T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:24/01/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:06/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:24/01/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ticari hayatı hiç bilmeyen doğru dürüst evinden çıkmayan içine kapanık biri olduğunu, hiçbir ticari faaliyette bulunmadan gayrimenkul gelirleriyle hayatını idame ettirdiğini, babasının vefatını müteakip ticari hayatta daha aktif olan kardeşine tüm malların idaresi için vekaletname verdiğini, tüm malları idare eden kardeşi ...'ün müvekkilinin tüm maddi ihtiyaçlarını karşıladığını, geriye kalan paraları da bankada muhafaza ettiği izlenimini vermek için banka cüzdanlarında oynama yaparak müvekkili olan abisini aldattığını, oysa bu dönemlerde ortak mal varlığını peyder pey satarak paraları siyasete ve sonradan kapıldığı, paraları at yarışı-ganyana harcadığını, abisinin gözünü tahrif edilmiş banka cüzdanları ile lüks arabalarla boyadığını, satacak mal kalmayınca borçlanmaya başladığını, tefecilerden borç alarak borcu borçla kapattığını, son olarak oturdukları binayı satmak istediğini, satamayınca hacizler gelmeye başladığını, müvekkilinin kardeşinin tüm mal varlıklarını tükettiğini bu aşamada öğrendiğini, bindiği araçların dahi kredi borçları olduğunu öğrendiğini, kendisinin bankada borca kefil olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin kardeşine verdiği vekaletini azlettiğini, davacı ile müvekkilinin arasında ticari ilişki ve borcu olmamasına rağmen kardeşi ... ve kardeşinin arkadaşı davalı şirketin sahibi ...'nun müvekkilinin kardeşine verdiği vekaleti kullanarak sonradan vekaleti kapsar biçimde geçmiş tarihte düzenlenmiş gibi 100.000,00 TL, ve 150.000,00 TL bedelli iki adet düzmece senet düzenleyerek müvekkilini davalı şirkete borçlu gibi göstererek borçlandırdığını, işbu sahte senetlere istinaden Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.... sayılı dosyası ile ihtiyati haciz takip başlatılıp hacze gelindiğini, müvekkilini mağdur edecek şekilde arabası ve dükkanındaki tüm malları haczedip muhafaza altına alındığını, diğer senede ilişkin olarak yine Antalya 15.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirket ve ... ile birlikte borçlu oldukları yaklaşık 90.000,000 TL'lik Antalya 9.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya borcunu 110.996,00 TL, Antalya 16.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya borcunu müvekkili davacıya ödetmeyi planladıklarını, kardeşinin hapse girmekten korktuğu için borç para vermesi için müvekkiline yalvardığını vermeyince bu yola başvurduğunu, müvekkilinin ne kardeşi ...'le ne de davalı şirketle ne de ... ile hiç bir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkilinin hayatı boyunca hiç kimseye borçlanmadığını, senet imzalamadığını, hiç kimseye kefil olmadığını, kardeşi davalı ...'ün müvekkilinin vekaletini kötüye kullandığını, müvekkilinin banka hesaplarını boşalttıktan sonra satacak bir şey kalmayınca abisi müvekkili adına kredi çekmeye başladığını, kredi için teminat veremeyince de abisinin imzasını taklit ederek sahte senetler düzenlemeye başladığını, abisinin imzasını kullanarak şimdilik yeni öğrendiği ... Bankası Yeni Hal Şubesi'nden iki ayrı kredi çektiğini, ... adlı kişiye abisinin imzasını taklit ederek borç karşılığı senet verdiğini, bu konuda Antalya 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ... esas numaralı menfi tepit davası açıldığını, hatta ...'ün ...'nun çektiği kredi için Antalya ... ... Mah. ... parselde bulunan kendi dairesini ipotek verdiğini, ipotek nedeniyle satamadığı ve üzerinde görünen tek gayrimenkulün de bu olduğunu, diğer yandan abisinin lüks aracını sattığında da parasının 80.000,000 TL'sini de bu arkadaşına verdiğini, ...'nun da ... sıkıştığında çek verdiğini, verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, bu çeklerden birinin Antalya 9.