T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/882 Esas KARAR NO : 2025/2124 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2014/549 Esas - 2019/1129 TARİH: 03/12/2019 DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/882 Esas KARAR NO : 2025/2124 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2014/549 Esas - 2019/1129 TARİH: 03/12/2019 DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline temlik veren ... A.Ş ile davalı ... Makina .. Ltd. Şti arasında 20/02/2006 tarihinde Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşmede diğer davalılar ... ... ve H. Hülya ...'nın müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, bu sözleşmeden doğan kredi borcunun geri ödenmemesi nedeni ile alacaklı temlik veren banka tarafından Kartal 6. Noterliğinin 25/09/2006 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, kredi borcunun ihtara rağmen geri ödenmemesi üzerine davalı borçlular aleyhine İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... e. (yeni ... e.) sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe davalıların itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı borçluların itirazlarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, bu nedenle davanın kabulü ile haksız itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40 ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 03/12/2019 tarih ve 2014/549 Esas - 2019/1129 sayılı kararında; " Davacı banka tarafından davalılar hakkında İSTANBUL 7. icra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile 18.09.2007 tarihli takip talebi ile; 80.000,00 TL. asıl alacak 71.463,00 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam 151.463,00 TL. Alacak üzerinden takip başlatıldığı, buna karşılık Davacı banka tarafından göndermiş olduğu BAKIRKÖY 30. Noterliği’nin 07.10.2013 tarih ... yevmiye nolu KAT ihtarnamesi ve eki hesap ÖZETİ ile 25.09.2006 tarihi itibariyle; 152.300.0 TL. ana para alacak, 18.123,00 TL. Anaparaya İlişkin Faiz, 250,00TL. noter Masrafı olmak üzere toplam 170.673.00TL. alacaklı olduğu belirtilmiş olmakla davaya konu takip talebi ile 80.000,00 TL. asıl alacak talebinde bulunmuş olup, ihtarname talepleri diğer alacakların tahsil edilip edilmediği, 80.000,00 TL. Iık takip talebi içeriği alacağın 27.06.2006 tarihli kredi ile ilgili mi olduğu, hangi tarihten itibaren hangi fiili faiz oranı üzerinden faiz tahakkuk ettirilmiş olduğu yönünden bilirkişi incelemesine gerekli kayıtların sunulmadığı, davacı vekilince bu yönde davanın aydınlatılmadığı, genel kredi sözleşmesi sureti takip ekine sunulmuş ancak dava dilekçesi ekinde de aslının ibraz edilmediği ,mahkememizce bu yönde temlik veren Bankaya yazılan müzekkerelere cevap verilmediği gibi temlik alan vekiline defaatle verilen süre ve sonrasında verilen kesin süre içerisinde ibraz edilmediği, yerinde inceleme yetkisi verilen bankacı bilirkişi tarafından yerinde inceleme talebine karşılık verilmediğinin bildirilmesi durumu karşısında ispat külfeti kendisinde olan davacı tarafça davanın ispat edilemediği kanaatine varılarak aşağıdaki şekildi hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-İspatlanamayan davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin davaya konu alacakları, ... A.Ş. ile LBT ... Yönetim A.Ş. arasında imzalanmış olan Alacak Temlik Sözleşmesi ile ... ... Yönetim A.Ş.’ye devir ve temlik edildiğini, LBT ... Yönetim A.Ş., 10.06.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararı ile ... ... Yönetim A.Ş. ile “... ... Yönetim A.Ş.” hükmi çatısı altında birleştiğini, ... ... Yönetim A.Ş ile ... ... Yönetim A.ş., 23/03/2017 tarihli İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ilan metni ile ... ... Yönetim A.Ş. hükmi çatısı altında birleştiğini, ... ... Yönetim A.Ş ise 25.06.2020 tarihli Genel Kurul Kararı ile tarihinde ... ... Yönetim A.Ş hükmi çatısı altında birleştiğini, Temlik veren dava dışı ... A.Ş.'nin davalı borçlulardan olan kredi alacakları imzalanan temlik sözleşmesi ile müvekkili şirkete devir ve temlik edildiğini; söz konusu borçların ödenmemesi üzerine davalı borçlular aleyhine İstanbul 7.İcra ... E. (Eski Esas: ...) sayılı dosya ile takibe geçildiğini; akabinde borçluların takibe itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, yapılan yargılama ile yerel mahkeme yeterli evrak sunulmadığı gerekçesi ile davanın ispatlanamadığına kanaat getirerek davayı reddettiğini; yerel mahkeme tarafından verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin gerekli araştırmaları yaparak hükme esas alınabilecek bir rapor hazırlatması gerekirken; yeterli araştırmaları yapmadığını ve evrak olmadığı gerekçesi ile davayı reddettiğini; dava dilekçeleri ekinde mahkemenin talep ettiği genel kredi sözleşmesi, ihtarname ve ilgili başka evraklar mevcut olmasına rağmen bu hususun göz ardı edildiğini; söz konusu evrakların banka ve şirketleri nezdinde araştırılmakla temin edilmesi halinde de mahkemeye sunulacağını, bu haklarını da saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin takibe devam edemediği gibi yıllardır süren dava ile de adil yargılanma hakkının zedelendiğini; icra takibinin sürüncemede kaldığını, müvekkili şirketin alacağını tahsil edemediğini, İleri sürerek yukarıda sayılan ve mahkemenin resen gözeteceği nedenler ile; öncelikle tehiri icra taleplerinin kabulü ile, yerel mahkeme tarafından verilen usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmelerinden doğduğu iddia olunan kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava dışı ... A.