T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/490 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/517 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/150 E…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/490 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/517 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/150 E - 2023/343 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 17/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı adına düzenlenen 21/07/2020 tarihli, BAĞ2020000000007 numaralı, 403.088,00 TL bedelli faturadan kaynaklı bakiye 330.000,00 TL alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu edilen fatura içeriğindeki mallar ile müvekkili şirkete e-mail ile daha önce gönderilen aynı tarih, aynı numara ve aynı bedelli faturada yazılı malların farklı olduğunu, iki ayrı fatura bulunması nedeniyle usulsüzlük bulunduğunu, bu nedenle takibe konu faturanın ispata elverişli olmadığını, 29/01/2021 tarihinde müvekkili tarafından iade faturası düzenlendiğini, faturaya konu malların teslim edilmediğini, takipte yasal faiz talep edilebileceğini, müvekkilinin borçlu değil aksine alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece verilen kararın usulüne uygun gerekçe içermemesi nedeniyle geri çevrilmesi üzerine verilen ek kararla, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen aynı tarihli ve seri numaralı olan ancak teslime konu malzemelerin farklı olduğu 2 adet fatura olduğu, faturalardan birinin davalıya mail olarak gönderildiği ve bu fatura üzerinden icra takibi başlatıldığı, bu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının kendisine mail olarak gönderilen ve icra takibine konu edilen faturaya süresi geçtikten sonra iade faturası düzenlediği, bu faturayı ticari defterlerine işlemediği, bu durumda davalının süresinden sonra iade faturası düzenleyip ticari defterlerine de işlemediği, fatura konusu ve icra takibine konu edilen malların tesliminin davacı tarafından ispatlanamadığı, davacı tarafından GİB sisteminden düzenlenen e-faturanın ise taraflarca vergi dairesine BA-BS formu ile bildirildiği, ancak bu faturanın icra takibine dayanak olmayıp dava konusu edilen fatura olmadığı, çünkü takibe dayanak ve dava konusu fatura içeriğinde davalıya teslimi ileri sürülen malların farklı olduğu, bilirkişi raporlarında, e-fatura mükellefleri tarafından düzenlenecek fatura numaraları ve düzenleme saatinin GİB sistemi üzerinden otomatik olarak verilmesi nedeni ile e-arşiv sistemine girilerek onaylanmış olan işlemler nedeniyle oluşturulan e-fatura numarası ile aynı seri numarasında fatura düzenlenmesine GİB tarafından izin verilmediği ancak GİB sistemine girilmiş ve onaylanmamış işlemler için yeniden bilgi girişi yapılarak, fatura oluşturulup onaylanmasının her zaman mümkün olduğu, yani dava konusu icra takibine dayanak yapılan faturanın davalıya mail yolu ile gönderilen fatura olup, her iki tarafça Vergi Dairesi'ne bildirilen ve GİB sisteminden bulunan e-fatura olmadığı, her iki faturanın içeriğine konu malların farklı olması nedeni ile icra takibine dayanak edilen ve davalıya mail yolu ile gönderilen faturanın da davalı tarafından kabul edilmemesi, bu konuda iade faturası düzenlenmesi ve davalının ticari defterlerinde bu faturanın kayıtlı bulunmaması nedeni ile icra takibine dayanak faturaya konu malların davalıya teslimi hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin atıfta bulunduğu bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerine göre 343.227,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, bu tespite rağmen davanın reddi kararının yerinde olmadığını, raporda davalının GİB sistemi üzerinden oluşturulan kayıtlara göre BA formunu verebildiğinin açıklandığını, takipte usulsüzlük bulunmadığını, davalının malların teslim edilmediğini iddia ettiğini, süresinden sonra iade faturası düzenlediğini, faturanın davalı tarafından BA formu ile bildirildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 10.İcra Müdürlüğünün 2021/797 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 20/01/2021 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 21/07/2020 tarihli, 403.088,00 TL bedelli faturaya dayalı bakiye 330.000,00TL asıl alacağın alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda, davacının takibe konu ettiği 21/07/2020 tarihli, 403.088,00 TL bedelli faturanın GİB sisteminde kayıtlı olduğu, GİB sisteminde kayıtlı olan bu faturanın davacı tarafından BS, davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği ve davacının ticari defterlerine kaydedildiğinin tespit edildiği, davalı tarafın e-mail yoluyla aynı tarih, aynı numara ve aynı bedelli faturanın gönderildiğini ancak içerikleri farklı olduğundan ikinci bir fatura bulunduğunu iddia ettiği ve e-mail yoluyla gönderildiğini iddia ettiği fatura örneğini dosyaya sunduğu, sunulan fatura örneği ile takipteki faturadaki malların farklı olduğu, her nekadar davalı ticari defterleri incelenmek suretiyle aynı bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda, davalıya e-mail yoluyla gönderilen fatura ile takipteki faturanın aynı olduğu ve bu fatura ile GİB sisteminde kayıtlı faturanın içerdiği mallar itibariyle farklı olduğu tespitine yer verilmiş ise de, takipteki fatura ile davalıya e-mail yoluyla gönderilen faturanın farklı fatura olduğu dosya kapsamı itibariyle açık olup rapordaki hatalı tespitin dikkate alınmayacağı, davalıya e-mail yoluyla gönderildiği iddia edilen faturanın GİB sisteminde ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, takibe konu olan faturanın ise GİB sisteminde kayıtlı olup davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, davalının ticari defterlerine kayıtlı olduğu ve davalının ticari defterlerine göre davacıya borçlu olduğu hususları dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davalıya e-mail yoluyla gönderilen fatura ile takipteki faturanın aynı olduğu ve bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile davanın kabulüne ve faturaya dayalı alacağın likid olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/150 Esas, 2023/343 Karar ve 05/05/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a-Davanın KABULÜNE, Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2021/797 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile, 330.000,00 TL asıl alacak üzerinden takipteki şartlarla takibin devamına, b-İİK'nun 67/2 maddesi gereğince hükmedilen alacağın %20' sine karşılık gelen 66.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, c-Alınması gerekli 22.542,30 TL karar ve ilam harçtan peşin alınan 3.985,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.556,72 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, d-Davacı tarafça yapılan 3.985,58 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.053,38 TL harç gideri ile tebligat, posta gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.963,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, e-Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 52.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca sarf kararı hazırlanmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, g-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalanının talep halinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-İstinaf Kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan peşin harcın talep halinde yatırana iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, 17/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."