İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 15/01/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/11/2025 tarih ve 2025/1051 E - 2025/986 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacının dava dilekçesinden özetle; Müvekkilim ..., ticaret yaparken almış olduğu ...Bankası ...şubesine ait çek defterinden 1 yaprak kullanmış olup, k…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2460 KARAR NO: 2026/88 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/11/2025 ESAS NO: 2025/1051 KARAR NO: 2025/986 DAVANIN KONUSU: Zayii nedeniyle Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 15/01/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/11/2025 tarih ve 2025/1051 E - 2025/986 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacının dava dilekçesinden özetle; Müvekkilim ..., ticaret yaparken almış olduğu ...Bankası ...şubesine ait çek defterinden 1 yaprak kullanmış olup, kalan 9 adet çek koçanını iş yerini kapatma aşamalarında il değiştirme telaşı içindeyken kaybettiğini,... Bankası ... Şubesinden temin edilen ...-... sıralı seri nolu çek koçanına ait çek yaprakları olduğunu, çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek çek yapraklarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...TTK.'nun 818/1-s maddesinin yollaması ile aynı kanunun 757/1 maddesine göre, çek iptali davası açma hakkının yetkili hamile ait olduğu, davacının, davaya konu ... Bankası ...Şubesinden temin edilen ...-... sıralı seri nolu çek koçanına ait çek yapraklarının iptalini istediği çeklerin hamili olmadığı, davacının dava dilekçesinde dava konusu zayi olduğu iddia olunan çeklerin keşidecisi olduğu, HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. 1-Davanın HMK'nın 114/1-d. ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "...Mahkeme talebi hatalı nitelendirmiştir. Dava yalnızca “iptal” davası değildir Dilekçemizde: Çeklerin kötü niyetli kişilerce kullanılma ihtimalinden, Hukuki güvenliğin sağlanması ihtiyacından, Çeklerin tedavülden çıkarılması gerekliliğinden bahsedilmiştir. Bu açıklamalar yalnızca iptal talebi değil, aynı zamanda TTK 757 ve devamı maddeleri kapsamında “ödemenin men’i” ve koruyucu mahiyette tespit niteliği taşıyan taleplerdir. Mahkeme:talebi dar yorumlamış, Sadece “çek iptali” davası açılmış gibi değerlendirmiştir. Bu nedenle karar yanlış hukuki nitelendirme nedeniyle hatalıdır. Müvekkilin bankadaki mudi olmasının verdiği hakla kendisine çek karnesi kullandırılmıştır. Ancak müvekkil kendisine verilen çek karnesinden yalnızca 1 yaprağını kullanmış, diğer 9 adet boş yapraklı çek koçanı kaybolmuştur. Bankaya yapılan başvuruda da bu durumun kayıt olarak düşümü istenilmiş ama ancak banka tarafından bu düşümün mahkeme kararı ile kendilerine bildirilmesi istenmiştir. Dolayısıyla banka başvurumuzu reddetmiştir. Söz konusu çek koçanının bulunması piyasada dolaşması, üçüncü şahısların eline geçerek kullanılma ihtimali açıktır. Ve müvekkilin de mağdur edilme olasılığı yüksektir. Mahkemece Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin talebimizi doğrulayıcı kararında da yer aldığı üzere müvekkilim ...'e ait kullanılmamış (boş ) çek yapraklarının kaybolması halinde TTK 757 ve 758 uyarınca davamızın kötü niyetli kişiler tarafından doldurulabilip piyasaya sürülme ihtimali karşısında banka ve hesap sahibi müvekkilimin zarara uğrama ihtimali karşısında boş olsa dahi seri numaralarını sunduğumuz çek yaprakları hakkında iptal kararı vermesi gerekir. Çünkü talep gerekçemiz seri numaraları belli boş çek yapraklarının kötüye kullanılma riskinin yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla mahkemece verilen usulden ret kararı hatalıdır. Çünkü banka mevzuatında çek defterini kesin olarak kapatma yetkisi mahkeme kararına bağlıdır. Bu sebeple kötüye kullanım riskinden dolayı, taciri koruma niteliğindeki iyi niyetli başvurumuzun ve dosyaya ilişkin ihtarname vs delillerimizin ve banka belgelerimizin incelenmeden usulden ret kararı vermesi hatalıdır. Bozulması gerekir. 