T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1874 - 2026/65 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1874 KARAR NO : 2026/65 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/10/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/56…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1874 - 2026/65 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1874 KARAR NO : 2026/65 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/10/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/564E., 2025/943K. DAVA : Konkordato KARAR TARİHİ : 21/01/2026 YAZIM TARİHİ : 22/01/2026 Bir kısım alacaklılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Talep eden vekili özetle: Davacı firmanın kurulduğu 2017 yılından beri faaliyetlerini önemli ölçüde kar ederek sürdürdüğünü, projenin önceki bölümlerinde de yer aldığı üzere, yıllarca birçok kamu kurum ve kuruluşları dahil özel sektöre yüzlerce mal verilmiş ve tamamı sorunsuz teslim ettiğini, ülkemizi etkisi altına alan enflasyonist ortam ve durgunluk nedeniyle, girdi maliyetleri önemli oranda arttığını, mal tedariğinin hızlı bir şekilde sağlanması için finansa ihtiyacı duyulmuş ise de banka kredi temininde zorluk yaşanmaya başlandığını, aynı zamanda özellikle kısa vadeli banka kredi borçların yarattığı finans yükü ile ticari alacakların tahsilatlarındaki gecikmeler nedeniyle ödeme güçlüğü içerisine düşüldüğünü, enflasyonun etkisi ile zor duruma düşülmesi, tedarikçi firmaların alım şartlarını zorlaştırması ve ödeme vadelerini kısaltması nedeniyle, ürün tedariği çok daha maliyetli tutarlar ile yapılmaya başlandığını, teklifte sunulan düzenlemelerle alacaklılardan tenzilat talep etmeksizin, faizsiz vade teklifinde bulunulduğunu, Kanunun maksadının bu yöntemle öncelikli olarak alacaklıların alacağına kavuşmasını esas aldığı ve alacaklıların yararına öncelik veren bir kurum olduğu, talebimizin İİK 285 ve devamı maddelerinde belirtilen konkordato kapsamına ve kanun gerekçesine uygun olduğunu, ayrıca şirketin marka değeri ve iş yapma potansiyeli ile ülke ekonomisine de faydası olduğu, elindeki tecrübeli kadro ve yöneticilerin tecrübesi ile önemli projelere imza attığı hali hazırda bir çok sipariş ve önemli bir makine parkına sahip olduğu dikkate alındığında konkordato talebinin alacaklılar ile şirketin karşılıklı menfaatleri yanı sıra ülke ekonomisi ve kamu yararının da olduğunu, şahıs yönünden ortağı bulunduğu şirketin, ödeme güçlüğüne düşerek vadesi gelen ve gelecek olan borçları ödeyemeyecek duruma gelmesi ve bu nedenle şirketten kar payı ve alacağının alınamaması, davacı şahsın da finansal durumunu zora sokmuş olup, bu nedenle hem kefili olduğu şirketlerin yüksek tutardaki borçlarını ifa edemeyecek duruma geldiğini ve konkordato başvurusu zarureti doğduğunu, şirket tarafından; Konkordato teklifine dahil Adi Alacaklılara, tenzilatsız ve faizsiz konkordatonun tasdik tarihinden itibaren ve “24 Ay Vade İle Eşit Taksitler Halinde" ödeme teklifinde bulunduklarını, teklif rehinli alacaklılar için de geçerli olup, teklif kapsamında olmayan personel alacakları ve 6183 Sayılı kanun kapsamındaki kamu borçları ise 2024 yılı içerisinde ödeneceğini, davacı şahıs yönünden; alacaklıların tamamı gözetilerek yapılan dağılımla ve asıl borçluların hiç ödeme yapmayacağı varsayılarak borcun %13,68'lık oranını tasfiye edilebileceğinden, alacaklılardan % 86,32 oranında tenzilat ve konkordatonun tasdik kararından itibaren 24 aylık eşit taksitler halinde ödeme teklif edildiğini belirterek, öncelikle yararlarına geçici mühlet kararı verilmesini, akabinde de kesin mühlet kararı ve konkordatonun tasdiki kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Dava, 2004 sayılı İİK'un 7101 sayılı yasa ile değişik 285 vd. maddeleri uyarınca konkordato (geçici mühlet kararı verilmesi, akabinde kesin mühlet kararı verilmesi ve neticesinde konkordatonun tasdiki) talebi ile ilgilidir. Davacılar vekili mahkememize sunduğu 14/05/2024 tarihli dilekçe ile konkordato talebinde bulunmuştur. Dava dilekçesinin ekinde, İİK'un 286. maddesinde sayılan belgelerin eklendiği, konkordato talebiyle mahkemeye müracaat için şirket genel kurul kararı ile vekile (konkordato başvurusuna ilişkin) yetki veren vekaletnamenin bulunduğu görülmüştür. Yapılan inceleme neticesinde; davacılar yararına 15/05/2024 tarihinde İİK'un 287/1 maddesi gereği geçici mühlet kararı verilmiş, borçlunun malvarlığının muhafazası içinde tüm tedbirler alınmıştır. Davacılara verilen 3 aylık geçici mühlet süresi bitmeden mahkememizce kesin mühlet hakkında bir karar vermek için İİK'un 289/2 maddesi uyarınca duruşma