İSTİNAF KARAR TARİHİ :08/04/2026 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka....../İstanbul şubesi ile davalı ... Şti arasında akdedilen kredi genel sözleşmesini davalılar ... ve ...’un müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığınıdavacı, borçluların kredi ödemelerini yapmamaları ve temerrüde düşmeleri üzerine hesap kat ihtarnameleri gönderdiğ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/538 KARAR NO: 2026/652 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2025 NUMARASI: 2025/231 Esas 2025/844 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 25/03/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ :08/04/2026 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka....../İstanbul şubesi ile davalı ... Şti arasında akdedilen kredi genel sözleşmesini davalılar ... ve ...’un müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığınıdavacı, borçluların kredi ödemelerini yapmamaları ve temerrüde düşmeleri üzerine hesap kat ihtarnameleri gönderdiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle ....... Banka Alacakları İcra Darisenin ...ve ... Esas sayılı dosyalar üzerinden icra takibi başlattığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini faiz oranının genel kredi sözleşmesi ile kararlaştırıldığını ve masrafların borçluların ihmalinden kaynaklandığını ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile alacağın tahsili için %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili; borca dayanak yapılan kefalet ilişkisinin geçerli şekilde kurulmadığı,TBKnın 583-584 maddeleri gereği şekil şartları ile eş rızasının bulunmadığı; davanın usulden reddi gerektiğini, asıl borçludan tahsilat yapılmadan müvekkillere başvurulmasının hukuka aykırı olduğunu, ilgili şirketin konkordato ve iflas sürecinde bulunduğunun belirtildiğini, Genel Kredi Sözleşmesinin, zayıf tarafı koruma prensibi gereğince müvekkiller aleyhine yorumlanamayacağını, sözleşmenin tek taraflı hazırlanmış matbu hükümler içerdiği ve TBK md. 20-25 kapsamında açık, anlaşılır ve bağlayıcı olmadığından geçersiz sayılması gerektiğini, işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu, müvekkillerin borçlu olmadığının tespitiyle davanın reddi, alacaklı bankanın müvekkilleri lehine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda; Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Şti arasında 07.05.2020 tarihinde 10.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, akdedilen bu sözleşmeyi davalı ... 10.000.000-TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, bu sözleşmede davalı ...'un kefalet imzasının bulunmadığı, 16.02.2023 tarihinde 10.000.000-TL limitli sözleşme imzalandığı, akdedilen bu sözleşmeyi davalı ... 10.000.000-TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, akdedilen sözleşmede davalı ...'un kefalet imzası bulunmadığı, kredilerin kullandırım tarihleri 01.04.2024 tarihinde 19.206,34 -TL ve 29.04.2024 tarihinde 1.000.000-TL olduğu, kredilerin davalı kefil ...'un kefalet imzasının bulunmadığı ikinci sözleşme tarihi olan 16.02.2023 tarihinden sonra kullandırıldığının anlaşıldığı, Yargıtay kararları doğrultusunda işbu kredilerden ...'un sorumlu olmadığı davalı kefillerin şirket yetkilisi olduğu, eş rızası gerekmediği, ...esas sayılı dosyasında 1.444.969,88- TL asıl alacak, 324.432,73- TL işlemiş faiz, 13.667,88 -TL BSMV ve 5.980,43- TL masraf olmak üzere toplam 1.789.050,88- TL alacak hesaplandığı, asıl alacağa yıllık %96,78 oranında temerrüt faizi ve bu faizin BSMV dahil olarak davalılardan istenebileceği belirtildiği, ... E. sayılı dosyasında ise 18.540- TL asıl alacak, 60,77- TL işlemiş faiz ve 3,04- TL BSMV olmak üzere toplam 18.603,81-TL alacağa yıllık %96,78 oranında temerrüt faizi ve bu faizin BSMV dahil olarak davalılardan istenebileceği tespit edildiği gerekçesiyle ...esas sayılı dosyasında 1.444.969,88- TL asıl alacak, 324.432,73- TL işlemiş faiz, 13.667,88 -TL BSMV ve 5.980,43- TL masraf olmak üzere toplam 1.789.050,88- TL üzerinden itirazın iptaline takibin aynı koşullarla devamına, fazla istemin reddine, davalı... yönünden davanın reddine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davalı ... yönünden;... Esas sayılı dosyada davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 18.540-TL asıl alacak, 60,77-TL işlemiş faiz, 3,04-TL BSMV olmak üzere toplam 18.603,81-TL üzerinden aynı koşullarla devamına, fazla istemin reddine, davanın davalı... yönünden reddine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; davaya konu edilen...... