T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1392 - 2026/708 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1392 KARAR NO : 2026/708 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30/03/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1392 - 2026/708 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1392 KARAR NO : 2026/708 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30/03/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/724 E., 2021/317 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 01/04/2026 YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasında güvenlik hizmet alımı sözleşmesi imzalandığını, ek protokollerle sözleşmenin uzatıldığını, iş ilişkisi içerisinde müvekkil şirketin davalıya sunduğu hizmet karşılığında düzenli olarak fatura kesip davalıdan tahsilat yaptığını, sözleşmenin sona ermesi üzerine cari hesaplarına göre davacının davalıdan 36.500.00 TL. bakiye alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, alacağın talep edilmesine rağmen davalı yanca ödeme yapılmadığını ve alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek 36.500.00 TL asıl alacağın 21.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davanın sadece müvekkiline yöneltilemeyeceğini, bu nedenle husumet yokluğundan reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, basiretli tacir konumunda bulunan davacı şirketin ifa ettiği güvenlik hizmetinin yerine getirilmesinde, gerekli önlem ve tedbirleri alacağı ve şantiyede 7 gün 24 saat güvenliği sağlayacağı taahhüt edilmesine rağmen sözleşme konusu şantiyede davacı şirket personelinin zaafıyeti neticesinde muhtelif tarihlerde 7 kez hırsızlık olayının yaşandığından bahisle davacı ile şirketlerinin de içerisinde yer aldığı adi ortaklık arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddelerine göre, davacı şirket personelinin kusur ve ihmali neticesinde gerçekleşen hırsızlık olaylarından dolayı meydana gelen zarardan sorumlu olan davacı şirketin alacak talebinde bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "..... davacı şirket personelinin kusur ve ihmali neticesinde gerçekleşen hırsızlık olaylarından dolayı meydana gelen zarardan sorumlu olduğu iddiasında bulunulmuş ise de davalı tarafından buna ilişkin olarak takas- mahsup talebinde bulunulmadığı, bu iddianın ayrı bir davanın konusu olduğu , davacı şirketin davalı şirketten dava tarihi itibarıyla 36.500,00TL olduğu anlaşılmış olup davacı tarafından alacağın 21.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ili birlikte tahsili talep edilmiş ise de davalıya borcun ödenmesi için dava tarihinden önce ihtar çekildiğine dair belge ibraz edilmediği, bu tarihin İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinin 2018/7935 sayılı dosyasında ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği tarih olduğunun bildirildiği, davanın alacak davası olarak açıldığı ve davalının dava ile birlikte temerrüte düşürüldüğü anlaşıldığından BK 117. Maddesi gereğince alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline....." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği, zamanaşımı itirazında bulunduğu ve davalının kusuru ile zarar uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği iddialarıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 2.493,31 TL istinaf harcından peşin alınan 623,50 TL'nın mahsubu ile bakiye 1.869,81 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 01/04/2026 Başkan Üye Üye Katip