Ş.'den takip aşamasında temlik alınan alacak bakımından mahkemece araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verildiği yönündedir. Davalılar aleyhine temlik eden ... tarafından başlatılan dava konusu takip tarihinin 18/09/2007 olduğu, 80.000,00-TL asıl alacak ve 71.463,00-TL işlemiş faiz toplamı 151.463,00-TL alacaüın tahsili amacıyla başlatılan takibin dayanağının takip talebinde 25/09/2006 tarihli kat ihtarı, genel kredi sözleşmesi ve banka kayıtları olarak gösterildiği, takip talebi ekinde ihtarnamenin "aslı gibidir şerhi" bulunmayan fotokopisi, yine 20/02/2006 tarihli genel kredi sözleşmesinin ilk sayfasının, 14 üncü sayfasının, kefillerin imzasını içeren 15 inci sayfasının, müşteri imzasını içeren 16 ıncı sayfasının "aslı gibidir" şerhi içermeyen fotokopisinin bulunduğu, kat ihtarının tebliğ şerhinin aslı veya suretinin mevcut olmadığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, takip esnasında dosyaya alacak temlik sözleşmesi ve yenileme talebi sunulduğu, takibin 22/10/2013 tarihinde yenilendiği ve ... esasını aldığı tespit edilmiştir. Temlik alan davacı vekili tarafından eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği, dava dilekçesi ekinde de takip talebi ekindeki belgelerin aynısının sunulduğu, mahkemece ihtarnamenin aslı veya aslı gibidir şerhli örneğini sunması için davacı vekiline süre verildiği, ayrıca dava dışı ... A.Ş.'ye müzekkere yazıldığı, ancak müzekkereye olumsuz cevap verildiği, davacı vekilinin de istenen belge için temlik eden bankaya yazı yazılmasını talep ettiği, mahkemece dosyanın yerinde inceleme yetkisi ile bankacı bilirkişiye tevdii edildiği, bankacı bilirkişi tarafından davacı vekili ile yapılan mail yazışmaları da ek yapılmak suretiyle düzenlenen ön raporda; yerinde inceleme yapılabilmesi için hazır edilmesi gereken belgelerin hazırlanması veya dosyaya ibrazı hususunda davacı vekili ile yapılan ısrarlı yazışmaların olumsuz sonuçlandığının belirtildiği, mahkemece bilirkişi ön raporunda belirtilen eksik belgelerin ibraz için hem dava dışı temlik eden bankaya yazı yazıldığı, hem de davacı vekiline kesin süre verildiği, banka tarafından müzekkereye cevap verilmediği, davacı vekili tarafından genel kredi sözleşmesinin takip talebi ekindeki sunulan sayfalarının ve ihtarnamenin fotokopilerinin tekrar dosyaya sunulduğu, ayrıca hesap ekstresi, bir kısım çek yapraklarına ilişkin bilgiler ve dekontların fotokopilerinin ibraz edildiği, bilirkişi tarafından davacı vekili ile yapılan mail yazışmaları da eklenmek suretiyle düzenlenen raporda, tebliğ şerhi sunulmayan kat ihtarında talep edilen alacak tutarları ile takipte talep edilen alacak tutarlarının farklı olduğu, dosyaya sunulan dekontların kat ihtarında talep edilen kredi ve dosyaya bir kısmı sunulan genel kredi sözleşmesi ile ilişkilendirilemediği, inceleme için gereken kayıt ve belgelerin sunulmasına ilişkin taleplerinin ve yerinde inceleme yapılması taleplerinin davacı vekili tarafından karşılanmadığı, takip talebine konu edilen alacağın dayanağının ne olduğunun, hangi kredinin kullandırıldığının, kredinin akdi faiz oranının ne olduğunun belli olmaması, ödeme planı ve yapılan tahsilatlara ilişkin bilgilerin mevcut olmaması ve genel kredi sözleşmesinin tamamının dahi dosyada bulunmaması nedeniyle takipte talep edilen alacağın varlığı ve miktarının ispata muhtaç olduğu kanaatinin bildirildiği tespit edilmiştir.Somut olayda; TMK'nun 6 maddesi ve HMK'nun 190/1 fıkrası uyarınca temlik eden banka ile davalılar arasında genel kredi ve kefalet sözleşmesi yapıldığını ispat yükü davacı üzerinde olduğu gibi, bu sözleşme kapsamında ve sözleşmedeki şartlar dahilinde davalı şirkete hangi nakdi ve/veya gayrınakdi kredinin kullandırıldığını, bu kredilerin hangi akdi ve temerrüt faiz oranlarına tabi olduğunu, kullandırılan kredi ve/veya kredilerin kısmen veya tamamen tahsil edilemediğini, takipte talep edilen asıl alacak ve işlemiş faiz tutarı kadar alacağın varlığını, delilleri somutlaştırarak ispat yükü de davacı üzerindedir. Bilirkişinin alacağın dayanağını oluşturan belgelerin sunulması veya yerinde inceleme yapılması taleplerinin karşılanmamış olduğunun, raporlara ek yapılan mail yazışmaları ile sabit olması, yine aynı belgelerin mahkeme denetimine uygun şekilde dosyaya da sunulmamış olması karşısında, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.