11. Hukuk Dairesi 2010/4784 E. , 2011/4246 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beşikdüzü Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2009 tarih ve 2007/138-2009/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2010/4784 E. , 2011/4246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beşikdüzü Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2009 tarih ve 2007/138-2009/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta sözleşmesi ile sigortalı davalıya ait aracın, yolcu taşımacılığı yaptığı sırada meydana gelen kaza nedeniyle ölen kişinin hak sahiplerine sigorta teminatının ödendiğini, ancak davalıya ait aracın yolcu taşımacılığı için gerekli yetki belgesinin bulunmadığını, bu nedenle poliçe genel şartları gereğince ödenen tazminattan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 57.500 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle il sınırları içinde yapılan taşımalar için yekti belgesi alma zorunluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait aracın yetki belgesi olmaksızın yolcu taşırken meydana gelen kaza sonucu ölenin hak sahiplerine davacı tarafından ödenen tazminattan davalının işleten olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücu en tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı tarafından, davalı belediyeye ait otobüsün 30.12.2006 tarihinde Yeşilköy Beldesi’nden Beşikdüzü İlçesine gitmekte iken kazaya uğraması sonucu ölen kişinin yakınlarına zorunlu koltuk feri kaza sigorta sözleşmesine göre yapılan tazminat ödemesinin aracın yolcu taşıma yetki belgesinin bulunmadığı iddia edilerek Poliçe Genel Şartlarına göre sigortalıdan tahsili talep edilmiş, davalı tarafından ise kaza tarihi itibariyle yolcu taşıma yetki belgesi alınma zorunluluğunun bulunmadığı savunulmuştur. Gerçekten de, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi Genel Şartlarının sigortalıya rücü hakkı başlıklı B.7.c maddesinde, taşımacının yetki belgesinde kayıtlı olmayan taşıtlarla yapılan veya yetki belgesi olmadan yapılan taşmalar sonucu meydana gelen kaza sonucu ödenen tazminatın sigortalıdan rücuen tazmin edileceği düzenlenmiş olup, uyuşmazlık, kaza tarihi itibariyle il sınırları içinde yapılan yolcu taşımacılığında yetki belgesi alınma zorunluluğu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davaya konu taşımanın Trabzon İli Beşikdüzü İlçesi ile bu ilçeye bağlı 9 km mesafedeki Yeşilköy Beldesi arasında, dolayısı ile il sınırları içinde yapıldığı hususları çekişmesizdir. 25.02.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 2/3. maddesinde “taşıma mesafesine bakılmasızın il sınırları içinde yapılan yolcu taşımaları, 100 kilometreye kadar olan şehirlerarası yolcu taşımaları ile belediye sınırları ile mücavir alanı içindeki taşımaların bu yönetmelik kapsamı dışında olduğu, bunlar için Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik yürürlüğe konuluncaya kadar il sınırları içinde yapılan yolcu taşımları ile 100 kilometreye kadar olan şehirlerarası yolcu taşımaları il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklerce, belediye sınırları ile mücavir alanı içindeki şehiriçi taşımalar il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle, ilgili belediyelerce bu yönetmeliğin taşımacılar için getirdiği sorumluluk ve yükümlülükler dikkate alınarak düzenleneceği belirtilmiştir. Buna göre, taşımanın güzergahı ve kazanın meydana geldiği tarih itibariyle Ulaştırma Bakanlığı tarafından bu konuda henüz yönetmelik çıkarılmadığından davalının aracı hakkında yolcu taşıma konusunda yetki verilmesine ilişkin uygulama Trabzon Valiliği tarafından belirlenecektir. Anılan valilik tarafından hazırlanan Karayolu Yolcu Taşıma Yönergesi ise 10.11.2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yani, kazanın meydana geldiği 30.12.2006 tarih ve güzergah itibariyle davalının aracı için yetki belgesi hususunda Karayolu Taşıma Yönetmeliği hükümleri uygulanamayacağı gibi, Trabzon Valiliği tarafından Taşıma Yönergesi de kaza tarihi itibariyle henüz hazırlanmış ve yürürlüğe girmiş değildir. Mahkemece, buna rağmen davalının yolcu taşıma yetki belgesinin bulunması gerektiği halde olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, bu belgenin kimden ve hangi usule göre alınmış olması gerektiği açıklanmadan karar verilmiştir. Oysa, mahkemece, kazanın meydana geldiği güzergahın, kaza tarihinin ve aracın nitelikleri bildirilmek suretiyle Trabzon Valiliğinden anılan tarih itibariyle il sınırları içinde yapılan yolcu taşımalarında yetki belgesi verilip verilmediği, veriliyor ise yasal dayanağı ile uygulamanın ne olduğu sorularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin harç ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.