T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1915 Esas KARAR NO : 2025/2129 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2024/427 Esas - 2024/1011 Karar TARİH: 27/11/2024 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1915 Esas KARAR NO : 2025/2129 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2024/427 Esas - 2024/1011 Karar TARİH: 27/11/2024 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin banka ile sicilden resen terkin edilen ... ... İnşaat Taahhüt A.Ş. arasında 20.05.2010 tarihli Üye İş Yeri Sözleşmesi bulunduğunu, şirketin sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle davacının bankanın şirketten tahsil edilemeyen üye işyeri alacağı ile ilgili olarak hakkında İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilmesi üzerine duran takibin devam edebilmesi ve alacağının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/196 (... Eski) Esasına kayıtlı İtirazın iptali davası açılmış olup derdest olan davada davacı tarafa şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verilmesi nedeniyle şirketin ihyası gerektiğini, davalı şirket hakkında uyuşmazlık konusu alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı ile icra takibi başlatıldığını, tasfiye işlemlerinin eksik olması halinde şirketin ihyasının mahkemeden talep edileceği açık olup somut olayda da sicilden terkin edilen şirketin üye işyeri borçlarının tamamının ödenebilmesi için şirketin ihyası gerektiğini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 13.07.2022 tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden resen terkin olunan ... ... İnşaat Taahhüt A.Ş.’ in ihyasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı...Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, zira kanunun gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, buna göre; mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması şart olduğunu, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin, yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye memuru tarafından davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/11/2024 tarih 2024/427 Esas - 2024/1011 Karar sayılı kararında; "Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.Talep, ... ... İnşaat Taahhüt A.Ş.’ in ihyası istemine ilişkindir. Davaya konu ... ... İnşaat Taahhüt A.Ş.’nin TTK'nun Geçici 7.maddesine göre 13.07.2022 tarihinde terkin edilmiştir.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir. Somut olayda; dosya içerisine gelen dava dışı şirketin...müdürlüğü kayıtlarının incelenmesi sonucu şirket merkezinin Üsküdar olduğu, 17.08.2022 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin ilanına göre Genel Kurul Kararı ile şirketin terkinine karar verildiği tespit verilmiştir. Şirketin ticaret sicilden kaydının silinme tarihi 13.07.2022 olup İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. (Benzer nitelikte İstanbul BAM 43. HD 2020/643 E -2020/423 K)"gerekçesi ile, '' 1-Davanın TTK 547. maddesi uyarınca KABULÜ ile;-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilmiş olan ... ... İnşaat Taahhüt Anonim Şirketi tüzel kişiliğini İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının görülmesi ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,2-Şirketin sicil kaydı TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca terkin edilmiş olduğundan, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde ticaret siciline TESCİL VE İLANINA, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı...Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı...Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle ilk derece mahkemesince ek tasfiyesine karar verilen şirkete TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması Kanunun emredici ve zorunlu bir sonucu iken tasfiye memuru atanmaması/bu kapsamda hüküm kurulmaması ve cevap dilekçesinde dermeyan edilmiş olmasına rağmen hakkında hüküm kurulması zorunlu olan bu husus hakkında tamamen karar verilmemiş olması karşısında sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmamasının mevzuata aykırı olduğunu, Mahkemece dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin diğer bir ifadeyle, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verildiğini, ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını, oysa TTK m. 547/2 gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının Kanun'un bir gereği olduğu gibi zorunluluk da arz ettiğini, zira belirli bir işin görülmesi, bir dava veya icra takibi kapsamında ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen şirketle ilgili işlemlerin yürütülebilmesi için tasfiye memuru atanmasının şart olduğunu, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmaması durumunda ilk mahkemesince verilen kararla ilgili olarak MERSİS'te işlem yapılmasının da mümkün olmadığını, yine ilgili maddenin gerekçesinde de ifade edildiği üzere, ek tasfiyenin/sınırlı ihyanın sona ermesinden sonra kapanış bildirimi vb. işlemlerin yapılmasının da mümkün olmayacağını, Dava konusu şirket, gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve TTK m. 545/1 gereğince tasfiye memurunun talebi üzerine ticaret sicilinden terkin edilmiş olup; mahkemece ek tasfiyesine karar verilen şirketin ek tasfiyesine ilişkin kararla birlikte aynı zamanda tasfiye memuru da atanmasına karar verilmesinin şart olduğunu, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.12.2023 