Hukuk Genel Kurulu 2023/291 E. , 2024/145 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/556 E., 2022/137 K. KARAR : Davanın reddine ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Daresinin 02.04.2019 tarihli ve 2017/3964 Esas, 2019/2535 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince ya…
**Hukuk Genel Kurulu 2023/291 E. , 2024/145 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/556 E., 2022/137 K. KARAR : Davanın reddine ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Daresinin 02.04.2019 tarihli ve 2017/3964 Esas, 2019/2535 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) Geçici 3 üncü maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la değişikliği öncesi hâliyle 438/2 nci maddesi gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davacı vekilinin duruşma isteminin reddine karar verilip dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili; müvekkili tarafından dava dışı Bilka Bilgi Kaynak İletişim San. ve Tic. A.Ş.’nin sahibi olduğu Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye ait hisse senetlerinin değerlendirilmesi ile ilgili olarak davalı ... ile doğrudan ve/veya ortağı ve/veya yönetim kurulu üyesi ve/veya temsilcisi olduğu veya karar aldırma etkinliğine sahip olduğu şirketler aracılığıyla ticari ilişkiye girildiğini, anılan ticari ilişkiler sürecinde Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. hisseleriyle ilgi işlemlerden dolayı davalının müvekkiline 3.250.000 USD borçlu olduğunu ve bu borcunu 31.03.2001 tarihinde ödeyeceği taahhüdünü içeren 15.08.2000 tarihli “Taahhütname” başlıklı belgeyi tanıklar huzurunda imzaladığını, borcun vadesinde ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından yapılan icra takibine davalı tarafından imzanın kendisine ait olmadığından bahisle itiraz edildiğini, vaki imzaya itirazın kaldırılması istemiyle İstanbul 4. İcra Tetkik Mercii Hâkimliğinde dava açıldığını, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde imzanın davalıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, icra tetkik mercii kararlarının taraflar arasında dahi kesin hüküm özelliği arz etmeyeceğini, kaldı ki hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun da hatalı olduğunu, müvekkilinin davalıdan olan alacağının gerek temel ilişki gerek buna dayanak vakıalar gerekse borcu kanıtlayan taahhütname ile sabit olduğunu ileri sürerek 3.250.000 USD alacağın 31.03.2001 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte USD olarak (veya tahsil tarihindeki TL karşılığının) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı