11. Hukuk Dairesi 2024/1608 E. , 2024/5762 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/51 Esas, 2021/742 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddi Taraflar arasındaki yöneticilerin sorumluluğu nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili ve davalı ... vekili ta…
**11. Hukuk Dairesi 2024/1608 E. , 2024/5762 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/51 Esas, 2021/742 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddi Taraflar arasındaki yöneticilerin sorumluluğu nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalılardan ...'ün müvekkili şirketin ortağı olduğunu, aynı zamanda mali işlerini yönettiği dönemde şirket müdürlüğüne atanan davalı ... ve ... ile anlaştığını, davalıların şirketin parasını bankalardan tahsil ederek zimmetlerine geçirdiklerini, şirketin mallarını da şirketin Atatürk Hava Limanı Serbest Bölgesi Şubesi'ne göndermiş gibi gösterip, yine aynı şubeden BNB AkDresdner Finansal Kiralama A.Ş.'ye satışını yaparak, anılan şubeden fatura keşide ettiklerini, faturayı şirket kayıtlarına intikal ettirmediklerini, satış yapılan şirketten gelen bedelleri ise şirketin hesabı olmakla birlikte aktif olarak kullanmadıkları Anadolu Bankası ... Şubesi'ne 08.09.2004 tarihinde 570.403,00 USD'yi 13.09.2004 tarihinde 600.000,00 USD'yi transfer ederek, yine 08.09.2004 ve 13.09.2004 tarihlerinde anılan bankadan nakden çekmek sureti ile zimmetlerine geçirdiklerini, davalıların toplam 1.170.403,00 USD'yi kendi aralarında pay ettiklerini ve şirket hesaplarına intikal ettirmediklerini ileri sürerek, 1.170.403,00 USD'nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalıların şirketten usulsüzce çektikleri paralar nedeniyle şirketin tasfiye haline girmesinden kaynaklı ticari kayıplarından dolayı şimdilik 175.000,00 TL ve faiz ile karşılanamayan munzam zararına karşı da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesi uyarınca şimdilik 175.000,00 TL toplam 350.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; şirketin zararı bulunmadığını, dava konusu paraların şirket kayıtlarına girdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen davada davalılardan ... ve ... cevap dilekçesinde; yetki ve zamanaşımı itirazı yanında iddia edilen zararın oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Diğer davalı ... usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ...'in 08.04.2002 tarihli yönetim kurulu kararı ile mali işlerden sorumlu genel müdür olarak atandığı, 26.06.2003 tarihli genel kurul toplantısında ...'in 1 yıl süre ile denetçi seçildiği, yönetim kurulunun 30.03.2004 tarihli 2004/03 no.lu kararı ile ... ile ...'ın şirkete müdür olarak atandıkları ve müşterek imzaları ile her hususta şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, bu kararın sicil gazetesinde 06.04.2004 tarihinde ilan edildiği, 27.08.2004 tarihli yönetim kurulu kararıyla hava limanı serbest bölgesi için ... ve ...'ın 3 yıl süre ile müdür olarak atandıkları, 12.11.2004 tarihinde ise müdürlükten alındıklarını, davalı ...'ün 11.05.2004 tarihli genel kurulda tespit edilen yeni ortak ve paylara göre ortaklığa girdiği, şirket yönetiminde bulunmadığı ve müdür olarak çalışmadığı, ancak şirket ortağı olan dava dışı Aytaç Biter ve H. ... Özer adlı kişiler ile "18.11.2004 tarihli müşavirlik sözleşmesi" ve aynı tarihli "hisse devir sözleşmesi" tanzim edildiği, davalı ...'ün sözleşme nedeniyle davacı şirketi zarara uğrattığına dair bir bulgu, tespit ya da belgeye rastlanmadığı, Ayrıca İstanbul 1.Ağır Ceza Mahkemesi 2007/392 E. sayılı dosyasına sunulan 25.10.2010 tarihli bilirkişi raporunda, 20.01.2009 tarihli Masak raporunda 13 parti halinde çekilen paraların şirkete getirilmediği, ..., ... Gür, ... ve ... tarafından paylaşılarak kendilerinin ve yakınlarının hesaplarına yatırıldığı iddialarını doğrulayacak yeterli ve somut kanıt bulunamadığının belirlendiği, bankadan çekilen toplam 1.170.403,00 USD'nin şirket kayıtlarına intikal ettiği, kasa besabına alınması gerekirken avans hesabına alındığı, Masak raporu ve dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde bu tutarın gizli ortaklara pay dağıtımı niteliğinde olduğu, şirket kayıtlarından nasıl çıkarıldığının somut olarak tespit edilemediği, ancak dosyada mevcut delil ve belgelerin incelenmesi sonucunda şirketi zarara uğrattıklarına dair somut bir duruma ulaşılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 17.07.2023 tarih, 2022/4461 E. ve 2023/4517 K. sayılı kararıyla, mahkemece uyulan Dairemizin 29.05.2014 tarih, 2013/2776 E. ve 2014/10008 K. sayılı bozma ilamında davalı ...'in de diğer iki davalının sorumluluğunu üstlendiğinin açıkça belirtildiği, bozmaya uyulmakla davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, davalılardan Zeynel'in diğer davalıların sorumluluklarını üstlendiği gözetildiğinde (müşavirlik sözleşmesi) tüm davalıların sorumluluklarının aynı esaslara göre değerlendirilmesi gerektiği, davacı şirket yöneticisi olan davalılar ... ve ... tarafından imzalanan ödeme talimatları doğrultusunda banka nezdindeki şirket hesabından 570.403,00 USD 08.09.2004 tarihinde, 600.000,00 USD 13.09.2004 tarihinde davalı ... tarafından çekildiği, şirket kayıtlarında bu paranın sipariş avansı olarak verildiği gösterilmiş olmasına rağmen, karşılığında herhangi bir mal alındığına dair kayıt ve belge tespit edilemediği, hal böyle olunca davacı şirketin zarar gördüğünü ispatladığının kabulü gerektiği, ancak davalıların zararın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığını ispatlayamadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasna karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1.Davalı ... vekili; davacının iddia ettiği gibi şirket zararının söz konusu olmadığını, bankadan çekilen paranın şirket hesaplarına girdiğini, ortakların talebiyle onlara dağıtıldığını, Masak raporunda ve ceza dosyasında bulunan bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi paranın müvekkili zimmetinde bulunmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; şirket zararının söz konusu olmadığını, bankadan çekilen paranın şirket hesaplarına girdiğini, ortakların talebiyle onlara dağıtıldığını, Masak raporunda ve ceza dosyasında bulunan bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi paranın müvekkili zimmetinde bulunmadığını, şirketin muhasebe kayıtlarının geçmişe dönük olarak değiştirildiğini, müvekkilinin yönetici yada müdür olmadığını, sözleşmelerle müdürlerin işlemlerinin sorumluluğunu üstlendiğinin söylenemeyeceğini, kaldı ki müşavirlik sözleşmesinin de feshedilmiş olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342 nci maddesi uyarınca açılan sorumluluk davası, birleşen dava davalıların eylemleri nedeniyle uğranılan sair ticari zararlar ve munzam zarar istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacı şirket yöneticisi olan davalılar ... ve ...'ın davacı şirketin zararına sebep olup olmadıkları, öyleyse şirket yöneticisi olan davalıların zarardan sorumlu olup olmadıkları ile diğer davalı ...'ün yöneticilerin sorumluluğunu üstlenip üstlenmediği ve dolayısıyla bu davalının da yöneticilerle birlikte şirkete karşı sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun 342 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.