tarihli, E. 2023/6083 K. 2023/7021 sayılı ilâmı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.01.2016 tarihli, E. 2015/14149 K. 2016/532 sayılı ilâmı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.04.2014 tarihli, E. 2014/4365 K. 2014/6858 sayılı ilâmı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 23.11.2023 tarihli, E. 2023/1691 K. 2023/1843 sayılı ilâmı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 18.11.2021 tarihli, E. 2021/1969 K. 2021/1403 sayılı ilâmı)İleri sürerek; yukarıda arz edilen ve inceleme sırasında re’sen tespit edilecek diğer nedenler de göz önüne alınarak; İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, talepleri doğrultusunda; dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini saygı talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı sicil müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veyan birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir. Tasfiye Halinde ... ... İnşaat Taahhüt Anonim Şirketi'nin sicil kaydı 17/08/2022 tarihinde tasfiyenin sona ermesi nedeniyle davalı...Müdürlüğü'nce terkin edilmiştir. İhyasına karar verilen şirket aleyhine, davacı tarafça 26/07/2019 tarihinde üye işyeri sözleşmesine dayalı alacak tahsili amacıyla İstanbul 16 İcra Müdürlüğü nezdinde ilamsız takip başlatıldığı, takibe yapılan itiraz üzerinde İstanbul Anadolu 13 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 30/04/2020 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 22/11/2022 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun usulen kabul edildiği ve dosyanın mahkemesine iade edildiği, İstanbul Anadolu 13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kaldırma ilamı sonrası 2024/196 esasını alan dava dosyasında davacı vekiline, davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki ve süre verildiği, anılan davada taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın yürütülmesi için davacının ihya talep etmekte hukuki yararı bulunduğu gibi, ek tasfiyenin de zorunlu olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından ihyası talep edilen şirketin TTK'nun Geçici 7 maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edildiği belirtilerek tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; tasfiye sürecine giren şirketin sicilden re'sen terkin edilmeyip, tasfiyenin sonlandığına dair genel kurul kararına istinaden ve tasfiye memuru talebi üzerine sicilden terkin edildiği, bu durumda ek tasfiye işleminin gerçekleştirilmesi için TTK'nun 547 maddesi uyarınca şirkete tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğu, davalı yanın bu yöndeki istinafının haklı olduğu anlaşılmıştır. Kabule göre de; eldeki davada ihya talebinin İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/196 esas sayılı dosyasında devam eden itirazın iptali davasının yürütülebilmesi amacıyla ileri sürüldüğü, buna göre mahkemece ihya talebinin anılan itirazın iptali davasında taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülmesi amacıyla ihyasına karar verilmesi gerekirken, anılan itirazın iptali davasının konusunu oluşturan icra dosyasında işlemlerin yürütülmesi amacıyla sınırlı olarak ihyasına karar verilmesinde de isabet bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile; toplanacak delil ve yapılacak başkaca tahkikat işlemi bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden aşağıdaki şekilde hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2024 tarih ve 2024/427 Esas 2024/1011 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın KABULÜ İLE; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün...sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilmiş olan Tasfiye Halinde ... ... İnşaat Taahhüt Anonim Şirketi tüzel kişiliğinin İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/196 esas sayılı dosyasında devam eden yargılamanın yürütülmesi ve bu dosya ile ilgili müteakip tüm işlemlerin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere İHYASINA,3-Ek tasfiyenin yürütülmesi amacıyla şirkete TTK 547 maddesi uyarınca ...T.C. Kimlik numaralı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, 4-Karar kesinleştiğinde ticaret siciline TESCİL VE İLANINA, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 5-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalı tasfiye memurundan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ve 828,00-TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.683,20-TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı...Müdürlüğü tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8- Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, 10-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran taraflara iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne iadesine, 12-Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 255,00-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 1.938,10-TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan tahsili ile istinaf eden davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne verilmesine, 13-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran taraflara iadesine, 14-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK.'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas -2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK. 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.