11. Hukuk Dairesi 2011/11773 E. , 2012/11998 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2011 tarih ve 2009/351-2011/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2011/11773 E. , 2012/11998 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2011 tarih ve 2009/351-2011/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait Ambarlı Mahallesi, Kırım ........Avcılar-İstanbul adresinde bulunan dairenin davalı nezdinde konut sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, İstanbul Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü'nün 08.04.2008 tarih ve 3313 sayılı kararı ile heyelan ve yer kayması riski nedeniyle yapılan çalışma sonrasında yıkım kararı verildiğini, yıkımdan önce müvekkilince tespit yaptırıldığını, davalı ... şirketince hasarın teminat dışı olduğundan bahisle ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 55.000 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hasarın teminat dışı olduğunu, İTÜ öğretim görevlisinin düzenlediği raporda hasarın meydana gelmesine 1999 depreminin etkili olduğu, güçlendirme projesinin hazırlanmasında zemin özelliklerinin dikkate alınmadığı, meydana gelen hasarın heyelanın etkisinden olmadığının belirtildiğini, ekspertiz raporunda da binada oluşan çatlak hasarlarının ilk tetikleyicisi olduğunu gösteren herhangi bir zemin hareketi, yer kayması veya çökme gibi bir toprak hareketi görülmediğinin bildirildiğini, binanın 1999 depremlerinde hasar gördüğünü ve orta hasarlı olarak tespit edildiğini, poliçenin TTK’nun 1279 maddesi gereğince hükümsüz olduğunu, binanın deprem nedeniyle orta hasarlı olduğunun sigortalı tarafından bilindiğini, poliçede sigortalı adresinin yanlış verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, idare tarafından dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın yer kayması nedeniyle ağır afete maruz bölge ilan edildiği, dava konusu hasarın yer kaymasından meydana geldiği ve davacının konutunun da bulunduğu bölgenin 28.06.2005 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile yer kayması nedeniyle afete maruz bölge ilan edildiği, tacir olan davalının yer kayması nedeniyle afete maruz bölge ilan edilen bir yerde yer kayması klozunu da kabul ederek sigorta poliçesi düzenleyip, daha sonra yer kayması riskinin gerçekleşmesi ve hasarın oluşması sonrasında aynı bölgede daha önce meydana gelen depremi bahane edilerek hasarı ödemekten kaçınmasının iyi niyetli bir davranış olmadığı, binanın depremden hasar gördüğü, fen bilimine uygun olarak güçlendirme yapılmadığı iddiası gerçek olsa dahi depremin 1999 yılında meydana geldiği, konutun 2007 yılında sigorta yapıldığı, sigorta yapıldığı tarihte basiretli bir tacir olan sigortacının sigortaladığı konutu kontrol etmesi gerektiği, sigorta sözleşmesinin kurulduğu tarihte geçerli olan şartlarda ve konutun mevcut hali ile poliçe düzenlendiğinin kabulü gerektiği, poliçede yer kayması klozu bulunup riskin gerçekleştiği, davalının ödemesi gereken tazminatın 49.572 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 49.572 TL'nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.208,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.