İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Taraflarınca TTK SA/1. maddesi uyarınca dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da muhatapla anlaşmaya varılamaması nedeniyle işbu davanın ikame edilmes…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1098 KARAR NO : 2026/97 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/03/2022 NUMARASI : 2019/576 Esas - 2022/150 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Taraflarınca TTK SA/1. maddesi uyarınca dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da muhatapla anlaşmaya varılamaması nedeniyle işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkili şirkete olan borcu nedeni ile davalı/borçlu aleyhinde İstanbu! Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ticari faaliyeti gereği davalı yan ile beton satımı için anlaştığını, satımı yapılan ürünlerin detaylarını, adedini ve fiyat bilgisini içeren cari hesap ekstresinin ve faturaların ekte mevcut olduğunu, davalının müvekkiline borçlu olduğunun sabit olduğunu, davalı tarafa müvekkili şirket tarafından anlaşma gereği gönderilen malların teslimatının yapılmış olduğunu, davalı şirket tarafından bu malların bedelinin ödenmediğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu teslimatın davalı adına kesilmiş faturalar ve sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu, ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davalı taraf ile müvekkili şirket arasında anlaşma gereği teslimi gerçekleşen malların bedellerini ödemeyen davalının iş bu borç nedeni ile aleyhine İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E, sayılı dosyası ile yapılan icra takibine hiçbir gerekçe göstermeksizin yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığının aşikar olduğunu, bu nedenle davalının haksız ve kötü niyetli işbu itirazının iptali ile alacaklarının tahsilini talep etme zorunluluklarının hasıl olduğunu belirterek, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu hakkında başlatılmış olan dava konusu icra takip alacağına temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,Müvekkili davalı ile davacı arasındaki ilişkinin ekte örneği sunulan sözleşmeden kaynaklanmakta olduğunu, sözleşmeye göre müvekkili davalıya yüklenen ödeme borcunun tamamının müvekkili davalı tarafından yerine getirildiğini, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine, müvekkili davalının davacı tarafın düzenlediği tüm faturalar için ödeme yaptığını ve borcunun sona erdiğini, bu hususun bilirkişilerce yapılacak defter incelemeleri ile de ispatlanacağını, müvekkili davalının davacıya yaptığı ödemeler ve sunduğu çeklere ilişkin davacı tarafça düzenlenen tahsilat makbuzlarının örneğini cevap dilekçelerine ek olarak sunduklarını, müvekkili davalı tarafından davacıya verilen çeklerin de davacı tarafından tahsil edilmiş veya 3. şahıslara ciro edilmiş olduğunu, bu çek borçlarının müvekkili davalı tarafından da ödendiğini, sayın mahkemece bilgileri verilen çeklerin akıbetinin ilgili bankalardan sorulmasını talep etiklerini, nihayetinde davacı tarafın başlattığı icra takibinin haksız olduğunu ve süresinde yapılan itiraz ile durdurulduğunu, davacı tarafın haklı itiraza karşı dava yoluna başvurmasının kötü niyetini göstermekte olduğunu, davasının reddi ile birlikte sayın mahkemece icra ve inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davacının davasının reddine, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından başlatılan takibin iptaline, davacının kötü niyetli olması sebebiyle iddia edilen alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Toplanan deliller, icra takip dosyası, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ticari defterler, bilirkişi incelemesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı tarafça fatura alacağından kaynaklı olarak davalı aleyhine icra takibi yapıldığı,davalının itirazı üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı,Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının takip konusu yaptığı 4 adet faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde yer aldığı, davalı tarafça davacıya fatura karşılığı verilen ... Yakacık şubesine ait ... numaralı 20.000 TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine işbu çeke ilişkin alacağın tahsiline ilişkin İstanbul 36.