açılmış, borçlular ve geçici konkordato komiserler kurulu duruşmaya çağırılmış beyanları alınmış ve 15/08/2024 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle kesin mühlet kararı verilmiştir. Davacı şirket tarafından; Konkordato teklifine dahil Adi Alacaklılara, tenzilatsız ve faizsiz konkordatonun tasdik tarihinden itibaren ve “24 Ay Vade İle Eşit Taksitler Halinde" ödeme teklifinde bulunduklarını, teklif rehinli alacaklılar için de geçerli olup, teklif kapsamında olmayan personel alacakları ve 6183 Sayılı kanun kapsamındaki kamu borçları ise 2024 yılı içerisinde ödeneceği, davacı şahıs yönünden; alacaklıların tamamı gözetilerek yapılan dağılımla ve asıl borçluların hiç ödeme yapmayacağı varsayılarak borcun %13,68'lık oranını tasfiye edilebileceği, alacaklılardan %86,32 oranında tenzilat ve konkordatonun tasdik kararından itibaren 24 aylık eşit taksitler halinde ödeme teklif edildiğini görülmüştür. Konkordato komiserleri kurulu tarafından kesin mühlet içerisinde alacaklılar toplantısı ve konkordato tasdikine ilişkin 10/10/2025 tarihli nihai rapor sunulmuştur. Konkordato komiserleri kurulu raporunda özetle; konkordatonun tasdiki şartlarını düzenleyen İİK madde 305 uyarınca; Konkordato kapsamında borçlu tarafından alacaklılara teklif edilen tutar alacağın tamamı olup, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktar alacak tutarlarının ... İnş. ve Malz. Tekn. A.Ş. için %49,5' olduğu, bu kapsamda konkordatoda teklif edilen tutarın iflas halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, konkordato projesinin İİK madde 302'de öngörülen çoğunlukla kabul edildiği, konkordatonun tasdikine karar verilecek ise alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan tutar üzerinden ... İnş. ve Malz. Tekn. A.Ş.: 84.936,39TL olduğu, konkordato tasdik harcının yatırılması gerektiği, bu tutarın 65.018,10TL'sinin yatırılmış olup, 19.918,29TL yatırılması gerektiği, rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri düzenleyen İİK madde 308/h uyarınca rehinli alacaklıların, firma ve şahıs ile anlaşma sağlanamadığı, ödeme teklifinin, ... İnşaat ve Malzemeleri Teknoloji Ticaret Anonim Şirketi'nin Adi Alacaklılar için borçların, tenzilatsız ve bir defaya mahsus olmak üzere % 30 faizli, tasdik tarihinden itibaren 24 ayda eşit taksitler ile ödenmesine karar verilebileceği bildirilmiştir. Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 302. Maddesinde, konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. Maddesinde düzenlenmiştir. .... Tasdik koşullarından bir diğeri de İcra ve İflas Kanunu'nun 206'ncı maddesinin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların tam olarak ödenmesidir. Konkordato komiserler kurulu raporuna göre şirketin konkordato mühleti içerisinde komiserin izni ile yapılmış borçlanması ve İİK'nin 206'ncı maddesi kapsamında kesinleşen borcunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak,davacılardan şirket yönünden alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluğun İİK'nun 302.maddesi gereğince sağlandığı, aynı şekilde tasdik için gerekli olan 305.maddesindeki koşulların da komiser raporuna göre sağlandığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davacı gerçek kişi yönünden ise 305.madde de sayılan koşulların ve çoğunluğun sağlanmaması nedeniyle davanın reddine..." karar verilmiştir. Alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/564 E. sayılı dosyasında verilen 15.10.2025 tarihli kararın hüküm fıkrası kendi içinde çeliştiğini; ilk derece mahkemesinin 4. hüküm fıkrası mucibince kesin mühlet kararı ile doğan İİK 294 vd maddelerin sonuçlarının kalkmış olduğu tespit edilmiş iken 5. fıkra ile çelişkili olarak tüm tedbir kararlarının kesinleşme tarihine kadar devamına karar verildiğini, bu durumun açıkça çelişki oluşturduğunu, Kararda yer alan 4. fıkra gereği kesin mühlet ile doğan sonuçlar kalkmış ise 5. madde gereği tedbirlerin devamının söz konusu olamayacağını, Diğer bir hukuka aykırılık barındıran ve aynı zamanda çelişki oluşturan hususun ise; 15.10.2025 tarihli kararda; "Rehinli alacaklılar yönünden açılan konkordato tasdik talebinin REDDİNE" "Davacı ...'