11. Hukuk Dairesi 2009/12288 E. , 2011/12324 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN SAYISI: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2008/701ESAS Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2009 tarih ve 2009/42-2009/290 sayılı kararın Yargıtayca incenlenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı..., ..., ..., ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04/10/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .... gelip
**11. Hukuk Dairesi 2009/12288 E. , 2011/12324 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN SAYISI: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2008/701ESAS Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2009 tarih ve 2009/42-2009/290 sayılı kararın Yargıtayca incenlenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı..., ..., ..., ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04/10/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin evvelce davalı anonim şirketin ortağı olduğunu, hisselerini davalılara satarak devrettiğini, bu işlemlerde davalılar..., ... ve ...’i davalı...’in temsil ettiğini, evvela 6.8.2003 tarihli ön sözleşmenin imzalandığını, daha sonra davalıların değişiklik talebi üzerine 10.8.2003 tarihli ek sözleşmenin imzalandığını, değişikliğe ilişkin ek sözleşme ile şirketin demirbaşında kayıtlı malzemelerin davacıya bırakılmasının buna karşılık hisse devir bedelinin 50.000.000.000 TL indirilmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalıların ek sözleşme uyarınca bedelden 50.000.000.000 TL tenzil ederek ödeme yapmalarına karşın ek sözleşmedeki kendi edimlerini yerine getirmediklerini, demirbaşta kayıtlı malzemeleri davacıya bırakmadıklarını ileri sürerek sözkonusu malzemelerin davacıya teslimini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000.000.000 TL’nın 10.9.2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili talebini davalılardan sadece ... yönünden ıslah etmiş ve müddeabihi 45.000.000.000 TL artırarak 50.000.000.000 TL’na çıkarmıştır. Davalı ... vekili, davacı dahil eski ortakların davalı şirketteki hisselerini 7.8.2003 tarihli devir sözleşmeleri ile ..., ..., ..., ... ve ...’e devrettiklerini, müvekkilinin devir bedelini tamamen ödediğini, devir işlemlerinin 8.8.2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile onanarak ortaklar pay defterine işlendiğini, müvekkilinin davalı şirketle bağlantısı olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine talep etmiştir. İşbu dava dosyası ile birleşen Ankara 4. Ticaret Mahkemesi 2008/701 esas sayılı dosyasında davacı vekili, aynı maddi vakıa nedeniyle demirbaşlar hakkında istihkak olmadığı takdirde 45.000,00 TL’nin 6.1.2004 tarihinden itibaren davalılardan reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istenmiştir. Diğer davalılar vekilleri, davacı dahil eski ortakların davalı şirketteki hisselerini 7.8.2003 tarihli devir sözleşmeleri ile müvekkillerine devrettiklerini, müvekkillerinin devir bedelini tamamen ödediğini, devir işlemlerinin 8.8.2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile onanarak ortaklar pay defterine işlendiğini, devir işlemlerinde müvekkillerinin bizzat işleme katıldıklarını, hiçbir kimse tarafından temsil edilmediklerini, gerek şirketin gerekse diğer müvekkillerinin temsil hususunda kimseye yetki vermediklerini, dolayısıyla müvekkillerini temsilen düzenlendiği ileri sürülen 10.8.2003 tarihli belgenin geçerli bir belge olmadığını, davanın şirketin değerinin artmasından ve buna bağlı olarak davacının haksız kazanç temin etme çabalarından kaynaklandığını, eskiden şirket yönetim kurulu başkanı olan davacının şirket adına geçmiş tarihli 78.000.000.000 TL bedelli bir bono düzenleyerek tahsile verdiğini, müvekkilinin sahte bonoyla ilgili Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/1 esasında kayıtlı davayı kazanmasından sonra 10.8.2003 tarihli geçersiz belge dayanak yapılarak eldeki davanın açıldığını savunarak davanın reddine talep etmiştir. Mahkemece, demirbaşların davacıya bırakılmasını düzenleyen ek sözleşmede davalı şirketin taraf olmaması ve şirketin demirbaşlarla ilgili bir taahhüdünün varlığının kanıtlanamaması, şirketin ek sözleşmedeki borcu üstlendiğine veya ikrar ettiğine dair delil bulunmaması nedeniyle şirketin sorumlu olmayacağı düşünülerek şirket aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise şirkete ait demirbaşlar yönünden demirbaş malzemeleri üzerinde mülkiyet hakkı bulunmayan davalıların taahhüdünün bu demirbaşların davacıya teslimine imkan vermeyeceği düşünülerek istihkak talebinin reddine, bedel talebi yönünden ise davalı ...’in şirket dışındaki davalıları temsil hususunda yetkilendirilmiş bulunduğunun kabulü ile dava dilekçesindeki talep miktarı olan 5.000 YTL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ıslah dilekçesindeki talep miktarı olan 45.000 YTL’nin ise ıslah dilekçesinde sadece davalı ...’ten tahsilinin istenmiş olması itibariyle davalı ...’ten tahsiline dair verilen karar şirket dışındaki davalıların temyizi üzerine Dairemiz tarafından bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak asıl davada sair hususlar yönünden evvelce verilen karar kesinleşmiş bulunmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ıslah edilen 45.000,00 TL’lik kısım yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.090,90 TL’nın 06/01/2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine, ayrıca bu davalı hakkındaki birleşen davanın istihkak talebi yönünden reddine, alacak talebi yönünden ise derdestlik itirazının kabulü ile açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkında kısmen kabulü ile 12.273,73 TL’nın 25/12/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... hakkında kısmen kabulü ile 12.273,73 TL nin 25/12/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... hakkında kısmen kabulü ile 12.273,73 TL’nın 25/12/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili ve davalılar ..., ..., ... ve ... vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacının bozma kararından sonra ıslah yapmayıp ayrı bir dava açıp, açılan davanın işbu dava ile birleştirilmiş olmasına, ayrıca taraflar arasındaki ilişki satım aktinden kaynaklanması nedeniyle 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunmasına ve davada davacıdan pay satın alan ...’a husumet yöneltilmemesi nedeniyle mahkemece hüküm altına alınan miktarda bir usulsüzlük olmamasına göre davacı vekili ve davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine,aşağıda yazılı bakiye 21,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 3.257,40 TL'nin davalılardan alınmasına, 06/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.