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ...Esas,... Esas sayılı dosyalar ... Şti tarafından kullanılan kredilerin süresinde ödenmemesi sebebiyle başlatıldığını, ...Esas sayılı dosyadan borçlulara gönderilen ödeme ile takip açılışında sunulan takip talebinde de açıkça belirtildiği üzere ... Şti 1.810.806,02-TL'den, ... 1.810.806,02-TL'den, ... 27.028,44- TL'den sorumlu olduğunun belirtildiğini, dava açılış günü sunulan ek beyanda da bu hususa özellikle değinildiğini, davalı ... hakkındaki reddedilecek olsa dahi lehine takdir edilen vekalet ücretinin 27.028,44 TL'den fazla olamayacağını, bilirkişi raporunda "ödeme planında akdi faizin aylık % 4.91667 yıllık %59 temerrüt faizi’nin %78 olarak belirlendiği, ancak davacı banka % 91 temerrüt faizi talebinde bulunduğundan talebinin yerinde olmadığı" belirtilmiş ise de müvekkil Bankanın kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranına bu oranın %50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden faiz uygulama yetkisine sahip olduğunu, rapor doğrultusunda hüküm verilen temerrüt faizi de hatalı hesaplanmış olup, iş bu hususunda düzeltilerek yeniden karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı başlatılan takibe itirazın iptali davasına ilişkindir. Bilirkişi tarafından takibe konu taksitli kredinin %59 oranda akdi faiz ile kullandırıldığını , sözleşmenin temerrüt faizi hükmü gereğinde cari faize %50 oranda artırılarak %78 oranda tesbit edilmiş ve bu orandan yapılan hesaplama ile itirazın iptaline karar verilen miktar hesaplanmıştır. Davacının takipte %91 oranda temerrüt faizi talep ettiği ,hükümde ise bu orana hükmedilmediği ,takipteki koşullarla takibin devamına karar verildiği ,bilirkişi tarafından belirlenen orana hükmedilmediği ,ne var ki davalı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması neticesinde karar davalı bakımından kesinleşmiştir. Karar gerekçesinde bilirkişinin %96,78 oranında bir temerrüt faizi tespit edildiğinden bahsedilmekte ise de bilirkişi raporunda böyle bir tespit bulunmamakta ise de istinaf edilen kararda da temerrüt faiz oranı bilirkişi tarafından tespit edilen %78 oran ile sınırlanmadığından takibin aynı koşullar ile devamına karar verildiğinden takip tarihinden itibaren %91 temerrüt faizi oranı uygulanması taraflar bakımından kesinleşmiştir. Yerleşik yargı uygulamasında ;fiili faiz oranlarına itibar edildiğinden davacı vekilinin cari faiz oranı olarak eldeki krediden daha yüksek oranda kredi kullandırıldığı belgelendirilmediğinden aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde görülmemiş,icra takibinden evvel işlemiş temerrüt faizi hesabı doğru yapıldığından davacı vekilinin temerrüt faizi oranının hatalı tesbit edilmesine bağlı olarak işlemiş temerrüt faizinin hatalı hesaplandığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Gerekçeli kararda asıl alacağın likit olduğu belirtilerek %20 oranda icra inkar tazminatının asıl alacak üzerinden hükmedilmesi doğru değil ise de bu kısım açıkça istinaf edilmediğinden,yeniden verilen kararda tekrar edilmiştir. Yargıtay 19 HD nin 2018/36 esas, 209/5440 sayılı ilamında vurgulandığı üzere ".... davaya ve takibe konu alacağın davalı banka ile dava dışı şirket arasında 30.10.2012 tarihinde akdedilen ve davacının imzasının bulunmadığı kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının 30.10.2012 tarihli kredi sözleşmesi nedeniyle oluşan borçtan sorumlu tutulamayacağı, davacı takipte davalının kötüniyetli olduğunun davacı tarafın ispatlayamadığı, davacının davasının kabulüne dair mahkeme kararı esas itibarıyla doğruysa da, mahkeme gerekçesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak değişik gerekçeyle davanın kabulüne" ilişkin hüküm onanmıştır. Somut olayda da ; 2020 yılında imzalanan sözleşmede davalı ....'in müteselsil kefalet verdiği sözleşmeden sonra;davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında 2023 yılında yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve davalı ...'un bu sözleşmede kefaleti bulunmamaktadır.