2. Ceza Dairesi 2021/8498 E. , 2023/1277 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/715 Esas, 2016/497 Karar SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte…
**2. Ceza Dairesi 2021/8498 E. , 2023/1277 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/715 Esas, 2016/497 Karar SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tebliğname tebliğinin usulüne göre yapıldığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2015 tarihli ve 2015/42921 Esas sayılı iddianamesi ile şikâyetçinin işyerinin önüne kapıları kilitlenmek suretiyle park edilen aracın ertesi gün başka bir mahallede terk edilmiş vaziyette bulunduğu ve kaporta dış yüzeyinden elde edilen parmak izinin suça sürüklenen çocuğa ait olduğu iddiasıyla hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 31/son maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli ve 2015/715 Esas, 2016/497 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafii süresi içerisinde verdiği 15.06.2016 yazı işleri müdürü havale tarihli temyiz dilekçesinde, suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı delil bulunmadığını, aracın dış kaportasında çıkan parmak izinin suça sürüklenen çocuğun aracı çaldığı anlamına gelmediğini, ... hakkında gerekli araştırmanın yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılanın kapılarını kilitleyerek sokak üzerine park ettiği 22 KK 323 plakalı otomobilinin 09.09.2015 günü gündüz saatlerinde çalındığı, bilahare 10.09.2015 tarihinde saat 15.30 sıralarında terk edilmiş vaziyette bulunduğu araç teybinin de yerinde olmadığı görülmüştür. 2. 10.09.2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda, otomobilin sol kapı kilidinde zorlama izlerinin bulunduğu, oto üzerinde düz kontak halinin olduğu yine 09.10.2015 tarihli CD izleme tutanağında saat 10.17 sıralarında beyaz renkli plakası belli olmayan bir araçla gelen iki erkek şahsın aracın arka sol kapısını açtıkları, motor kaputunu açmaya çalıştıkları, şahısların yüzlerinin tespit edilemediği ve 07.10.2015 tarihli ekspertiz raporuna göre, otomobilin kaput kaporta dış yüzeyinden elde edilen parmak izinin, suça sürüklenen çocuğun sol el baş parmak izi ile aynı olduğu tespit edilmiştir. 3. Suça sürüklenen çocuk soruşturma aşamasındaki 10.11.2015 tarihli beyanında "Olaya karışmadığını, o tarihlerde mahalleden arkadaşı ... ve ...'e pazar yerinde rastladığını, ...'ın kahve renkli Mazda marka özel bir oto kullandığını, kendisini çağırınca yanına gittiğini, akşam saatleri olduğunu, birlikte arabaya binip turladıklarını, ...'in de yanlarında olduğunu, Ramazan'ın arabayı nereden aldığını ve nereye bıraktığını bilmediğini, araba hararet yaptığı için kaportasını açıp su döktüklerini, bu nedenle arabanın kaput kaporta kısmında parmak izinin çıkmış olabileceğini" söylemiş, kovuşturma aşamasında da bu beyanını tekrar etmiştir. 4.... soruşturma aşamasındaki 12.11.2015 tarihli beyanında, "...'ı mahalleden tanıdığını, kendisiyle geçmişte birkaç kere suça karıştıklarını, bir süredir görüşmediklerini, suçlamayı kabul etmediğini, suç tarihinde Maltepe Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğunu, ...'ın kendisini suçtan kurtarmak için bu şekilde ifade verdiğini" söylemiş, ...'ın suç tarihinde Maltepe Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu tespit edildiğinden, ... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. 5. Mahkemece, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmıştır. IV. GEREKÇE Her ne kadar suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de, katılan beyanı ve olay ve olgular başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen CD inceleme tutanağı, ekspertiz raporu, olay yeri inceleme raporu içeriği, suça sürüklenen çocuğun tevilli ikrarı karşısında eylemi sübuta ermekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak; Katılanın kapılarını kilitleyerek sokak üzerine bıraktığı otomobilinin sol kapı kilidine zarar vererek kapıyı açtıktan sonra düz kontak yaparak otomobili gündüz vakti çalan suça sürüklenen çocuğun eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturmasına rağmen, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek, aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli ve 2015/715 Esas, 2016/497 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.