7. Hukuk Dairesi 2013/14327 E. , 2013/21099 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki ben…
**7. Hukuk Dairesi 2013/14327 E. , 2013/21099 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, 06/03/2004 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, işyerinin ihale ile iş alan bir firma olup hastanenin temizlik işlerini yaptığını ve 5 yıldır bu işyerinde çalıştığını, emeklilik süresi dolduktan sonra işveren tarafından iş akdinin 30/01/2009 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı Bakanlık savunmasında; davacının davalı idarenin değil şirketin işçisi olduğunu, temizlik hizmet işinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. Maddesi anlamında yardımcı ve alt işverene verilebilecek işlerden olup asıl işveren-alt işveren ilişkisinde şirketin yönetim hakkının tamamen kendisinde olduğunu, çalıştıracağı işçiyi kendisinin belirlediğini, sözleşmesinin bir yıllık olduğunu, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı Şirket savunmasında; davacının şirkette bir ay çalıştıktan sonra emekli olduğunu, kusurlarından kaynaklanan herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davacının hak ve alacağının bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin yapılan tebliğe rağmen herhangi bir beyanda bulunmadığı ve delil sunmadığı, davalı Bakanlık vekilinin ise davanın süresinde açılmamış olması nedeniyle zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkili idarenin değil şirketin işçisi olduğunu iddia ettiği, dinlenen davacı tanıklarının birbirine uyumlu beyanlarında davacı işçinin emekli olarak işten ayrıldığını beyan ettikleri; tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde hizmet akdinin davacı işçi tarafından emeklilik nedeni ile feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... Şirketi vekili bu nedenle açıkça temyize gelmekle, davacının ihbar tazminatı talebinin reddedilmesine rağmen davalı şirket yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı HMK.nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasına yeni bir bent olarak;