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile diğerinin Antalya 16.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, her iki çekin de ...'e davalı şirket sahibi ... tarafından verildiğini ve şüpheli ...'nun senet alacaklısı görünen şirketin de cirosu bulunduğunu, bu dosyalardan Antalya 9.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında ...'ün borcun 85.000,00 TL'lik kısmı için ödeme taahhüdünde bulunduğunu taahhüt yerine getirilmediği için dava açıldığını, ...'ün ödeme gücü kalmadığının öğrenilmesi üzerine ... ve davalı şirketin mallarının haczedildiğini, tek çareyi sahte senet düzenleyerek müvekkilini borçlandırmada bulduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin mağdur olmaması için teminatsız olarak takiplerin durdurulmasını, dosyaya giren para varsa alacaklıya ödenmesinin durdurulmasını, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takiplerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, önceleri müvekkili şirket yetkilisi ... ile ... ve ailesi ile yakın ilişki içinde olduklarını, aileye güvendiğini, şimdi ise her iki kardeşin birlikte hareket ederek müvekkilini zarara uğrattığını, ... ve ağabeyine bu paraları verdiğini, senetlerin matbu şekilde basılmış senetler olup bu senetler üzerindeki kefil ve borçlu yerlerinde yer alan isimlerin yazıldığını, kardeşine bu denli geniş yetkileri gözü kapalı vermesinin cezasını müvekkiline yüklemek istediğini, ... Mahallesi'nin neredeyse tamamının, babalarından miras yoluyla intikal ederek, bu iki kardeşe ait olduğunu, lüks yaşadıklarını, hiç kimsenin ...'ın düştüğü durumu görmediğini, icra takibine konu senetlere ilişkin olarak elden takipte de satışa sunulan davacının da belirttiği 2 trilyon TL değerindeki binanın ...'e ait iken bu defa satış yoluyla ...'e devrettiğini, alacaklılardan mal kaçırmak istendiğini, bu hususta Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını, davanın halen devam ettiğini, ... sayesinde uğramış olduğu tek zararın takibe konu senetler olmadığını, dava dışı ... aleyhine müvekili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, dava açıldığını, halen Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile menfi tespit davasının devam ettiğini, müvekkili şirkete ait olan çek koçanında boş çek yaprağının dava dışı ... tarafından müvekkili şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek 105.000,00 TL bedel ile doldurulduğunu, çek yaprağının ciro edilerek ...'a verildiğini, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yakalama kararı çıkarıldığını, "suç duyurusundan vazgeçin parayı dosyaya yatırdık, davadan vazgeçeceğiz" diyerek pazarlık yapmaya çalıştıklarını, dolandırılanın müvekkili şirket olduğunu, 250.000,00 TL tutarındaki bedelin davacı ile kardeşinin arasının samimi olduğu dönemlerde alındığını, müvekkilinin bu senetleri vekili azlettikten sonra aldığını söylese de müvekkil şirketin 2011 Şubat, Mart, Nisan, Mayıs dönemlerine ilişkin 3 bankanın hesap hareketlerini gösterir belgeleri dosyaya sunduğunu, hesaplarından şirket yetkilisi tarafından çekilerek davacı ve dava dışı kardeşine vermiş olduğu paranın peşinde olduğunu, müvekkilinin kimseyi dolandırmadığını, düzmece senet almadığını, takibe konu edilmiş olan senedin vekaleten ibaresi taşıyarak imzalanmış olan bir senet olduğunu, bu senedin imzalanmasına yetki tanıyan vekaletnamede davacının dediği gibi bilmeden ticaret yapmadan herhangi bir alışverişe konu edilmeden verilecek bir vekalet olmadığını, senedin vekilin azledilmesinden sonra düzenlendiğine ilişkin bir delil ve emare mevcut olmadığını neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... davacının davaya konu 10.04.2011 ve 20.05.2011 düzenleme tarihli iki bononun, noter kanalıyla düzenlenen 14.11.2008 tarihli azilnameden sonra düzenlendikleri halde bonolara azil tarihinden öncesine ait düzenleme tarihi atıldığı (vekaletnamenin geçerli olduğu süreyi kapsar şekilde), davalı şirket yetkilisinin de vekil ...'