hukuk Dairesi 2023/6876 E. , 2023/4861 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 6…
**12. Hukuk Dairesi 2023/6876 E. , 2023/4861 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. bendinde; 'Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması” halinde bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği belirtilmiştir. Yine aynı Kanunun 362/1-c bendinde; Bölge Adliye Mahkemesinin, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verdiği kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Buna göre HMK’da Bölge Adliye Mahkemesine dosyayı asıl görevli mahkemeye gönderebilme salahiyetini de tanıyan görevle ilgili kesin karar verme ve uyuşmazlık çıkması halinde kesin olarak çözümleyen karar verme yetkisi tanındığı görülmektedir. Bu nedenle yasada görev hususunun en geç Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla çözümlenmesi sisteminin benimsendiği açıkça görüldüğünden görev hususunu inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı özellikle 362/1-c madde hükmü de gözetildiğinde temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmalıdır. Somut olayda; davacının ihtiyati haczin yeniden konulması istemine ilişkin şikayet istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, Aydın 1. İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, davacı-alacaklılar tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince yerel mahkeme kararı kaldırılarak “davanın görev nedeniyle usulden reddine” karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargıtayca incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, HMK’nın 353/1-a-3 ve 362/1-c bentleri gereğince kesin nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin REDDİNE, 11.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı: İcra ve İflas Hukukunun ana kaynağı İcra ve İflas Kanunudur. İcra ve İflas Kanunda açık hükmü bulunmayan hallerde icra ve iflas takiplerinin niteliğine uygun düştüğü oranda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri de uygulanır. (Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerinin İcra ve İflas Uyuşmazlıklarında Uygulanabilirliği (Prof. Dr. Ramazan Arslan Armağan. C-2. Ankara 2015 s. l835-1866) Bir özel görevli ilk derece mahkemesi olan icra mahkemesi kararlarına karşı da kanun yolları açıktır. İcra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolları bakımından İİK’nun 363,364,365,366 maddelerinde özel hükümler konulmuştur. 20 Temmuz 2016 dan itibaren icra mahkemesi kararlarına karşı gidilecek olan kanun yolları istinaf ve temyizdir. 5311 sayılı kanunlar değişik İİK 'nun 363. maddesi, değişiklik öncesi 363. maddesinin tersine icra mahkemesinin hangi kararlarına karşı istinaf yoluna kapalı olduğunu (yani icra mahkemelerinin hangi kararlarının kesin olarak verildiğini) düzenlemiştir. Bu düzenleme nedeniyle icra mahkemesinin İİK m.363 den ismen gösterilmemiş bulunan diğer kararlarına karşı istinaf yolunun açık olduğu anlaşılmaktadır. Anılan maddede sayılmadığı için icra mahkemesinin görev ve yetkisizliğe ilişkin kararlarına karşı da istinaf yolu açıktır. İstinaf sisteminde önce 5311 sayılı kanun değişikliği öncesi İİK'nun 363. maddesi temyiz edilebilecek kararlarını sayarken 2. sırada görev ve yetkisizliğe ilişkin kararları da saymıştır. Başka bir anlatımla istinaf sistemi öncesi veya sonrası İİK m. 363 hükmüne göre icra mahkemesinin görevsizlik ve yetkisizliğe ilişkin kararlarına karşı kanun yolu açıktır. İİK'nun 363. maddesi dışında İcra ve İflas Kanununda açıkça istinaf yolu kapalı (kesin) olduğu belirtilen kararlar için de istinaf yolu kapalıdır. Örneğin Kıymet takdirine ilişkin şikayetlerde icra mahkemesinin yetkisizlik kararı İİK'nun 128/a-son fıkrasına göre kesindir. Yine İİK'nun 134. maddesinin 7. fıkrasına göre ihalenin feshine ilişkin şikayetlerde icra mahkemesinin görevsizlik veya yetkisizlik kararlarının kesin olduğu yani istinaf yolunu kapalı olduğu düzenlenmiştir. İcra ve İflas kanunlarında yazılı bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere İİK'nun 363. maddesinde istinaf yolu kapalı haller arasında sayılmayan ve ayrıca yukarıda belirtilen özel hükümler uyarınca kesin olduğu düzenlenmeyen icra mahkemesinin görevsizlik veya yetkisizlik kararlarına karşı istinaf yolunun açık olduğu görülmektedir. Kanun koyucu icra mahkemelerinin görevsizlik veya yetkisizlik kararlarına karşı istinaf yolunu kapatmak istese idi bu kararları İİK 363.maddesinde istinaf yolu kapalı olan kararlar arasında sayar idi. İcra ve İflas Kanunu “temyiz"’ yolu ve başvuru ve incelemesi başlıklı İİK’nun 364.maddesinin birinci fıkrası" Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri kanunda belirtilen parasal sınırı geçen (İİK m.364/1 geçici md. 16) nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü düzenlemiştir. Bu madde hükmüne göre istinaf mahkemesinin kararını türüne veya konusuna göre bir ayrım yapılmaksızın, istinaf mahkemelerince verilen tüm nihai kararların parasal temyiz sınırını geçmesi kaydı ile temyiz edileceğini açıkça düzenlemektedir. Böylelikle istinafa başvurulabilecek tüm kararlara karşı temyiz sınırını aşmak konusu ile temyiz yoluna gidilebilecektir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özkan Sungurtekin Meral/Özekes Muhammet.İcra ve İflas Hukuku Ders kitabı, İstanbul 2012 s.59). Hangi istinaf mahkemesi kararlarının temyiz edilebileceği konusunda icra ve iflas kanununda açık bir hüküm bulunduğu ve bu nedenle öncelikle uygulaması gerektiği yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde açıkça anlaşılmaktadır. İİK'nun 366.maddesinin birinci fıkrası istinaf ve temyiz incelemeleri Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır” hükmü icra ve iflas kanununda hüküm bulunmayan durumlarda HMK'nın istinafı ve temyize ilişkin hükümleri uygulanır, şeklinde anlaşılmalıdır. Somut olayda ihtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince, ihtiyati haczin yeniden konulması istemi ile ilgili şikayette, icra mahkemesinin yetkisinin İİK’nun 266. maddesine göre takibe başladıktan sonra başlayacağı, henüz talep başlatılmadığından icra mahkemesince şikayetin görev nedeniyle usulden reddi yerine şikayetin esastan reddi yerinde bulunmayarak icra mahkeme kararını kaldırıp şikayetin (davanın) görev nedeniyle usulden reddine karar verildiği, bu kararın temyiz konusu yapıldığı görülmektedir. Bu karar yukarıda açıklandığı üzere İİK'nun 364/1 fıkrasına göre temyiz yolu açık bir karar olup işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi görüşünde olduğumdan çoğunluğun İİK'nun 364. ve HMK'nın 366 maddelerinin göndermesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararına HMK’nın 353/1 -a3 ve 362/1-c maddeleri gereğince kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile HMK nın 352 maddesi gereğince temyiz talebinin reddine ilişkin Dairenin çoğunluk kararına katılamıyorum.