7. Hukuk Dairesi 2023/3011 E. , 2024/2661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3183 E., 2023/140 K. DAVA TARİHİ : 11.04.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/226 E., 2022/630 K. Taraflar arasındaki 4721 sayılı TMK'nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargıla
**7. Hukuk Dairesi 2023/3011 E. , 2024/2661 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3183 E., 2023/140 K. DAVA TARİHİ : 11.04.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/226 E., 2022/630 K. Taraflar arasındaki 4721 sayılı TMK'nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili, Bismil ilçesi, ... Köyü, 105 ada 1 parsel sayılı (toplulaştırma öncesi 8,14,15,16,18 numaralı parseller) taşınmazdaki hisselerin 1954 yılında yapılan kadastro tespitinde ... (... Kızı), ... (... Kızı) olarak geçen şahıslar adına tescil edildiğini, anılan kişilerin hayali kişiler olduğunu, bu durumda malikin kim olduğunun anlaşılamadığını, dava konusu taşınmazda 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız şekilde müvekkillerinin zilyet olarak tasarruf etmekte olduklarını ileri sürerek, dava konusu taşınmaz üzerinde ... (... Kızı), ... (... Kızı) adına kayıtlı hisselerin iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili, kadastro tutanağındaki açıklamalara göre kayıt maliklerinin anılan maddede yazılı tapu kütüğünden anlaşılamayan kimseler olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar kolluk araştırmasında ve dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarında tapu maliklerinin tanınmadığı belirtilmişse de; ... (... kızı), ... (... kızı) isimli kişilerin yaşadığı ve gerçekte var olduğu, kayıtlardan Hayriye adlı kişinin 1938'de ölen ...'in eşi olduğu, ... ve ...'ın ise ...'in kızları olduğu ve 1953 tarihli tutanakların teknisyen, teknisyen yardımcısı, muhtar ve bilirkişi tarafından imzalandığı, davacının davasını ispatlayamadığı ve TMK'nın 713 üncü maddesinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ismi geçen kişilerin hiç yaşamadığını ve nüfus kayıtlarının olmadığını, malik ismi ve bağlantılarının soyut olarak gösterildiğini, tanık beyanları ile davayı ispatladıklarını, jandarma tutanağıyla da iddialarının teyit edildiğini, Mahkeme tarafından dava konusu tescil talep edilen yerlerle ilgili hak iddiasında olanların Mahkemeye müracaatlarıyla ilgili ilk ilan çıkarılıp, ikinci ilanın çıkarılması ve gerekli hukuki prosedürün tamamlanması beklenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu parsellerin paydaşlarının, 02.06.1953 tarihli kadastro tapulama tutanağı ile tespit edildiği, tapulama tutanaklarındaki (kadastro tespit tutanaklarındaki) açıklamalara göre taşınmazların paydaşlarının miras hukuku ve satış işlemi çerçevesinde belirlendiği, gerçek kişiler oldukları, söz konusu tespit tarihinde çevreden tanındıkları, bilindikleri, malum ve maruf oldukları anlaşıldığından TMK'nın 713/2 nci maddesinde belirtilen "…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan.." kişi olarak nitelendirilmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 721 sayılı TMK'nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.