İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 05/03/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 24/12/2025 tarih ve 2025/791 E - 2025/1116 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ...'in 16/03/2007 tarihinde evlendiğini, Kayseri 4. Aile Mahkemesinin 2017/393 esas ve 2017/813…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/310 KARAR NO: 2026/511 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/12/2025 ESAS NO: 2025/791 KARAR NO: 2025/1116 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 05/03/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 24/12/2025 tarih ve 2025/791 E - 2025/1116 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ...'in 16/03/2007 tarihinde evlendiğini, Kayseri 4. Aile Mahkemesinin 2017/393 esas ve 2017/813 esas sayılı dosyası ile anlaşmalı olarak boşandığını, boşanma davasının başlangıçta evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile çekişmeli olarak açıldığını, daha sonra tarafların 22/09/2017 tarihli protokol üzerinde mutabakatı ile anlaşmalı olarak sona erdiğini, protokol gereği Kayseri ili, ... ilçesi, ...mahallesi, ... ada, ... parsel, kat:... ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz ile Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazı davalıya devrettiğini, davalının da Nevşehir ili, ... ilçesi, ..., ... Mevkii, ... ada, ... parsel, ... ada, ...,... ve ... parsel sayılı taşınmazları davacı müvekkiline devrettiğini, boşanma kararına konu protokolden önce taraflar arasında 13/07/2017 tarihli bir protokol daha düzenlendiğini, müvekkili ilgili protokol uyarınca boşanmanın gerçekleşmesi halinde 75.000,00TL nakit parayı ödemeyi ve 100.000,00TL bedelli 4 adet bonoyu keşide ederek dava dışı ...'e teslim etmeyi kabul ettiğini, sonraki süreçte tarafların bu protokolden rücu ettiğini ve 22/09/2017 tarihli protokole istinaden anlaşmalı olarak boşandığını, dava dışı ...'in müvekkilini zarara uğratmak için kasıtlı olarak geçersiz hale gelen protokol gereği teslim edilen bonoların bir kısmını alacağın temliki suretiyle davalı ...'a temlik ettiğini, bonolara istinaden Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve ... esas sayılı dosyaları ile müvekkil aleyhine icra takipleri başlatıldığını, müvekkilinin haksız biçimde ödeme yapmak zorunda kaldığını, geçersiz hale gelen protokol gereği keşide edilen bonolara ilişkin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/150 esas sayılı dava dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, ilgili davanın 21/06/2024 tarihinde kesinleşerek bonoların geçersizliğine karar verildiğini, dava dışı ... boşanma sürecinde boşanmak istemediğini, müvekkili sevdiğini tekrar ettiğini, müvekkilin boşanma hususunda kararlı tavrı nedeniyle anlaşma protokolüne razı olduğunu, bu süreçte müvekkiline zarar verebilmek adına geçersiz protokole istinaden teslim aldığı bonoları 3. kişilere temlik ettiğini, geçersizliği tespit edilen bonolara ilişkin müvekkilinin icra tehdidi altında ve yüksek meblağlarda ödemeler yapmak zorunda kaldığını, geçersizliği mahkeme kararı ile sabit olan bonolara ilişkin müvekkilce yapılan haksız ödemelerin taraflarına iadesinin gerektiğini, bu nedenle Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/150 esas sayılı dava dosyası ile geçersizliğine karar verilen bonolara ilişkin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapılan ödemeler neticesinde meydana gelen sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalının tazminat taleplerine yetecek miktarda menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıla şimdilik 120.148,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince sebapsiz zenginleşme hükümlerine göre, sebepsiz zenginleşe tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ikame edilen davanın usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın öncelikle usulden reddini, kabul edilmemesi halinde esastan reddi gerektiğinin, davacıların, sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebi ile açtığı haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğinin, davacıların iddia ve taleplerinin tamamen haksız, ayrıca kötü niyetli olduğunu, her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkili aleyhine kurulan ihtiyati haciz ara kararının kaldırılmasını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/1405 E, 2025/6064 K sayılı ilamında “…İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 08.05.2024 tarihinde Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, anılan Mahkemece görevsizlik kararı verildiği, dosyanın tevzi edildiği, davacı vekiline 13.05.2024 tarihli tensibin 6 numaralı ara kararı gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini sunması için bir haftalık süre verildiği, davacı tarafça 14.05.2024 tarihinde arabuluculuk başvuru formu dosyaya sunulmuş ise de, dava tarihinden sonra arabuluculuk başvurusunun yapıldığı, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi gereken bir dava şartı olduğu, sonradan tamamlanabilir veya giderilebilir şartlardan olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/2 ve 115/2 madde hükümleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. …..davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş…verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA” denildiği görülmüş olup, davanın esasının bonolara dayalı olması nedeni ile Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, davacının dava açılırken arabuluculuğa başvurmadığı ve dava konusunun arabuluculuğa tabi olması nedeni ile arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı da olmadığı da dikkate alınarak, davanın bu usuli eksiklik nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, görevsizlik kararı sonrasında görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulduğu takdirde ve süreç tamamlandığında davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmeyeceğini belirtiğini, istinaf başvurumuzun kabulüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2025 tarihli ve 2025/791 E - 2025/1116 K sayılı kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.a-3 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için görevli Kayseri 12. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin görev ve dava şartlarına ilişkin değerlendirmesi hukuka uygun, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi hukuka uygun olduğu, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24/12/2025 tarihli ve 2025/791 E., 2025/1116 K. sayılı kararının onanmasına, istinaf yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin istinaf başvuran davacı tarafa yükletilmesine talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, geçersiz bonolar kapsamında ödenen bedellerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak tazmini talebine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacının alacağının bonodan kaynaklı olması ve bu kapsamda eldeki davanın TTK nun 5/A md ve 6325 sy 18/A md uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi bir ticari dava vasfında olması nedeniyle, davacının süresinde arabuluculuk başvurusunda bulunmadığının tespiti ile davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 24/12/2025 tarih ve 2025/791 E - 2025/1116 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 04/03/2026