7. Hukuk Dairesi 2009/3015 E. , 2010/354 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 102 ada 104 parsel sayılı 2167,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, miras hakkına, paylaşmaya ve satın almaya dayanılarak davalı ..
**7. Hukuk Dairesi 2009/3015 E. , 2010/354 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 102 ada 104 parsel sayılı 2167,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, miras hakkına, paylaşmaya ve satın almaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece kesin süreye rağmen keşif giderinin yatırılmadığı bu nedenle davacının keşif delilinden vazgeçmiş sayılacağı, başka delil de ibraz edilmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kural olarak 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmünün bir davada uygulanabilmesi için kanıtlama yükümlülüğünün keşif giderlerini karşılamak üzere kendisine önel verilen gerçek yada tüzel kişiye ait olması, uyuşmazlığın çözümünün taşınmaz başında keşif yapılmasını zorunlu kılması, ilgilinin kendisine verilen makul önel yada koşullarının varlığı halinde verilen kesin önel içerisinde özrü olmaksızın keşif giderlerini yöntemine uygun biçimde mahkeme veznesine depo etmemiş olması gerekir. Somut olayda dava ve temyize konu taşınmaz üzerinde keşif yapılmasının zorunlu olduğu, kanıtlama yükümlüğünün de davacı üzerinde bulunduğu kuşkusuzdur. Nevarki muhtıra ile davacıya verilen sürenin son günü aynı zamanda keşif günü de olan 16.01.2008 tarihi keşif için belirlenen gün olup verilen süre tanık ve bilirkişilere çıkartılacak tebligat için yeterli değildir. Hal böyle olunca kesin önelin yöntemine uygun olduğundan söz edilemez. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 26.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.