10. Ceza Dairesi 2022/795 E. , 2023/11566 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı mad…
**10. Ceza Dairesi 2022/795 E. , 2023/11566 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarih ve 2016/204 Esas 2017/43 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.10.2018 tarihli ve 2018/5 Esas, 2018/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, 2. Tutanak tanığı polislerin duruşma beyanlarına dayanılarak sanık hakkında ceza tayin edildiğine, 3. Tanık ....’ın, uyuşturucu maddeyi 10-12 yaşlarında bir erkek şahıstan aldığını beyan ettiğine, tanık ifadesi ile dosya içeriğindeki fiziki takip tutanağının birbiri ile çeliştiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Suça sürüklenen çocuk ...'ın olay tarihinde .... isimli şahsa 5,00 TL karşılığında bir içimlik uyuşturucu bonzai sattığı, alınan istihbari bilgi nedeniyle burada fiziki takip yapan polis memurlarının bunu gördükleri, polis memurlarının evden uzaklaştıktan sonra ....'ı durdurup sorduklarında ....'ın Cansel'den aldığı beyaz kareli kağıt parçasına sarılı uyuşturucu maddeyi teslim edip ''bu maddeyi 1146 sokakta sarı saçlı kırmızı tişörtlü, altında renkli benekli şalvar olan Gülbahar isimli bayandan aldığını'' söylediği, evde arama yapılması için arama kararı alındığı ve evde yapılan aramada koltuğun önündeki kıyafetlerin içerisinde naylon poşette 4 adet uyuşturucu hap bulunduğu, evde bulunan ve yaşı küçük olan Gülben Sonsuz'un sol kol altında kabarıklık görülerek bunun çıkartılmasının istendiği, çıkarıp teslim ettiğinde broşür kağıdına sarılı, kağıdın içerisinde beyaz kareli defter kağıtlarına sarılı satışa hazır meşelenmiş vaziyette 64 adet bonzai maddesi olduğunun görüldüğü, ayrıca evde mutfak tezgahı üzerinde ilk sayfaları yırtılmış kareli okul defteri bulunduğu, polis memurlarının bunlara ilişkin tutanak tuttukları, ancak tutanak tutarken ...'ın isminin ... olduğu söylendiği için tutanaklara ...'ın isminin ... olarak yazıldığının anlaşıldığı, tutanaklarda ....'a uyuşturucu maddeyi satan kişinin sarı saçlı koyu kırmızı kısa kollu tişört giymiş altında renkli benekli şalvar tabir edilen pantolon bulunan kişinin ... olduğu belirtilmiş ise de, tutanak tanıkları Ömer E. ve Osman B. yeminli beyanlarında kendilerinin ....'a uyuşturucu sattığını gördükleri kişinin ... olmayıp, ... olduğunu, bunun ismini ... olarak bildikleri için tutanaklara o şekilde yazıldığını, gördükleri kişinin ... olmadığını, ...'ın esmer tenli olduğunu belirttikleri, tutanaklarda uyuşturucuyu satan kişi olarak belirtilen ''sarı saçlı, saçlarını arkadan bağlamış...'' şeklindeki özellikler, tutanak tanıklarının beyanları, duruşmada sanık ...'ın esmer tenli, sanık ...'in sarı saçlı ve sarı tenli olduğuna ilişkin izlenim dikkate alındığında ....'a uyuşturucuyu satan kişinin ... olduğu, ancak polis memurlarının tutanak tutarken bunun ismini ... olarak sandıkları için tutanağa bu şekilde yazdıkları kanaatine varıldığı, tanık olarak dinlenilen .... beyanlarında uyuşturucuyu 10-12 yaşlarında erkek çocuktan satın aldığını belirtmiş ise de; tutanak tanıklarının fiziki takibi sırasında ....'a uyuşturucuyu ...'ın sattığını açık şekilde görüp bunu beyan etmeleri ve ayrıca ....'ın polis memurlarınca yakalandığında ''uyuşturucuyu sarı saçlı, kırmızı tişörtlü, altında renkli benekli şalvar olan Gülbahar isimli bayandan aldığını'' beyan etmesi dikkate alınarak ....'ın sanıkları cezadan kurtarmaya yönelik gerçeğe aykırı beyanlarına itibar edilmediği, suça sürüklenen çocuk ...'ın beyanlarında kendisinin bu evde oturmadığını, .... isimli şahsa kendisinin uyuşturucu satmadığını beyan etmiş ise de, tutanak tanıklarının ...'ı ....'a uyuşturucu satarken gördüklerine ilişkin yeminli beyanları dikkate alınarak ...'ın savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.10.2018 tarihli ve 2018/5 Esas, 2018/181 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.