T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/444 KARAR NO:2026/541 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAH. TARİHİ:25/04/2025 NUMARASI:2025/362 Esas - 2025/378 Karar DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ:15/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAV…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/444 KARAR NO:2026/541 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAH. TARİHİ:25/04/2025 NUMARASI:2025/362 Esas - 2025/378 Karar DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ:15/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Konkordato talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Davacıların ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 vd. maddeleri gereği davacı hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede şirketin mali durumunun rayiç bilançoya göre, şirketin 30.11.2024 tarihli rayiç özkaynakları ( - ) 245.950.610,10 TL olduğu, yani şirketin rayiç değerlere göre de borca batık durumda olduğu, ön proje mali verileri ve proforma gelir tablosuna göre hedeflerine ulaşamadığı, ön projede konkordato teklifinin kabulü halinde borçlarının % 70'ini faizsiz olarak ödemeyi teklif ettiği, ancak geçici mühlet tarihinden rapor tarihine kadarki süreçte komiserlerce yapılan incelemede şirketin faaliyeti, ön projesi incelenmiş ve mali verileri ile yapılan karşılaştırma neticesinde şirketin Konkordato Projesinin uygulanabilir olmadığı kanaatine varılmış olduğu anlaşıldığından şirketin iflasına karar verilmiştir. Davacı borçlu gerçek kişi ...'in ise konkordato projesinde şahsi olarak kaynak göstermediği borçların ilgili şirketlerin projeleri kapsamında ödeneceğini ve kefillikten kaynaklı olarak borçlarından her iki şirket yönünden ödemelerin yapılması suretiyle kurtulabileceğinin belirtildiği, davacı borçlu ...'in konkordato talebinde bulunan ... Şirketi'nin %50 oranında hissedarı olduğu, şahsın borç ödeme taahhüdünde bulunmadığı, kefaletten kaynaklı borçların ... Şirketi'nin konkordato projesi çerçevesinde ödenmesini hedeflediği, bu anlamda konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynağı, mal varlığı ve özgün bir projesinin bulunmadığı dolayısıyla borçlunun ayrı bir konkordato kaynağının olmadığı görüldüğünden projesinin uygulanabilir olmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle,"Davacı, ... Şirketi'nin İİK'nun 292.maddesi uyarınca bu gün yani 25/04/2025 günü, saat 10:55 itibariyle İFLASINA, Davacı ... yönünden davanın reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Davacı şirketin konkordato projesine ana kaynak teşkil eden çeklerin şirketten kaynaklanmayan sebeplerle tahsil edilememesi hususunun göz ardı edilerek iflas kararı verildiğini, her ne kadar davacı şirketin karlılık hedefini tutturamamış ve kaydi değerlere göre borca batıklık tespit edilmiş ise de; davacı şirkete kesin mühlet verilmesi ve alacaklıları tarafından projenin desteklenmesi halinde ticari faaliyetine devam edebileceğini ve iflasa göre tüm alacaklılarına daha fazla ödeme yapabilecek durumda olduğunu, davacı şirket, ilk derece mahkemesinin ara kararı doğrultusunda bankalarda olan ve davacı şirkete iadesine karar verilen çekleri tahsil edebilmiş olsaydı, ihtiyacı olan tedarikleri sağlayıp, ticari faaliyetine devam edecek ve hedeflediği karlılığı tutturabileceğini, fakat raporlarda bu hususlara yer verilmediğini, projelerde gelecek çeklerin kaynak olarak gösterildiğini, bu kaynağın gelmemesinin de davacı yanın sorumluluğunda olmadığını, ... yönünden ise; davacının aktif olarak çalışmaya devam ederek şirketlerin kârlılığını arttırmaya destek verdiğini, kesin mühlet verilseydi borçlarını ödeyebilecek duruma geçebileceğini, bu sebeple...Şirketi ile birlikte ... yönünden verilen kararın da kaldırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir.İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki (Ataşehir/İstanbul) asliye ticaret mahkemesi yetkilidir.Somut olayda dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. HMK'nın 74 maddesi, 114/1.f bendi ve TBK'nın 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletname ile talep eden vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Davacılar hakkında 28/11/2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği ve iş bu mühletin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 26/02/2025 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına dair karar verildiği anlaşılmaktadır.Davacı şirket yönünden sunulan ön projede; 31.10.2024 tarihi itibariyle kaydi değerler üzerinden öz kaynağının (-) 6.975.057,88 TL ve borca batık olduğu, rayiç değer üzerinden öz kaynağının (-)246.059.196,59 TL olduğu, konkordato projesinin tenzilat-vade konkordatosu olduğu, teklifle borçların %70 inin ödenebileceğinin öngörüldüğü, şirketin 20.548.954 TL imtiyazlı borcu bulunduğu, konkordatonun onay ve tescil edilmesi kararının müteakip ayda bir ödemeli 32 eşit eşit taksit şeklinde ödeneceği belirtilmiştir.Davacı gerçek kişi yönünden sunulan ön projede; şirketin % 50 hissedar olduğu, borçlu şirketlerin ödemeleri planlanmış olup, şirket hissedarı olan davacının bu projelere destek sağlayacak ilave bir kaynağı bulunmadığı, davacının bütün malvarlığını ortak olma ve sermaye artışı sürecinde şirkete aktardığı, proje borçlarının ödenmesi için yönetimde bulunarak tecrübesi ve bilgi birikimi ile projeye sağlayacak olup, şirkete ek olarak olabilecek maddi kaynağı bulunmadığı belirtilmiştir.Geçici Konkordato Komiser Heyetinin 5 aylık geçici mühlet nihai raporunda; davacı şirketin 28.02.025 tarihli kaydi öz varlığı (-13.140.220,62 TL ) ile rayiç bilanço uyarınca öz kaynaklar toplamı (-245.950.610,00 TL) uyarınca borca batık olduğu, bu döneme ilişkin net zararının (-)3.236.189,92 TL olarak tespit edildiği, proforma gelir tablosuna göre yılın ilk iki ayında 6.877.255,95 TL net satışı bulunduğu görülmekle birlikte proformaya konu satış hedefinin amaçlananın çok altında kaldığı, mali verilere göre borç ödeme kaynağının en önemli dayanağı olan karlılığın yakalanamadığı ve bu nedenle projenin uygulanabilir olmadığı, gerçek kişi yönünden de ayrı bir kaynağı, malvarlığı özgün projesi bulunmadığından kesin mühlet kararı verilemeyeceği belirtilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, ...Şirketi'nin İİK'nun 292.maddesi uyarınca iflasına, davacı ... yönünden davanın reddine dair karar verilmiş ve davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Esasa Dair İnceleme:Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/10//2023, 2023/3061 E., 2023/3144 K.)Konkordatonun amacı, borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi, alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalıdır. Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ile konkordato amacına ulaşacaktır.İİK 287.maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku - Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1.Cilt).Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, sunulan projenin gerçekçi , uygulanabilir olması yanında ayrıca başarıya ulaşmasının temenniden ibaret olmaması yani somut verilerin ortaya konması gerekir. Somut davada, mahkemenin karar duruşmasına en yakın tarih olan 28/02/2025 tarihli mali veriler dikkate alındığında davacı şirketin borca batık olduğu, ciro ve karlık hedefinin proje kapsamında uygulanabilir olmadığı, şirketin geçici mühlet tarihinden sonra bankaya ibraz edilen çeklerle ilgili olarak karşılıksız olmasının önlenmesine dair tedbir kararı verildiği, davacı şirkete iadesine karar verilen çeklerin tahsil edilmiş olması halinde ortalama 50.000.0000,00 TL civarında bir kaynak elde edilmiş olacağı yönündeki istinaf sebebinin somut delillerle desteklenmediği, davacı gerçek kişi yönünden ise, bağımsız bir proje sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle; borca batık durumda olan davacı şirket yönünden iflas, davacı gerçek kişi yönünden ise konkordato isteminin reddine dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılarak aksi yöndeki itirazların reddine dair karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının hazineye gelir kaydına, alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, her bir davacı yönünden ayrı ayrı yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcından mahsubu ile, bakiye 116,60 TL'nin istinaf kanun yoluna başvuran davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. Maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/04/2026