T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/178 - 2026/618 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/178 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/618 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2025 (Ara Karar) ESAS-KARAR NO : 2025/828 E - TALEP KONUSU : İHTİYATİ TEDBİR KARAR TARİHİ : 05/05/2026 YAZILDIĞ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/178 - 2026/618 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/178 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/618 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2025 (Ara Karar) ESAS-KARAR NO : 2025/828 E - TALEP KONUSU : İHTİYATİ TEDBİR KARAR TARİHİ : 05/05/2026 YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkilinin 6.500.000,00 TL kadar SGK ve vergi borcu bulunduğu; bu borçlar haricinde 7.000.000,00 TL kadar da paraya ihtiyacı olduğu; müvekkilinin toplam 13.500.000,00 TL'ye ihtiyacı olduğu; bu nedenle ...'dan borç istenildiği ve istenilen miktarın alındığı karşılığında ... Parsel'de yer alan arsa vasıflı taşınmazın teminat olarak verildiği; ... tarafından müvekkiline verilecek borç paranın bankadan kredi çekilerek verildiği; müvekkilinin borçları kapatacağı ve ardından krediyi kapatacağı; kredi borcu bittikten sonra teminat olarak verilen taşınmazın yeniden iade edileceği; bu işlemler üzerine istenilen borcun alındığı ve müvekkilinin borçlarının kapatıldığı; sonrasında taşınmazın teminat olarak verildiği; bu işlemler sonrası müvekkilinden zorla 36.900.000,00 TL'lik senet alındığı; müvekkilinden fazladan para tahsil edildiği ve bu hususta müvekkillinin uğradığı zarar kapsamında Ankara Batı 5.Asliye Hukuk Mahkemesi 2025/168 Esas sayılı davanın derdest olduğu, yine davalı hakkında tefecilik, yağma, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçları nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/110028 soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunuldu, davalı yanca Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/143 D.İş sayılı dosya ile 07/04/2025 tanzim ve 15/05/2025 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli senet, 07/04/2025 tanzim ve 15/06/2025 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli senetlere ilişkin ihtiyati haciz kararı alındığı ve Ankara 6.Genel İcra Dairesinin 2025/50968 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı; müvekkilline imzalatılan evrakların zorla ve korkutularak imzalatıldığı beyan edilmiş olup; Ankara 6.Genel İcra Dairesi 2025/50968 Esas sayılı takip dosyasının durdurulması yönünde tedbir verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece yapılan inceleme sonucunda; sunulan delillerin yargılama sürecinde değerlendirilmesi neticesinde kanaate varılabileceğini, bu aşamada alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir kararı talep eden davacılar vekil; müvekkilin iradesinin korkutma ile sakatlandığını, imzanın zorla attırılması halinde kişinin sözleşme yapma iradesinden bahsedilemeyeceğini ve kişinin iradesi bulunmadığından bu işlemin yokluk yaptırımına tabi olduğunu, kendisine zorla kıymetli evrak düzenlettirilerek borç altına sokulan kişinin sadece lehtara değil, senedi devralan üçüncü kişilere karşı da bu def’iyi ileri sürebileceğini, müvekkilinin korkutularak zorla imza attırılan senetlerin mutlak butlanla batıl olduğunu, tedbiren durdurma kararı verilmemesi halinde müvekkilin telafisi mümkün olmayacak zararlara uğrayacağının kaçınılmaz olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve teminatsız şekilde, sayın mahkeme aksi kanaatte ise makul bir teminat ile tedbiren durdurma kararı verilmesini, icra takibi başlatılacak olursa esası mahkemeye bildirilerek icra takibinin durdurulmasını talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389.maddesinde ihtiyati tedbir şartları düzenlenmiş olup buna göre; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri kanunun 390. Maddesindeki düzenleme şu şekildedir; MADDE 390- (1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2)Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK'nın 390. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca tedbir talep eden taraf davanın esası hakkında haklılığını tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, yaklaşık olarak ispat etmesi yeterli kabul edilmektedir 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesindeki düzenleme şu şekildedir; "MADDE 72 - Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." Somut olayda; yukarıda açıklanan düzenlemeler dikkate alındığında yargılamanın bu aşamasında yaklaşık ispat koşulu sağlanamamıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle ihtiyati haciz koşullarının bulunmamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından ihtiyati haciz isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 05/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."