ın konkordato projesinin tasdik talebinin REDDİNE" karar verilmiş iken 5. hüküm fıkrasında; "Mahkememizce verilen tüm tedbir kararlarının tasdik kararının kesinleşme tarihine kadar DEVAMINA, tedbir kararlarının tasdik kararının kesinleşme tarihi itibariyle KALDIRILMASINA" karar verildiğini, zira konkordato talebi reddedilen bir borçlu için tedbirlerin devam edecek olmasının hukuk mantığına aykırı olup, konkordato pratiğinde görülmemiş bir uygulama olduğunu, İlk derece mahkemesince; bir yandan tasdik kararı kesinleşinceye kadar tedbirlerin devamına karar verilmiş olup diğer yandan komiserler kurulunun görevine son verildiğine hükmedilmesinin de çelişki barındırdığını, Projede yer alan %30 faiz ile 24 eşit taksitle ödeme teklifinin, tasdik tarihinde uygulanan yıllık avans faizinden oldukça düşük olduğunu, davacının bu yolu ucuz kredi temini aracı olarak kullandığını beyan ederek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflarınca 15 günlük alacak bildirimi yasal süresi içerisinde alacak bildiriminde bulunduklarını, alacakları hususunda niza yaratıldığına dair taraflarına bir tebligat/bildirim yapılmadığını, buna istinaden 24.07.2025 tarihinde oylama toplantısına katılarak red oyu kullandıklarını, tasdik duruşmasında konkordatonun tasdikine karar verildiğini, tasdik olunan alacaklarda bankalarına hiçbir şekilde yer verilmediğini dosyayı haricen incelediklerinde anladıklarını, hukuka, usule, yasaya tamamen aykırı olarak verilen ve müvekkili banka alacağını tamamen bertaraf eden bu kararın kaldırılması gerektiğini, Davanın başından sonuna kadar olan süreçte bulunmalarına rağmen konkordato nihai raporunda red veya kabul olarak isimlerinin hiçbir şekilde geçmemesinin anlaşılır ve kabul edilebilir olmadığını, komiserler tarafından bankalarının sehven atlandığını düşündüklerini, Konkordato projesinin açıkça alacaklıların zararına olup; faizsiz ve uzun vadelerle planlanan konkordato projesi kabul edilemez nitelikte olduğunu, tedbirlerin kesinleşme beklenmeksizin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini bildirerek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Anonim Ortaklığı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı şirket yönünden konkordato tasdik koşullarının oluşmadığını, müvekkili banka ve diğer alacaklıların alacağı eksik gösterildiğinden dolayı sanki yapılan alacaklılar toplantısında alacaklıların çoğunun davacı şirketin konkordato tasdikini talep ettikleri gibi bir sonuç elde edildiğini, konkordato projesinde gösterilen alacak rakamlarının açıkça hatalı olduğunu, Son celsede daha önceden projede yer almamasına rağmen adi alacaklılar hakkında daha farklı bir hüküm tesis edildiğini, oysaki bu durumun daha önce oylamaya sunulmadığını, bu şekilde düşük faizli bir projenin, borca batık olmayan şirket için açıkça alacakların aleyhine olup tenzilat konkordatosu niteliğinde olduğunu, Yargılama sırasında dosya içerisine alınan raporlara itiraz ettiklerini, dosyada konkordato projesinin tasdiki koşulları oluşmamasına rağmen tasdik kararının verilmiş olduğunu, ayrıca gerekçeli kararın incelenmesinden ... yönünden ilk derece mahkemesi tarafından konulan tedbirlerin ne zaman kalkacağının açıkça yer almadığını, Davacı şirketin konkordato başvurusunda iyiniyetli ve samimi olduğunun tespiti gerektiğini, Davacı şirketin projesinin açıkça tenzilat konkordatosu yaptığını ve borca batık olmayan şirketin bu şekilde borcunu 24 ay gibi bir süreye yaymasının tipik bir ucuz kredi temini yöntemi olduğunu gösterdiğini bildirerek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bu şekilde düşük faizli bir projenin, borca batık olmayan şirket için açıkça alacaklıların aleyhine olup tenzilat konkordatosu niteliğinde olduğunu, konkordato tasdik şartlarının davacı şirket yönünden oluşmadığını, Konkordato talep eden; adi alacaklarını revize proje ile, bir defaya mahsus %30 faiz ile 24 ay eşit taksitle ödeyeceğini belirtmişse de, komiserler kurulu tarafından borca batık olmadığı tespit olunan şirketin belirlemiş olduğu faizin avans faizinin dahi altında olduğunu, Müvekkili bankanın rehinli alacaklı sıfatına haiz olduğunu, alacaklarının bir kısmının adi alacak olarak nitelendirilmesini de kabul etmediklerini, bu hususa ilişkin itirazlarını sunduklarını, ancak ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını bildirerek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, 2004 sayılı İİK'un 7101 sayılı yasa ile değişik 285 vd. maddeleri uyarınca geçici mühlet, akabinde kesin mühlet ve neticesinde konkordatonun tasdikine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; alacaklılar ... Bankası Anonim Şirketi, ... Anonim Ortaklığı, ... Anonim Şirketi ve ... Bankası Anonim Şirketi vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi, ... Anonim Ortaklığı, ... Anonim Şirketi ve ... Bankası Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin alacaklılar ... Bankası Anonim Şirketi, ... Anonim Ortaklığı, ... Anonim Şirketi ve ... Bankası Anonim Şirketi'nden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22/01/2026 Başkan Üye Üye Katip