11. Hukuk Dairesi 2012/16080 E. , 2013/13370 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2011 tarih ve 2011/48-2011/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2012/16080 E. , 2013/13370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2011 tarih ve 2011/48-2011/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin POWER OUTLET+ŞEKİL ibaresini 18, 24, 25, 35, 38 ve 41. sınıflarda tescili için davalı nezdinde başvuruda bulunduğunu, başvurularının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından Power ibareli markalar gerekçe gösterilerek 556 Sayılı KHK'nın 7/1-b madesi uyraınca 25. ve 35.03,07 sınıflar yönünden reddedildiğini, karara yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvuru konusu işareti ile redde mesnet alınan markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 7/b maddesi kapsamına girebilecek bir benzerlik bulunmadığını, kaldı ki başvurunun müvekkilinin tanınmış önceki markaların serisi niteliğinde olduğunu ve müvekkilinin kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların POWER esas ve ayırt edici unsurlu olduklarını, kapsamlarındaki ürünlerin aynı tür olduğunu, görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü itibarı ile bıraktığı izlenim itibarı ile ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduklarını, bunun ilk bakışta ve açık olarak görüldüğünü, 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesi uyarınca kullanımla ayırt edicilik kazanan markaların, 7/b maddesinde yazılı mutlak mutlak ret nedeninden etkilenmeksizin tescilinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.