İcra takibine konu edilen kredilerin ise 2024 yılında kullandırıldığı, 2023 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında bulunduğu belirlendiğinden 2023 yılı sözleşmesinde imzası bulunmayan davalı Selahattin kredi borcundan sorumlu tutulamayacağından aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir. ...... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasında takip tutarı daha fazla ise de; bu dosyada müteselsil kefil ...'un sorumluluğu 27.028,44-TL ile sınırlı olduğu gibi arabulucu başvurusunda da bu miktar ile sorumlu olduğu belirtilerek arabuluculuk başvurusu yapıldığı tutanaktan anlaşılmıştır. Bu halde davalıdan talep olunan miktarı aşmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde maktu olduğu belirtilerek 234.829,02-TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf nedenleri kısmen yerinde olduğundan istinaf nedenleriyle bağlı kalınarak yapılan inceleme sonucunda kararın kesinleşen kısımları dikkate alınarak kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden karar verilerek davalı ....... bakımından davanın kısmen kabulüne,fazla istemin reddine ; davalı... bakımından reddine, davalının sorumlu tutulması istenilen alacak miktarına göre de davalı ....... bakımından maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../11/2025 Tarih 2025/.... Esas 2025/.... Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile;A-)Davalı ...yönünden; ...... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 1.444.969,88-TL asıl alacak, 265.229,10-TL işlemiş akdi faiz, 59.203,63-TL temerrüd faizi, 13.667,84-TL BSMV olmak üzere toplam 1.789.050-TL üzerinden aynı koşullarla devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %91 oranda temerrüt faizi ,%5 gider vergisi işletilmesine, fazla istemin reddine, Davanın davalı... yönünden reddine, Asıl alacak üzerinden %20 oranda hesaplanan 288.993,97-TL icra inkar tazminatının davalı .... ...'dan alınıp davacıya verilmesine, Yasal şartlar oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine, B-)Davalı ... yönünden;...... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 18.540-TL asıl alacak, 60,77-TL işlemiş faiz, 3,04-TL BSMV olmak üzere toplam 18.603,81-TL üzerinden aynı koşullarla devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %91 oranda temerrüt faizi, %5 gider vergisi işletilmesine, fazla istemin reddine, Davanın davalı ......yönünden reddine, Asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.708-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Yasal şartlar oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 123.480,83-TL nispi karar harcının davalı ......'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 8.000-TL bilirkişi ücreti ve 617,50-TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.617,50-TL yargı giderinin davadaki kabulü oranında göre 8.514,67-TL'sinin davalı ......'dan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 271.071,53-TL vekalet ücretinin davalı ......'dan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen miktar üzerinden, davalılar yararına takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin ( 21.829,02-TL'sinden her iki davalı müştereken,kalandan ... tek başına hak sahibi olarak) davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,Arabuluculuk ücreti olan 4.700-TL’nin davanın kabulü oranına göre; 42,95-TL'sının davacıdan, 4.643,92-TL’sının davalı.....dan alınarak, hazineye ödenmesine" Davacı tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 480-TL istinaf yargı giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 475-TL'sinin davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 08/04/2026