7. Hukuk Dairesi 2010/2476 E. , 2011/1776 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 3 parsel sayılı 420,65 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 3/5 payı satın almaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... adına, 2/5 payı ise satın almaya ve kazandırıcı …
**7. Hukuk Dairesi 2010/2476 E. , 2011/1776 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 3 parsel sayılı 420,65 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 3/5 payı satın almaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... adına, 2/5 payı ise satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın tamamının adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacıya bağışlandığının kanıtlanamadığı, bağışlama ve satın alma işlemlerinin hukuken geçerli olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, taraflar yargılama sırasında bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Dava ve temyize konu taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davacı ile davalı taraf adına paylı olarak tespit edilmiştir. Somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, bir yerel bilirkişi dinlenilmiş tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde taşınmaz başında tutanak bilirkişileri dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.