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığı, bunun üzerine davalı tarafça icra takibinden sonra ancak dava açılmadan önce 17.06.2019 tarihinde sözkonusu çekle ilgili 19.985,00 TL ödeme yapıldığı,davaya konu çekin takibe konulduğu icra dosyasının infaz edildiği dolayısıyla davacının da 20.000 TL(çek bedeli kadar ) miktarda borçtan kurtulduğu dikkate alınarak asıl alacaktan 20.000 TL bedelin düşülmesi gerektiği kanaatine varıldığı,bu sebeple yapılan bu ödeme yönünden davadan önce ödeme yapılmış olması sebebiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verildiği,bu miktar kadar asıl alacaktan düşüldüğü,dolayısıyla davacının denetime elverişli 10.06.2021 tarihli Bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibariyle, davalıdan 21.648.60 TL alacaklı olduğu,bu bedelden 20.000 TL bedelin düşülmesiyle kalan 1.648,60 TL bedel üzerinden takibin devamının gerektiği, davalının takipten önce temerrüde düşürülmemesi sebebiyle faize ilişkin talebin reddinin gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne alacak yargılamayla belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut bilirkişi raporları ile davacının davalıdan alacaklı olduğunun ortada olduğunu, bilirkişi raporunun davacı lehine olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı yan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin 22.10.2020 tarihli kök raporunun tamamen davacı lehine olduğunu, kök rapor dikkate alınmaksızın aynı bilirkişinin uzmanlığının yalnızca ek raporda dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin "alacak yargılamayla belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine" şeklinde bir gerekçelendirme yapmasına karşın aleyhe vekâlet ücretine hükmetmesinin apaçık hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında ticari satıma dayalı bakiye açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, 20.000 TL yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, bakiye 1.648,60 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafça, davalı hakkında İstanbul Anadolu 25 icra müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyasıyla 29/01/2019 tarihinde 21.648,60 TL asıl alacak 2.232,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.880,78 TL alacağın ve ferilerinin tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, TBK 100 maddesi gereği kısmi ödemelerin faiz ve masrafa mahsubunun talep edildiği, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazı iptaline dair davanın 27/08/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan 22/10/2020 tarihli kök ve 10/06/2021 tarihli ek raporlar hükme esas alınmıştır. Bahsi geçen kök raporda; davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların her iki şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davalının fatura bedellerinin ödendiği yönünde itirazı bulunduğundan faturaların ve fatura içeriği malların davalıya tesliminin ispatlanmış olduğu, ..davacının 29.01.2019 takip tarihi itibariyle davalıdan 21.648,60 TL alacağının bulunduğunun kabulü gerektiği, davalının takibe 07.02.2019 tarihinde itiraz ederek takibin durduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete verilen ..., Yakacık Şubesi, ... no.lu 25.11.2018 tarihli 20.000,00 TL tutarlı çekin, davacı tarafından dava dışı ... A.Ş.'ne cirolandığı, çekin ibrazı anında karşılıksız çıkması üzerine ... A.Ş. tarafından davacı ve davalı aleyhine İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğu, işbu icra takibine davalı tarafından kartsız ödeme işlemi ile 17.06.2019 tarihinde 19.985,00 TL tutarında ödeme yapılmış olup, işbu tutarlı ödemenin huzurdaki dava konusu takip tarihinden sonra yapıldığından, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin TBK m.100 gereği öncelikle faiz ve masraflara mahsup edileceğinden, tarafımızca hesaplamada dikkate alınmadığı" şeklinde görüş bildirilmiştir.Dosyadaki evraklardan davalı tarafça cari hesabından düşülmek üzere davacıya ... yakacık şubesine ait 20,000 TL meblağlı 25/11/2018 keşide tarihli çekin 09/07/2018 tarihli tahsil makbuzu ile teslim edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan ödemenin icra dosyasından ne oranda düşüleceğinin belirlenmesi için ek rapor istenilmesi üzerine ek raporda: davalı tarafça bahsi geçen icra dosyasına 17/06/2019 tarihinde yapılan 19.985,00 TL ödemenin bahsi geçen dosyanın kapak hesabı yapılarak bulunan 28.068,59 TL den mahsubu ile bakiye 8,083,59 TL bakiye borç kaldığı belirlenmiş, davalının yaptığı 20.000 TL ödemeden (gerçekte bu ödeme 19.985,00 TL dir) 8.083,59 TL yi düşerek bakiye 11.916,41 TL nin ana paradan düşülebileceğini, dava konusu İstanbul Anadolu 25. İcra dairesinin dosyasının dava tarihindeki kapak hesabına yaparak 11.916,41 TL anaparaya isabet eden kısmını toplam alacaktan düşerek bakiye 15.685,08 TL talep edebileceği miktar olarak hesaplama yapmıştır. Bilirkişi raporu ile davacının asıl alacağı olarak belirlenen 21.648,60TL'nin hesabında davalının davacıya verip onunda ... ciro ettiği çekin karşılıksız çıkması üzerine, davacı tarafça davalı hesabına borç kaydedildiği asıl alacak miktarının bu kayıtta hesaba dahil edilerek belirlendiği anlaşılmaktadır. Davalının cari hesabından düşülen karşılıksız çekin ciro edildiği ... tarafından İstanbul 36. İcra müdürülüğü ... esas dosyası ile davacı ve davalı borçlu gösterilerek takip başlatıldığı, davalı tarafça bu dosyaya 17/06/2019 tarihinde 19.985,00 TL ödeme yapıldığı dosyada hangi tarihte yapıldığı bilinmemekle birlikte icra dairesine alacaklı vekilinin dosya borcunun haricen tahsil edildiğinin beyan edilerek 03/03/2021 tarihinde dosyanın borcunun kapatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça