7. Hukuk Dairesi 2022/4940 E. , 2023/6401 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/685 E., 2021/1225 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/233 E., 2020/24 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan r
**7. Hukuk Dairesi 2022/4940 E. , 2023/6401 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/685 E., 2021/1225 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/233 E., 2020/24 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin G.O.P Bulvarında bulunan Uğur Apartmanının en üst katında 2 dairesinin bulunduğunu, müvekkilinin kendi evinde oturmak istese de apartman yönetimi yüzünden yılladır bunu gerçekleştiremediğini, müvekkiline ait dairelerin bulunduğu en üst katların yağmur ve güneş enerji sistemlerinin akıttığı, suların çatıdan akması nedeniyle yıllardır kullanamadığını, evinin ve içindeki eşyaların kullanılmaz hâle geldiğini, apartman projesinde asansör sistemi olmasına rağmen apartman yönetimi tarafından asansörün gerekli bakım ve onarımları yapılmadığından kullanılamaz hâlde olduğunu, ayrıca kalorifer sisteminin de çalışmadığını, gayrimenkulünü satmak istemiş ise de çatının akması, kaloriferin çalışmaması ve asansör sorunu yüzünden uygun fiyatlara rağmen satamadığını, kiraya veremediğini, yönetimin Kat Mülkiyeti Kanunu'nda bulunan yükümlülüklerini kasıtlı olarak yerine getirmediğini, müvekkilinin maddi zararlarının yanında manevi olarak da yıprandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar dava konusu taşınmazda merkezi fuel-oil ısıtma sistemi bulunmakta ise de, teknik bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere sistemin gerek ekonomik, gerekse teknolojik olarak tercih edilen bir sistem olmaması, binanın doğalgazlı sisteme geçmiş olması, eski sisteme dönmenin masraflarının taraflarca katlanılacak dereceden fazla olmasının anlaşılması karşısında, bu konuda gerek kat maliklerine gerekse yöneticilere atfı kabil bir kusur bulunmadığı, ayrıca ana yapının imar projesinde ve yönetim planında asansör sisteminin olmaması, asansör sisteminin kurulması için ise kat maliklerinin 4/5'inin yazılı rızasının alınması gerekmesi, binanın mimari projesinde asansörün oluşu; ancak tarafların bu hususta yazılı rızasının olmaması, keza çatıdan sızan su etkisi ile meydana gelen herhangi bir zarar tespit edilememesi nedeniyle davacı taleplerinin yerinde bulunmadığı, davacının ilk taşınmazı satın aldığı 2009 tarihinden öncesinde ve sonrasında merkezi kalorifer sisteminin kullanılmaz hâlde olup bir fark bulunmadığı, satım tarihinden önce ve hâli hazır mevcut olan durum aynı olduğundan maddi bir zararın oluşmayacağı, bu hâli ile tazminata hükmedilmesinin davacı açısından sebepsiz zenginleşme oluşturacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin gayrimenkulde 1995 yılından bu yana oturduğunu, tapuyu sonradan oğlundan aldığını, müvekkilinin çatısının akmasından, asansörün projede olmasına rağmen 2003 yılındaki yangından sonra çalışmadığından dolayı maddi veya manevi zarara uğramadığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Tokat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/9 D.İş sayılı dosyası ile yaptırılan tespitte evin içerisindeki zararların tespit edildiğini, müvekkilinin taleplerine rağmen çatısının onarılmadığını, müvekkilinin kendi imkanları ile çatıyı onardığını, ancak diğer ev sahiplerinin çatıyı uygunsuz kullanmaları nedeniyle çatının sürekli zarar gördüğünü ve hâlen daha görmeye devam ettiğini, müvekkilinin yapmış olduğu onarım ve tadilatlar sonrası sunulmuş olan raporda herhangi bir hasarın bulunmadığı, çatının akmadığı yönünden rapor düzenlendiğini, hasarın büyük bir kısımının müvekkili tarafından giderildiğinden bahsedilmediğini, ayrıca apartmanda oturan diğer maliklerin müvekkilinin kendi evinin terasını ortak alan olarak kullandıklarını, davalıların eylemleri ile müvekkili davacının evinde oturamaması, başka birine satamaması, kiralayamaması, apartmanın yağmur ve güneş ısıtıcısı suyundan dolayı zarar görmesine rağmen maddi zararının giderilmemesi arasında illiyet bağının mevcut olduğunu, davalıların eylemleri nedeniyle müvekkiline ait olan taşınmazın değerinin her geçen gün düştüğünü, müvekkilinin kendi evi olmasına rağmen başkasının evinde kaldığını, bu nedenle hem maddi hemde manevi olarak baskı altında kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazda kat irtifakı kurulmadığı, kat mülkiyetinin de bulunmadığı, çekişmeli yerin kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmayan yerlerde kaldığı belirlendiği takdirde paylı mülkiyet hükümleri gözönüne alınarak bir karar verilmesi gerektiği, TMK’nın 694 üncü maddesi gereği paylı mülkiyetten doğan veya paylı malı ilgilendiren yönetim giderlerinin, vergiler ve diğer yükümlülüklerin, aksine hüküm bulunmadıkça paydaşlar tarafından payları oranında karşılanacağı, payına düşenden fazlasını ödemiş bulunan paydaşın, diğerlerine payları oranında rücu edebileceği, davacı tarafça davaya konu binaya bir takım masraflar yapıldığı, kullandığı dairesinde değer kayıpları olduğu ve diğer zararları olduğu iddiasıyla maddi tazminat istenmiş ise de davacının zararını ve paylı mülkiyete konu binaya masraf yaptığını ispatlayamadığı, dosyaya bir takım fatura ve belgeler sunmuş ise de bu belgelerin dava tarihinden sonra yapılan masraflara ilişkin olduğu, dava tarihinden sonra yapılan masraflar var ise başka davanın konusu olacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtirek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK’nın 694 üncü maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 694 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.