ün vekalet yetkisini kötüyü kullanmasına iştirak ettiği iddiasına yönelik olarak, adı geçen bu kişiler hakkında ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucu CMK 223/2-e maddesi uyarıca beraat kararı verildiği, TBK 74/1maddesi uyarınca ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı Mahkememiz bağlı değilse de; davacının bu iddiasının HMK 201.maddesi uyarınca kesin delil ile ispat edilmesi gerektiği, HMK 226/1-cmaddesi uyarınca davacının ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak bu iddia yönünden davalılara yemin teklif edemeyeceği, kaldı ki dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda bonoların davalı şirketin ticari defterlerinde yer almadığı belirlenmiş ise de kambiyo senedinin sebepten mücerret niteliği gereği yerleşik Yargı içtihatlarına göre ticari defterlere kaydının zorunlu olmaması nedeniyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce İİK 72/3 maddesi uyarınca verilen tedbir kararı infaz gördüğünden davalı yararına verilecek tazminat hükmünün belirlenmesinde bilirkişi ... tarafından düzenlenen ek rapora itibar edilmiş, yine takip tarihinin 02.07.2012 tarihinden önce olduğu dikkate alınarak tazminat miktarı %40 oranında belirlenmek suretiyle davanın reddi"şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Vekaletnamede kambiyo senedi düzenlenmesi hususunda özel yetki bulunmadığını, vekaletnamenin kapsamı dışında kullanıldığını, vekil ile üçüncü kişinin kötü niyetli olarak ... birliği içerisinde vekâlet görevini kötüye kullandığını, dolayısıyla dürüstlük kuralı sonucu borçlu olmadığını, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bu dosya için güçlü delil olduğunu, söz konusu dosyada ... ile ...‘ün muvaazalı bono düzenleyip icraya koyduğunun kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, çelişkili davranış yasağının ihlal edildiğini, davalının, ...‘nun oğlunun kirvesinin dava dışı ... olduğunu belirttiğini, bu nedenle para verip senedi de aldığını beyan ettiğini, diğer taraftan da ...‘ün borca batık, güveni kötüye kullanan, çekleri çalan, güvenilmez bir kişi olduğunu beyan ettiğini, delillerinin çoğunun toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, çek düzenleme konusunda yetki verilmesinin bonoyu kapsamadığını, buna ilişkin Hukuk Genel Kurulu kararı bulunduğunu, davalının para verdim demesine rağmen şirket defterlerinde herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığını, banka kayıtlarında da herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığını, ...‘in içtiği çayın parasını dahi ödemeyen bir insan olduğunu, borç para verecek durumunun olmadığını, ...’ın yanında gezen emekli bir polis memuru olduğunu, vekil ...'ün vekaletten azledildikten sonra senedin düzenlendiğini, davalı tarafın emniyete, savcılıkta, dosyadaki dilekçelerde verdiği ifadelerin çeliştiğini, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini, delillerin toplanmasını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının, kardeşi ...'e verdiği Antalya 6. Noterliğinin 14.11.2008 tarihli ... nolu vekaletnamesinde ...'e geniş yetkiler verilmiş olmasına, davacının dava dilekçesinde de tüm işleri kardeşi ...'ün yürüttüğünü ikrar etmiş olmasına, vekaletnamede vekile çek, senet düzenleme konusunda yetki verilmiş olmasına, senetlerin tanzim tarihinin 10.04.2011 ve 20.05.2011 tarihli olmasına, azilnamenin 15.09.2011 tarihli olmasına, davacının dava konusu senetlerin, vekilin azlinden sonra düzenlendiğini yasal deliller ile ispatlayamamış olmasına, senetlerin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmasının tek başına davalı aleyhine sonuç doğurmayacak olmasına, davacının, davalı şirket ile dava dışı vekil ...'ün birlikte hareket ederek borçlunun zararına işlem yaptığının ispatlanamamış olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...