11. Hukuk Dairesi 2009/14658 E. , 2010/3169 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2007 gün ve 2006/652-2007/836 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.10.2009 gün ve 2008/5066-2009/9932 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya
**11. Hukuk Dairesi 2009/14658 E. , 2010/3169 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2007 gün ve 2006/652-2007/836 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.10.2009 gün ve 2008/5066-2009/9932 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, kiracısı Esbank A.Ş. kiralayanları ...ve ...olan 01.04.1993 tarihli 10 yıllık taşınmaz kira sözleşmesi imzalandığını, mecurun kiracının külli halefi olan davalının kiracılığına, davalı ile davacı arasında 28.12.2001 tarihli devir sözleşmesi imzalandığını, bu nedenle de mecurun 01.02.2002 tarihinden itibaren davacının banka şubesi olarak kullanılmaya başlandığını, kira bedelinin düzenli olarak ödenmesine rağmen taşınmaz maliklerinin kira alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı takip sırasında davalının istemi üzerine icra dosyasına 29.649,30 TL ödendiğini, kiralayanlar tarafından aynı döneme ilişkin olarak davacının ... olduğundan bahisle açılan dava sonunda 251.764,87 TL daha ödemek durumunda kaldıklarını, bu durumda davalıya fazladan 29.649,30 TL ödeme yaptıklarını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, kiracı Esbank A.Ş. Ile karalayanlar arasındaki sözleşmeye göre, taşınmazın kiralayanın izni olmadan başkasına devir edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı, 28.12.2001 tarihli sözleşme ile kiralananın davalı tarafından davacıya devredildiği, kiralayanın davalı aleyhine 01.04.2002 - 01.04.2003 dönemine ait kira bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlattığı ve davacının bu takip sırasında ve davalı ihtarı üzerine 29.649,30 TL ödeme yaptığı, davacı aleyhine açılan ecrimisil davası sonucunda 01.01.2002 - 19.02.2003 dönemine ilişkin olarak davacının yine ödeme yapmak durumunda kaldığının tartışmasız olduğu, dava dışı kişilere ait olan taşınmazın davalı yanca davacıya kiraya verilerek teslim edildiği, davacının kira bedelini davalıya ödediği, aynı dönem için taşınmaz maliklerinin davacıdan ecrimisil isteminde bulunduğu hususlarının da tartışmasız olduğu, bir taşınmazın kiraya verilebilmesi için kiralayanın malik olması zorunluluğunun bulunmadığı, ancak, taşınmaz malikleri ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca taşınmazın başkasına kiraya verilmeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının bu hale rağmen asıl kira sözleşmesinden bağımsız olarak alt kira sözleşmesi yaptığı, bu davanın tarafları arasındaki satış ve devir sözleşmesi başlığı altında birden fazla taşınmazın kiralanmasına dair sözleşmenin geçerli olduğu, BK'nun 249.maddesi uyarınca kiralayan kiralananı kullanma amacına uygun olarak kiracıya teslim etmek ve kira süresi boyunca bu halde bulundurmakla mükellef olduğu, davalının kira bedelini geri verme borcunun sebepsiz iktisaptan değil, satış ve devir sözleşmesi adı altında yapılan alt kira sözleşmesinin fesih edilebilir olmasından kaynaklandığı, bu itibarla davacı aleyhine ecrimisil davası açıldığı tarihte davalıya ödediği kira bedelinin istirdadını talep edebileceği, kaldı ki, taraflar arasındaki satış ve devir sözleşmesi uyarınca devredenin mülk sahibi ile yaptığı kira sözleşmesinden doğan tüm hak ve yükümlülüklerinin devralana geçtiğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine onanmıştır. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, Bankalar Kanunu’nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davalıdan harç alınmasına mahal olmadığına, 23.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.