yapılan ödemelerin takip tarihinden sonra yapılması nedeniyle TBK 100 maddesi dikkate alınarak mahsubunun gerekmektedir. Somut dosya özelinde davalı tarafça davacıya cari hesaba karşılık verilen 20.000 TL lik çekin davacı tarafça 3. Kişiye ciro edilerek menfaat sağlandığı, çek karşılıksız çıkması ve davacı ve davalı hakkında icra takibi başlatılması ile bu menfaatin ortadan kalktığı, ancak icra takip dosyasının tüm ferileri ile birlikte yine davalı tarafça takip tarihinden sonra kapatıldığı, bu haliyle çek bedeli davalı tarafça ödeninceye kadar geçen süre için davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, çek bedeli ödendikten sonraki dönem için hukuki yararının bulunmadığı kabulünden hareketle hesaplama yapmak gerekmektedir.Davalı tarafça takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce 17.06.2019 tarihinde 19.985,00 TL çek için icra dosya alacaklısına ödeme yapılmıştır. Davacı tarafça davalıya takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir evrak sunulmamış olmakla davalının takip tarihinde temerrüde düştüğü sonucuna ulaşılmaktadır. Mahkemece davalı tarafından takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce yapılan 19.985,00 TL TL ödemenin TBK 100 maddesi gereği öncelikle takip masrafları (icra vekalet ücreti dahil) ve faize mahsup edilerek (Yargıtay 8. H.D. 2015/15593 E. 2018/23 K.) bakiye kalması halinde asıl alacaktan mahsup edilerek dava tarihi itibariyle davacının asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının belirlenmesi, belirlenen bu miktar esas alınarak hüküm kurulması, icra inkâr tazminatının da bu miktar üzerinden belirlenmesi gerektiği hususu göz ardı edilerek karar verilmesi doğru bulunmamıştır. ( Yargıtay 23.hd 2014/2255 e. 2014/7493 k. sayılı ilamı). Yargıtay 19 HD'nin 06/11/2018 tarih, 2017/2059 esas ve 2018/5532 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Dosyaya sunulan ve hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda eldeki dava konusu icra takibinde ilk ödemenin yapıldığı 17.06.2019 tarihine kadar icra takip giderleri ve işlemiş faiz 5.379,67 TL olarak hesaplanmıştır. Yapılan 19.985,00 TL ödemenin öncelikle hesaplanan 5.379,67 TL faiz ve takip giderlerinden mahsubu gerekir. Bakiye 14.605,33 TL nin takip talibinde istenilen ve bilirkişi tarafından hükme esas alınan rapor ile hesaplan 21.648,60 TL asıl alacaktan mahsubu ile 17.06.2019 tarihi itibarıyla bakiye 7.043,27 TL asıl alacak kalmaktadır. Bu şekilde yapılan ödeme için hesap yapıldıktan sonra son ödeme tarihindeki borç durumuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı şeklide tüm ödeme yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir. Takipten sonra yapılan tahsilatın müddeabihe dahil olan asıl alacaktan mahsup edilen 14.605,33 TL yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Takip tarihinden sonra işleyen faizden mahsup edilen kısım yönünden ise bu kısım müddeabihe dahil olmadığından hesaplamada mahsup işlemi yapmakla yetinilmiştir. Davacının yaptığı tahsilatı faiz ve asıl alacaktan düşerek eldeki itirazın iptali davasını açması gerekirken mahsup işlemi yapmadan itirazın iptali davası açması nedeniyle, hukuki yararı bulunmayan 14.605,33 TL esas alınarak yargılama giderleri dağıtılması ve davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Hukuki yarar bulunmayan kısım yönünden davacının kötü niyeti ispat edilmediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının İstanbul Anadolu 21 icra müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyasına yaptığı itirazın 7.043,27 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa 17.06.2019 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, 3-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine , 4-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 1.408,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödemesine, 5-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 6-Alınması gerekli olan 732,00- TL harçtan peşin olarak yatırılan 288,43 TL harcın mahsubu ile eksik 443,57- TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 288,43 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 44,40 TL, posta, tebligat ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.829,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 539,57 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 7.043,27 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 10-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden hesaplanan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 14.605,33 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 11-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 930,67 TL'sinin davacıdan, 389,32 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 12--Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine 13-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı, 50,00 TL posta ve tebligat gideri toplam 270,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026