2. Keşidecinin korunmaya değer hukuki menfaati bulunmaktadır. Aktif dava ehliyeti vardır.Boş çek yapraklarının kaybolması durumunda: Çek sonradan doldurularak haksız şekilde tedavüle sokulabilir, Keşideciye icra takibi yapılabilir, Ceza hukuku bakımından sorumluluk yüklenebilir, Banka nezdinde keşideci risk altındadır (çek defteri uyarıları gereği). Bu nedenle keşidecinin hukuki güvenlik ihtiyacı açıktır. HMK 114/1-d’deki aktif husumet koşulu gerçekleşmiştir. Yargıtay 11. HD'nin içtihatları boş çek yapraklarının iptalini engellese de, bu kararlar: yalnızca “iptal talebi” içindir, keşidecinin korunma amaçlı menfi talep hakkını ortadan kaldırmaz. Bu davada amaç çekin yok hükmünde sayılması değil, kötüye kullanımın engellenmesidir. 3. Bankaya kayıp bildiriminde bulunulması dava şartı değildir . Usulden ret hukuka aykırıdır Dava açılması için:Bankaya bildirim zorunluluğu yoktur, Bildirimin zamanlaması dava şartı değildir. Mahkemenin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı vermesi: HMK 114 ve 115’in yanlış uygulanmasıdır. Dosya bu nedenle de bozulmalıdır. 4. Çek defteri keşideciye sorumluluk yükler. Risk keşideci üzerindedir. Bankalar tarafından verilen çek defterlerinde yer alan: “Çek yaprakları kaybolduğunda derhal bankaya bildiriniz.” şeklindeki uyarı, keşideciyi sorumlu kılar. Bu da keşidecinin korunmaya değer menfaatinin varlığını gösterir. Mahkemenin bu yönü gözetmemesi kararın hatalı olduğunun başka bir göstergesidir. Açıklanan nedenlerle; Mahkemenin usulden ret yönündeki kararının kaldırılmasına, Dava talebimizin “çeklerin kötüye kullanımının engellenmesi ve ödeme yasağının sağlanması” niteliğinde olduğu dikkate alınarak dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, çekin zayii nedeniyle hasımsız açılan iptal talebine ilişkindir. Dava konusu çekin kaybolduğu iddiasıyla iptali ve ihtiyati tedbir kararı (ödeme yasağı) verilmesini isteyen davacının dava konusu işbu çekte keşideci olduğu bu yöndeki davacının dava dilekçesindeki yazılı açık beyanlarından anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK 757/1 Maddesinde; "...İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. " düzenlemesi mevcut olup devamında 818/1-s maddesinde ise Poliçeye ait iptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrasındaki hükümlerin uygulanacağının belirtildiği görülmüştür. Bununla birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1-s bendi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanacak olan Türk Ticaret Kanunu'nun 651, 757 ve 765.maddeleri gereğince zayi nedeniyle çek iptali davası açma hakkı kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyaın ortaya çıktığı anda senet (çek) üzerinde hak sahibi olan kişiye ait olduğu (651/2.madde) yani çekte hamil olan kişinin ancak zayi nedeniyle çekin iptaline karar verilmesini isteyebileceği, dava dilekçesindeki ibarelerden davacının keşideci olduğu, keşidecinin zayi nedeni ile iptal davası açma yetkisi olmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK 114/h. maddesi uyarınca reddi de gerekir. (Aynı yönde Yargıtay 11.HD.nin 2016/8896 esas, 2017/5853 karar sayılı emsal kararı) Dava, TTK’nın 818. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 757 vd. maddelerine temas eden çek iptali davası niteliğindedir. Dava, açıklanan bu niteliği itibariyle HMK’nın 382/(1) e-6 maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işi kapsamında olup ilk derece mahkemelerinin çekişmesiz yargı işleri bakımından verdikleri kararlara karşı vaki istinaf başvuruları bakımından Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararlara karşı, HMK’nın 362/(1) ç. maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/9 Esas, 2021/446 Karar) Açıklamalar ışığında davanın reddi yönündeki mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. Davacının yukarıda yazılı istinaf sebepleri haklı ve yerinde görülmemiştir. Mahkemenin davanın hukuki yarar yokluğundan reddi kararının usul ve yasa yönünden hukuka uygun olması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/11/2025 tarih ve 2025/1051 E - 2025/986 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732TL istinaf karar ve ilam harcından davacının peşin yatırdığı 615,40TL harcın mahsubuyla eksik kalan 116,60TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK’nın 382/(1) e-6 maddesi yollamasıyla 362/1-ç bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 15/01/2026