7. Hukuk Dairesi 2010/3714 E. , 2011/956 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.200 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü; 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İddia ve sav
**7. Hukuk Dairesi 2010/3714 E. , 2011/956 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.200 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü; 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacının hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, bilirkişi konusundaki yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir. HUMK 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder. HUMK 284. maddesi hükmüne göre de hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Somut olaya gelince; davacı, davalıların inşaat çalışmaları yaptıkları taşınmazda gerekli önlemleri almamaları sebebiyle yağmur sularının işyerini bastığını, bu nedenle işyerinin hasar gördüğünü öne sürmüştür. Mahkemece zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda, toplam hasar bedelinin 13.331,00 TL olduğu açıklanmış, mahkemece alınan raporların gerçek zarar ilkesine uygun olduğu belirtilmesine rağmen bu raporlar benimsenerek hüküm kurulmamış, ayrıca yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırılmaksızın alınan raporlara aykırı biçimde, toplam hasar bedelinin 11.981,00 TL olduğu kabul edilerek karar verilmiştir. Davaya konu olayda hasar bedeli hesabının özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu kuşkusuzdur. Yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında, bilirkişi raporlarını yetersiz bulan mahkeme hakiminin aynı bilirkişilerden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor almaksızın kendi hukuki bilgisi ile hasar bedeli hesabı yapması ve bilirkişi düşüncesine aykırı biçimde belirlediği farklı bedele göre karar vermesi yasal olarak mümkün değildir. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez. Hal böyle olunca, hasar bedeli yönünden aynı bilirkişilerden ek rapor ya da yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, raporlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişki giderilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmadan özel ve teknik bilgi gerektiren konuda hasar bedeli değerlendirmesinin mahkemece yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacının temyiz itirazlarının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen 82,80 TL harcın mahsubu ile eksik ödenen 696,07 TL harcın davalı taraftan alınmasına, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 22.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.