(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/13919 E. , 2012/38042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/13919 E. , 2012/38042 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olaya gelince; sanıklar ... ile ... kimliğini kulanan ....,in, dolandırıcılık yapmak için fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek maddi durumunun iyi olduğunu tespit ettikleri...dolandırmaya karar verdikleri, bu amaçla 10/8/2007 günü, sanıklardan ... adını kullanan ...'ın telefon ile müşteki...arayarak kendisini ... Koleji müdür muavini olarak tanıtıp özürlü bir öğrenciye özürlü aracı alacaklarını söylediği, bunun üzerine müşteki Mehmet ...'in 200 TL verebileceğni söylediği, ....,ın 300 TL yardım ederseniz eksiğimiz kapanacak çok memnun olacağız demesi üzerine müştekinin bu parayı vermeyi kabul ettiği, bunun üzerine sanık ...'ın "... size yakın onu size yönlendireceğim" diyerek telefonu kapattığı, yaklaşık 20 dakika kadar sonra gizli numaradan arayan sanık ...'un "sizi bekliyorum neredesiniz" dediği, şikayetçinin ...,da olduğunu söylemesi üzerine inşaat tebelasının önünde beklediğini söylediği ve bu arada şikayetçinin okula açtığı telefonla okul da... isminde bir ögretmenin olmadığını anlaşılması üzerine şikayetçinin dolandırılmak istediğini anlayarak ve polisin tuzağı ile sanıkların istediği parayı alarak buluşma yerine geldiği ve parayı ... ismini kullanın ...'e verdiği ve her iki sanığın polisce yakalandığı ...'in hastaneye sevki sırasında kaçtığı ...'in ... kimliğini kullanındığı ve gerçek ...'ın dolandırıcık suçundan savunması alınması için gözetim altına alındığı, böylece sanık ... in dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiği sanık ... ... de iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanık ... hakkında adli sicil kaydındaki tekerrüre esas en ağır cezaya ilişkin mahkumiyetin esas alınması gerektiği halde daha az cezayı içeren mahkumiyet hükmünün esas alınması ve sanık ... hakkında hükmolunan cezanın 5237 Sayılı TCK.nun 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine. Ancak; Sanıklara verilen kısa süreli hapis cezasının tedbir olarak para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322 maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün, kısa süreli hapis cezasının para cezasına çevrilmesine ilişkin kısımda yer alan "hapis cezası yönünden 52/1-2-3 maddeleri uyarınca" ibaresi çıkarılarak yerine "10 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca" ifadesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.