11. Hukuk Dairesi 2013/13011 E. , 2014/14317 K. Taraflar arasında görülen davada verilen 20/06/2013 tarih ve 2011/303-2013/98 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23.09.2014 günü hazır bulunan davacı asil ... ve davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rap…
**11. Hukuk Dairesi 2013/13011 E. , 2014/14317 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 20/06/2013 tarih ve 2011/303-2013/98 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23.09.2014 günü hazır bulunan davacı asil ... ve davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıların da ortağı olduğu dava dışı %50 ortağı iken 10.09.2003 tarihinde davalıların müvekkilinin imzasını taklit ederek sermaye artırımı şeklinde karar alarak müvekkilinin hissesinin %33 oranına düşecek şekilde karar aldıklarını, alınan karardaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle yeterli nisap ile karar alınmadığını, bu durumun 01.03.2011 tarihinde öğrenildiğini ileri sürerek, 12.09.2003 tarihli ortaklar kurulu kararının geçersizliğinin tesbiti ile müvekkiline ait hissenin % 50 olarak tesbit ve tescilini ve şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının şirketin kurucu müdürü olduğunu, anılan ortaklar kurulu kararındaki imzanın davacının olduğunu, davacının 10.07.2009 tarihli hisse devir sözleşmesinde hisse oranının %33 olduğunu kabul ederek hisselerini devrettiğini, bu hususun 13.07.2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile karar defterine işlendiğini, davacının da bu kararda imzasının bunduğunu, daha sonra davacının 10.07.2009 tarihli hisse devir sözleşmesini devralan kızı ile yaptığı 20.01.2011 tarihli sözleşme ile feshettiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının geçersiz olduğunu ileri sürdüğü 10.09.2003 tarihli ortaklar kurulu kararından sonra 10.07.2009 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hisse oranının %33 olduğunu bildiği ve kabul ettiği, yaklaşık 7,5 yıl sonra anılan kararın usulsüz olduğunun öğrenildiği iddiasının doğru olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.